Aşılamanın hızlanması küresel ekonomi için de hayati önem taşıyor

Aşılar, salgını durdurmak için en önemli umut kaynağı. Aynı zamanda küresel ekonomik krizi de aşılama durduracak. Peki küresel ekonominin toparlanması ne zaman gerçekleşebilir?

Aşılamanın hızlanması küresel ekonomi için de hayati önem taşıyor

Aşılar sadece COVID-19'un değil, salgının tetiklediği küresel ekonomik krizin de yavaşlamasını sağlayacak. Ancak aşılama dünyada aynı oranda devam etmiyor. Son verilere göre dünyanın yaklaşık yüzde 7'si aşılandı. Asya'da bu oran henüz yüzde 3,5 iken, Avrupa'da aşılama oranı yüzde 17'yi geçti. Afrika kıtasının ise yüzde 1'i bile henüz aşılanmadı.

Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Nurullah Gür, aşılamanın küresel ekonomiye etkilerini TRT Haber'e anlattı.

Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr Nurullah Gür

[Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr Nurullah Gür]

"Orta ve düşük gelirli ülkelere de aşılamanın yayılması gerekiyor"

İsrail, İngiltere, Şili... Son verilere göre en çok aşılama gerçekleştiren 3 ülke... Aşılama hızındaki en büyük engel, aşı üretim hızı ve tedariki...

"Aşılamada farklı performanslar sergileyen ülkeler var. Örneğin İsrail nüfusunun büyük çoğunluğunu aşılamayı başardı ki şu anda bu alanda bir numara. Tabii İsrail'in ilgili aşı firmasıyla yaptığı özel bir anlaşma vardı. Adeta kendini bir laboratuvar olarak kullandırdı İsrail. Küçük de bir ülke olmasının avantajını kullanarak bu seviyelere geldi. İngiltere'ye baktığımızda oranın yüzde 50'ye geldiğini, Amerika Birleşik Devletleri 'nde de Joe Biden'la birlikte, bu oranın yine yüzde 40'ye yakınsadığını görüyoruz. Avrupa Birliği ülkeleri aslında hızlı başlamışlardı. Ama daha sonra aşının arzında yaşanan sıkıntılar, bazı aşıların yan etkilerinin görünmesi gibi o aşıları geçici süre rafa kaldırmalarından dolayı özellikle mart ayının ortasından sonra bir yavaşlama yaşadılar ama son haftalarda onlar da bir ivme kazandı diyebiliriz."

Grafik: TRT Haber / Şeyma Özkaynak

[Grafik: TRT Haber / Şeyma Özkaynak]

Aşı tüm dünyada vaka sayılarında ciddi bir azalma sağlasa da ekonomik etkileri verilere henüz yansımadı.

"Aşılamanın belli bir hızla ilerleyip, sadece belli ülkelerde de değil, dünyanın geneline yayılması, sadece zengin ülkelerde değil, orta ve düşük gelirli ülkelere de yayılması çok önemli. Çünkü aslında küreselleşmede son yıllarda bir gerileme var ancak hala üretim anlamında ticaret anlamında birbiriyle çok bağımlı. Dünyanın bir noktasında eğer aşılanma yeterli seviyede gitmiyorsa ve o ülke dünya için önemli bir ara malı üretiyorsa, salgından dolayı bu üretimde bir sıkıntı yaşanıyorsa, bu ister istemez bütün ülkeleri etkiliyor. Yapılan bilimsel çalışmalar da aşılamanın genele yayılması ve hızlanmasının, küresel ekonomide işlerin yeniden normale dönmesi için hayati önem taşıdığını bizlere gösteriyor."

"Türkiye'nin performansı iyi"

İsrail yaklaşık 9 milyon, İngiltere 68 milyon, Şili ise 19 milyon nüfusa sahip. Türkiye'de hem sayısal olarak, hem de nüfusuna oranla en çok aşı yapan ülkeler arasında.

"Gelişmekte olan ülkelere baktığımızda, Şili ön plana çıkıyor Latin Amerika ülkeleri arasında. Ama onun da yine yaklaşık 20 milyonluk nüfusunun görece düşük olması bu başarıyı sağladı. Türkiye'de şu anda aşılama oranı yüzde 14,5'lar civarında. Bizim büyüklüğümüzde bir ülkeyi düşünecek olursak, nüfusu 80 milyonun üzerinde olduğu ve gelişmekte olan bir ülkeden bahsedecek olursak, Türkiye'nin gösterdiği performansın iyi olduğunu söyleyebilirim. Aslında son birkaç hafta öncesine kadar, Almanya ve Fransa'dan dahi daha hızlıydık. Ama son yaptıkları ataklarla önümüzde geçtiler. Orada da yaklaşık yüzde 15'lik bir aşılama var."

Aşılamadaki performans bölgeye, gelir düzeyine göre değişim gösteriyor. Aşının sizin ülkenizde üretilip üretilmediği gibi faktörler de, aşılanma hızını etkiliyor. Nurullah Gür, ABD ve İngiltere'nin bu avantajı kullandığı görüşünde:

"Örneğin İngiltere'de ABD'de aşılamanın bu kadar hızlı seyretmesinde, hiç kuşkusuz aşıyı kendi sınırları içerisinde üretebiliyor olmaları etkili. AstraZeneca ve Oxford'un aşısı İngiltere'de, Pfizer Biyontech ve Moderna'nın aşıları ABD sınırları içerisinde üretildiği için, aşı temini konusunda biraz daha rahatlar ama AB ülkeleri dahi aşı temini konusunda bazı sıkıntılar yaşadılar. Şu anda bu sıkıntıları aşmaya çalışıyorlar."

Grafik: TRT Haber / Şeyma Özkaynak

[Grafik: TRT Haber / Şeyma Özkaynak]

"Aşı milliyetçiliği ekonomik toparlanma sürecine zarar veriyor"

"Gelişmiş ülkelerin, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler de bu gruba dahil, sonbahar gelmeden önce nüfusunun önemli bir bölümünü aşılamasını bekliyoruz. Bu otomatik olarak ekonomik aktivitenin canlanmasında etkili olacaktır. Ama yine de dünyanın birçok ülkesinde koronavirüs salgını öncesi gayrisafi yurt dışı hasıla rakamlarına dönüş, 2021 yılında gerçekleşmeyecek. 2019'daki milli gelir rakamlarına birçok ülke 2021'de dahi erişemeyebilir. O gerileme belli bir süre devam edecek. Belki 2021, 2020'ye kıyasla daha iyi olacak, hem aşılanmadan dolayı hem de insanların bu salgınla ilgili alışmış olmasından kaynaklı olarak. Buna rağmen virüs öncesi ekonomik büyüklük rakamlarına ulaşmak için belli bir süre daha geçmesi gerekecek. Bunun için belki 2022 - 2023 yılını beklememiz gerekecek. Tek başına birkaç ülkede Amerika'nın, İngiltere'nin veya İsrail'in aşı işini bitirmesi de aslında küresel ekonominin eski canlı günlerine dönmesinde yeterli olmayacak. Çünkü küresel ticaret, küresel ekonomi artık birbiriyle çok bağımlı. Bütün bu küresel sistem için önem arz eden ülkelerin aşılanmada belli bir mesafe katetmesi gerekiyor. Ne yazık ki aşı milliyetçiliği gibi sorunlar bu sürece zarar veriyor."

Ekonomide 3'üncü dalga mümkün mü?

Dünya genelinde COVID-19 salgınında vaka sayısı 142 milyon 733 bini, hayatını kaybedenlerin sayısı 3 milyon 44 bini, iyileşenlerin sayısı ise 121 milyonu geçti. Dünya COVID-19'un 3'ncü dalgasıyla mücadelesini sürdürüyor. Nurullah Gür, aynı tehlikenin ekonomi için de geçerli olabileceğini söylüyor:

"Son bir yıllık döneme baktığımızda dönem dönem ekonominin hızlı toparlandığını gördük biz. Yani ilk toparlanma gerçekleşti mayıs ayında. Sonra haziran, temmuz, ağustos verilerini belki de Türkiye'de ve tüm dünyada oldukça canlı seyrettiğini gördük. Ama ikinci dalgadan sonra bir ivme kaybedildi. Bu da bir gerçek. Şimdi bu 3'üncü dalga yaşanmaya devam ederse bu kısıtlama tedbirleri daha uzun süre devam ederse, bu özellikle hizmetler sektöründe faaliyet yapan şirketleri negatif etkileyecektir. Maalesef bu kaçınılmaz. İmalat sanayinin toparlanması biraz daha beklenenden hızlı oldu. Ama hizmet sektörü kısıtlamalardan dolayı, yavaş bir toparlanma patikası içerisinde ilerliyor. Tabii ki kısıtlama tedbirlerini almak zaruri, ekonominin uzun vadeli geleceği için de bu bir zorunluluk ama esas anlamda başarılı olmak istiyorsak, halk sağlığını ve ekonomiyi daha iyi bir şekilde korumak istiyorsak, dünyanın aşılama noktasında biraz daha hızlı hareket etmesi gerekiyor. Ama tabii bu süreç de çok dinamik. Bunu da kabul etmek lazım."

"2021'de ülkelerin büyüme rakamları pozitif olacak"

Ülkeler 2020 yılının ikinci çeyreğinde virüsün ekonomiye sert etkisiyle yüzleşti. Alınan tedbirlere rağmen hiçbir ülke salgına direnemedi. ABD ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 9,1 küçüldü. Avrupa’nın en büyük ekonomileri de rekor düzeyde daralmalarla sarsıldı. Türkiye ise yılın ilk çeyreğini büyümeyle tamamlayan ender ülkelerden oldu ancak ikinci çeyrekte olumsuz etkileri yaşadı. Ekonomi yüzde 9,9 daraldı. 2020 yılında Çin, büyüyen tek G20 ülkesi oldu. Peki ülkeler 2020 yılındaki sıkıntıları yeniden yaşayabilir mi? Nurullah Gür, tüm dünyada toparlanmanın ne zaman olabileceğine dair öngörülerini paylaştı:

"Çin bu salgını ilk yaşayan ülke olmasına rağmen, toparlanması biraz daha hızlı oldu. Buna dair bazı tartışmalar var. Virüsün yayılımını engellemeyi, nasıl bu kadar hızlı başardılar gibi... Ama şu bir gerçek halk sağlığını koruma ve bunun ekonomi üzerindeki olumlu etkilerini Çin görüyor. Çin'le birlikte 2020'de pozitif büyüyen bir başka ülke Türkiye oldu G20 ülkeleri arasında. Tabii şu anda Joe Biden'ın gelmesi sonrasında ortaya konan mali destekler sayesinde ABD'nin 2021'de çok hızlı büyüyeceğini, belki yüzde 6'yı aşacağına dair bir beklenti var. 2021'de ülkelerin büyüme rakamları pozitif olacak. Geçen seneki gibi negatif büyüme rakamları görmeyeceğiz. ABD, Çin, Türkiye gibi bazı ülkelerin pozitif ayrıştığını, AB gibi veya salgınla ilgili sorun yaşayan Brezilya gibi bazı gelişmekte olan ülkelerdeki büyümenin ise biraz daha yavaş kalacağını bekliyoruz. 2021, küresel ekonomi için 2020'den daha iyi olacak, ama bütün sektörler için konuşacak olursak, tam toparlanmanın 2022-2023'e doğru gerçekleşebileceğini düşünüyorum."

banner107
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner103