Enflasyonu artırmayan ek vergi gündeme gelebilir

Bütçe açığı nedeniyle ek kaynak arayışında olan Maliye'nin Merkez Bankası'nın savaş açtığı enflasyonu artıracak KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerde bir artış öngörmediği ifade ediliyor. Maliye kulislerine göre Kurumlar vergisi ve gelir vergisi artışı da düşünülmüyor. Maliye'nin ek kaynağı pandemi döneminde kazanç elde eden şirketlerden sağlanmaya çalışacağı konuşuluyor. Tabii ki bunun çeşitli yolları var.

Enflasyonu artırmayan ek vergi gündeme gelebilir

 Ancak bazı şirketlerin vergi ödememek için kar payı dağıtmadığını gözönüne aldığımızda şirketlerin kar payı dağıtsın veya dağıtmasın karından stopaj alınması şirketleri ya kar payı dağıtarak yüzde 15 vergi ödemeye veya karı sermayeye ekleyerek yatırıma iteceği için mantıklı bir çözüm gibi görünüyor. Bu yönde hazırlandığı iddia edilen bir tebliğ taslağı da piyasada kulaktan kulağa yayılıyor.

2020'de 173 milyar liraya tırmanın 2021 Ocak ayında da 27.4 milyar lira olan bütçe açığı nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığı ek kaynak arayışını sürdürüyor. Şimdiye kadar elektrikli otomobillerin ve alkollü içkilerin ÖTV'sinde artış yapan bakanlık yeni kaynak arayışını sürdürürken kulislerde çeşitli ihtimaller de dillendirilmeye başlandı. Maliye çevreleri bakanlığın Merkez Bankası'nın savaş açtığı enflasyonu artırabilecek herhangi bir karar almayacağını belirtiyor. Böylece herhangi bir ürünün Katma Değer Vergisi (KDV) veya Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) artışı ufukta görünmüyor. Bu iki vergide artış olmayacağı neredeyse kesin gibi. Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi'nde de vergi oranlarının hem dünyadaki diğer ülkelere kıyasla zaten üst sıralarda yer alması hem de ödeme gücündeki düşüş nedeniyle bir artış öngörülmediği ifade ediliyor.

PANDEMİDE KAR EDENLER

Ancak kulislerde en çok bakanlığın pandemi döneminde çok kazanan şirketlerden vergi alarak bütçe açığın azaltma hedefi olduğu konuşuluyor. Peki Kurumlar Vergisi artırılmadan bu nasıl başarılacak? Konunun daha iyi anlaşılması için bir örnek ile adım adım gidelim.

1-Herhangi bir şirket 100 lira kar ederse bu kar üzerinden yüzde 20 yani 20 lira kurumlar vergisi ödüyor. Kalan 80 lira ise kaç ortak var ise onlara dağıtıldığında yüzde 15 stopaj kesiliyor. Bu kar payını alan ortak da gelir vergisi ödüyor. Ancak gelir vergisi ödenirken ödenen yüzde 15 stopaj çifte vergi olmaması için gelir vergisinden düşülüyor.

2-İkinci yol kar payının sermayeye eklenmesi. Tabii ki kar payı sermayeye eklenirse şirket yeni bir yatırım yapabilir, makine parkını yenileyebilir, kapasitesini genişletebilir. Ekonomiye katkı sağlar. Bu durumda karın sermayeye eklenmesi nedeniyle herhangi bir vergi ödemesine gerek de yok.

YA KAR PAYI DAĞITILIYOR VEYA SARMAYEYE EKLENİYOR

3-Ancak bir çok şirket üçüncü yolu seçiyor. Yani ne kar payı dağıtıyor ne de karı sermayeye ekliyor. Peki ne oluyor? Şirket ortakları aslında şirketin kasasında bulunan bu parayı kendi cebi gibi kullanıyor. Bu şekilde karı ne sermayeye ekleyen ne de kar payı dağıtan şirketin kasası muhasebe kayıtlarında şişmiş görünüyor. Veya ortakların şirketten aldıkları veya verdikleri borcu gösteren Ortaklar Cari Hesabı benzer fiktif şekilde kabarıyor.

4-Gerçekte ise kasada bu paralar olmuyor. Şirket sahibi veya ortakları hem yüzde 15 stopaj hem de gelir vergisi ödemeden şirketin parasını gönlünce vergisiz kullanıyor. Ortaklar cari hesabında ise ortağın şirkete genellikle faturasız satışlar ile gelen parayı borçmuş gibi vermesi ya da ortağın şirketten borç alması durumuna göre farklı fiktif hareketler gözlenebiliyor.

KARI DAĞITMAYANA DA STOPAJ GETİRİLEBİLİR

5- 4,5 yılda bir gelen aflarla hem kasada hem de Ortaklar Cari Hesabı'nda varmış gibi görünen aslında olmayan ve vergi ödenmeden harcanan bu tutar sorun olmaktan çıkıyor. Böylece vergi ödemeyen şirketler ödüllendirilmiş oluyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner7