Klasikleri Niçin Okumalıyız

Klasikler üzerine araştırma yapmak için internette gezinmeye başladığımda elbette beni karşılayanlardan biri Italo Calvino oldu. Italo Calvino, “Klasikleri Niçin Okumalı?” adını verdiği kitabında kendi klasik listesini inceleyerek çıktığı yolda, onlara dair incelemelerini, fikirlerini paylaşıyor ve haliyle benim sorumu bütünüyle cevaplıyordu. Calvino, sadece hikaye değil, aynı zamanda bir deneme yazarı; dünya edebiyat tarihine sadece bir yazar olarak değil, edebiyat üzerine düşünceleriyle de damga vurmuş bir kelime cambazı. Bu kitapta da hayatının farklı döneminde etkisine düştüğü yazar, şair ve bilim insanları ile kült kitaplardan derlemelerle bir inceleme sunuyor.

Klasikleri Niçin Okumalıyız

Klasikler üzerine araştırma yapmak için internette gezinmeye başladığımda elbette beni karşılayanlardan biri Italo Calvino oldu. Italo Calvino, “Klasikleri Niçin Okumalı?” adını verdiği kitabında kendi klasik listesini inceleyerek çıktığı yolda, onlara dair incelemelerini, fikirlerini paylaşıyor ve haliyle benim sorumu bütünüyle cevaplıyordu. Calvino, sadece hikaye değil, aynı zamanda bir deneme yazarı; dünya edebiyat tarihine sadece bir yazar olarak değil, edebiyat üzerine düşünceleriyle de damga vurmuş bir kelime cambazı. Bu kitapta da hayatının farklı döneminde etkisine düştüğü yazar, şair ve bilim insanları ile kült kitaplardan derlemelerle bir inceleme sunuyor.

Hangi Yazarı Neden Seviyoruz

Siz bir yazarı edebi yönden hangi özelliğine tutulup okuyorsunuz bilmiyorum, ama Calvino’nun hayatına eşlik etmiş pek çok yazar var ve her birini sevmek için ayrı sebebi. “Klasikleri Niçin Okumalı?” eserinin arka kapağında da bu duruma özellikle değinmiş:

“Öncelikle Stendhal’i severim, çünkü yalnızca onda bireysel ahlaki gerilim, tarihsel gerilim, yaşam atılımı bir bütün oluşturur: Romanın çizgisel gerilimidir bu. Puşkin’i severim, çünkü berraklık, ironi ve ciddilik demektir. Hemingway’i severim, çünkü yalınlık, abartısızlık, mutluluk arzusu, hüzün demektir. Stevenson’u severim, çünkü sanki uçar. Çehov’u seve-rim, çünkü gittiğinden daha öteye gitmez. Conrad’ı severim, çünkü derin sularda seyreder ve batmaz. Tolstoy’u severim, çünkü kimi zaman “hah, şimdi anlıyorum nasıl yaptığını” duygusuna kapılırım, oysa bir şey anladığım yoktur. Manzoni’yi severim, çünkü düne kadar nefret ediyordum. /.../ Gogol’u severim, çünkü açıkça, kötülükle ve ölçüyle çarpıtır. Dostoyevski’yi severim, çünkü tutarlılıkla, öfkeyle ve ölçüsüzce çarpıtır. Balzac’ı severim, çünkü kâhindir. Kafka’yı severim, çünkü gerçekçidir. Maupassant’ı severim, çünkü yüzeyseldir. Mansfield’i severim, çünkü zekidir. Fitzgerald’ı severim, çünkü halinden memnun değildir. Radiguet’yi severim, çünkü gençlik geri gelmez bir daha. Svevo’yu severim, çünkü yaşlanmak da gerekir...”

Klasik Nedir

Aslında klasikleri niçin okuyacağımız sorusunun peşine düşmeden önce belki de bunu öğrenmeli: Klasik nedir? Haliyle buradan yola çıkarak da okuyunca kazanacaklarımız yüklenecek bünyemize. Bu soruyu da Calvino’nun, “Klasikleri Niçin Okumalı?” eserinden alıntılarla cevaplamalı o halde…

- Bir klasik, söyleyecekleri asla tükenmeyen bir kitaptır.

- Klasikler, haklarında asla "okuyorum" sözünü değil, genellikle "yeniden okuyorum" sözünü işittiğimiz kitaplardır.

- Okumuş ve sevmiş olanlar için zenginlik anlamına gelen; ama zevkine varabileceği daha iyi koşullarda ilk kez okuma şansını bulanlar için de o denli zenginlik demek olan kitaplara klasik denir

- Klasikler, gerek unutulmazlıklarıyla varlıklarını duyurduklarında, gerek kolektif ya da bireysel bilinçdışı kılığına bürünüp belleğin katmanları arasında gizlendiklerinde, özel bir etki gösteren kitaplardır.

- Bir klasiği her yeniden okuma, ilk okuma gibi bir keşif okumasıdır.

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2019, 19:06
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner7