Arslan: Suskunluğumuz Şehrimiz İçin İşleyen Sürecin Selameti İçindir

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Asilhan Arslan, yaptığı açıklamada 24 Ocak 2020 tarihinde meydana gelen deprem felaketi nedeniyle ile hazırlanan talep ve beklentiler raporunun takipçisi olduklarını ifade etti. Hazırladıkları raporda yanlış talep bulunmadığını ifade eden Arslan: suskunluğumuz, işleyen sürecin selamati içindir” dedi.

Arslan: Suskunluğumuz Şehrimiz İçin İşleyen Sürecin Selameti İçindir

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Asilhan Arslan, açıklamalarda bulundu.

Elazığ TSO Yönetim Kurulu Başkanı Asilhan Arslan, yaptığı açıklamada 24 Ocak 2020 tarihinde meydana gelen deprem felaketi nedeniyle ekonomi STK’larının ortak katılımı ile hazırlanan talep ve beklentiler raporunun takipçisi olduklarını ifade etti.

ARSLAN: HİÇBİR ALANI İHMAL ETMEDEN RAPOR OLUŞTURARAK İLGİLİ MAKAMLARA ULAŞTIRDIK

Deprem sonrası Elazığ’da toplumun neredeyse tüm kesimlerini temsil eden STK temsilcileriyle Elazığ’ın deprem sonrası hayatın normalleşmesi ve yaraların sarılması hususunda önceliklerini belirlediklerini ifade eden Başkan Arslan, “Yaşanan deprem felaketinden ekonomimizin en az zararla çıkması, çarkların yeniden dönmesi amacıyla İlimizde hiçbir kesimi ihmal etmeyecek şekilde talep ve beklentilerimizi 12 ana başlıkta topladık. Raporumuz, sanayi kuruluşundan, ticarethanelere, küçük esnaftan, çiftçiye, memurdan, emekliye, öğrenciden işsize kısaca toplumu oluşturan tüm kesimlerin hayatlarına dokunacak şekilde deprem sonrası hayatın normalleşmesini hedefleyen talep ve beklentilerimiz ilgili STK’larımız ve konusunda uzman bir heyet tarafından oluşturulmuştur. Bu talep ve beklentilerinizin en üst düzeyde dile gelmesi ve ilgili muhataplara ulaşması noktasında da çalışmalarımızı yürüttük. 12 Maddeden oluşan taleplerimizin bütününü Sayın Cumhurbaşkanımıza raporda yer alan diğer başlıkları ise ilgili bakanlıklar ve muhataplarına ulaştırdık. Bu süreçte taleplerimizin hayata geçmesi için de takibimizi aralıksız sürdürmeye devam ettik. Hazırladığımız raporumuzu ilimiz yöneticileri ile paylaştıktan sonra da medyamız aracılığı ile kamuoyuyla paylaşarak tüm halkımızın bilgilendirilmesini sağladık. Siyasilerle yaptığımız ön görüşmelerde ve özellikle Sayın Vekilimiz Sayın Metin Bulut’la yaptığımız görüşmede kendi ifadesiyle ‘Sayın Başkanım emeklerinize sağlık dosyada yer alan her maddenin takipçisi olacağız ve Sayın Bakanımıza ileteceğiz’ ifadelerinde bulunmuştur. Sonraki süreçte ise ilimizi ziyaret eden her bakanımıza dosyamız STK temsilcilerinin de katıldığı toplantılarda takdim edilmiştir. Yine Sayın İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu Milli Güvenlik Toplantısında hazırladığımız dosyalı Sayın Cumhurbaşkanımıza bire bir takdim etmişlerdir. Geldiğimiz süreçte her bir talebimiz dikkatli çalışma isteyen önemli içerikleri olan taleplerdir. Öncelikle Hazine ve Maliye Bakanlığımızın bu taleplerimizin her birine toptan bütçe yönetimi anlamında onay vermesi gerekiyordu. Bizler de halen daha ilgili kurumlarla görüşmelerimizi ve iletişimimizi devam ettirerek sürecin bir an önce başlamasını takip ediyoruz” dedi.

ARSLAN: SUSKUNLUĞUMUZ İŞLEYEN SÜRECİN SELAMETİ İÇİNDİR

Şehrin yaralı ve dertli olduğunu Kanal Fırat Canlı Yayınında dile getirdiğini ifade eden Elazığ TSO Yönetim Kurulu Başkanı Arslan, “Raporumuzun ilgili kurumlara takdiminin ardından katıldığımız TV programında raporun içeriği ile ilgili detaylara girmiştik. Çalışmalara ve görüşmelere de devam edeceğimizi ifade etmiştik. Şu anda bu süreç işlemektedir. Umuyoruz ki, bu taleplerimiz ilgili bakanlıklarda olumlu sonuçlanacak ve siz değerli medya kuruluşları aracılığı ile kamuoyu ile paylaşılacaktır. Umudumuz talep paketimizin maksimum düzeyde onay görmesi ve halkımızın istifadesine sunulması şeklindedir. Raporu hazırlayan Elazığ TSO’nun, Elazığ Ticaret Borsasının, bünyesinde 197 STK’nın bulunduğu Elazığ Sivil Toplum Platformunun, Elazığ Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin ve Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifimizin hazırlanan raporda tezata düştüğü, yanlış ifade ettiği veya yanlış talep ettiği bir konu yoktur. Sessizliğimiz sadece sürecin yürümesinden ibarettir. Ve bu konulardaki haklılığımızdan bizim zerre kadar şüphemiz yoktur. Bizim amacımız Elazığ büyük bir felaket yaşadı bu felaketi en az hasarla atlatabilsin ve 2020 yılını en az hasarla geçirsin. Tabi ki, 2020 yılından sonra şehirdeki bazı gelişmeler ve yeniden imarı ile birlikte yeni fırsatlar elbette olacaktır. Ama bu fırsatlara ulaşıncaya kadar esnafımız eleman çıkarmaya gitmeden veya üretimini, ticaretini durdurmadan faaliyetini sürdürsün. Bu bizim için çok önemli. Bu süreçte çok ciddi bir işsizlikle karşılaşırsak bunun bedeli il için çok ağır olacaktır. Bunu bu şehre yaşatmak istemiyoruz. Onun için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından talep ettiğimiz Bağ-Kur ve SGK tabanlı çalışanların vergi yüklerinin hafifletilmesi üzerinde önemli durduğumuz bir destek unsuru olmuştur” diye kaydetti.

ARSLAN: ELAZIĞ TSO VE PAYDAŞLARIMIZLA BİRLİKTE HAKLI TALEPLERİMİZİN TAKİPÇİSİYİZ

Arslan, “Elazığ Ticaret ve Sanayi Odamız ve birlikte yürüdüğümüz tüm paydaşlarımızın bu süreçteki sessizliği yanlış anlaşılmasın. Bizler taleplerimizde haksızlıktan dolayı suskun değiliz. Taleplerimiz tamamen haklı ve yerindedir. Kaldı ki, bu taleplerimizi sunduğumuz siyasilerimiz de raporumuzun haklılığını deklare etmişlerdir. Bu süreçteki sessizliğimiz sadece Bakanlıklar nezdinde taleplerimizin üzerinde yapılan teknik çalışmalara herhangi bir gölge düşürmeden teknik çalışmaların bekleme süreciyle ilgilidir. Bu durumu zaten TV programında da ifade etmiştim. Bir bekleme sürecimiz olacak, ilgili bakanlıklar nezdinde ilgili kanun maddeleri, yönetmelikler ve mevzuat çalışmaları çerçevesinde çalışmalar tamamlanacak ve kamuoyu ile paylaşılarak bu süreç başarıyla sonuçlanacaktır. Biz buna inanıyoruz. Bakanlıklarımızın da bu konudaki özverili çalışmaları bizleri ümit var kılmaktadır. Ben kendilerine iş dünyamız ve tüm şehrimiz adına teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerine yer verdi.

VİDEO:

Güncelleme Tarihi: 19 Şubat 2020, 17:40
YORUM EKLE
YORUMLAR
Gakko
Gakko - 9 ay Önce

Tutmayın küçük enişteyi. Sen ilk önce göreve gelir gelmez milletin parasıyla kendine aldığın makam arabasının hesabını ver. Çok mu ihtiyacın vardı.

Cuma
Cuma @Gakko - 9 ay Önce

Muhtemelen çıkarın olmamıştır. Malum 1 kuruş menfaati için memleketin bin kuruş zarar etmesini umursamayan insanlar türedi bu memlekette.

Gakko
Gakko @Gakko - 9 ay Önce

İnsanların bu adamın gerçek yüzünü görmesini istiyorum.

Cuma
Cuma @Gakko - 9 ay Önce

Millet ne derdinde sen ne derdindesin,

İzzet
İzzet - 9 ay Önce

Göreve gelince hemen İlk işin makam aracı almak olmuş ise , senden hiç bir baltaya sap olmaz...

İzzeti Nefis
İzzeti Nefis @İzzet - 9 ay Önce

Senden emin ol sap bile olmaz.

DEPREM
DEPREM - 9 ay Önce

ÇOK KONUŞTUN..SEN YORULDUN..SEN SUSMAYA DEVAM ET ASİLHAN..SUSMAK SENIN İÇİN DAHA HAYIRLI..SUSMAYI UNUTMA..BELE DAHA İYİSİN

Eyüp YILDIRIM
Eyüp YILDIRIM - 9 ay Önce

Elazığ'da bir deprem oldu ve bunun bir fırsata çevrilmesi gerekiyor. Ciddi, radikal ve sil baştan bir imar planının devreye sokulması gerekiyor. Şehir plâncılarının da vizyonlarının çok dar olduğunu görüyorum. Bu konuda naçizane görüşüm şudur: İzzetpaşa ve Saray camileri merkez kabul edilerek 3 km.lik çap dümdüz edilmeli. Elazığ'a has kanun çıkarılarak mevcut imar planı darmaduman edilmeli. Hak sahiplerine hakları verilmeli ancak asla söz hakkı verilmemeli. İzzetpaşa ve Saray camii arası boş bırakılmalı, tarihi bir iki bina bırakılmalı, öğretmen evinden ordu evine kadar 1 km uzunluk ve genişlik sadece ticari alana ayrılmalı. Şehrin merkezinde yatay ve paralel çok geniş ana bulvarlar ve parklar tasarlanmalı. Konut alanları bu ticari alanların etrafında şekillenmeli. Bunu isterse ancak devlet yapabilir. Etap etap 2 yıl içinde bitirebilir. Parasını da şimdi yaptığı gibi uzun vadeli olarak vatandaştan tahsil etmeli. Van'da 1 yılda 50 bin konut yapıldı. Burada da yapabilir. Bu ütopik bir eylem olmaz. Gerçek ve köktenci çözüm budur. Gerisi yarayı iyileştirmeden tampon yapmaktır.
Öğretmen evinden ordu evine 3 sıra halinde öbek öbek yapılacak 4, eksi 2 ile 6 katlı iş merkezlerinden sahiplerine verilir ve geri kalanlar satılırsa buradan bile maliyetin büyük bir kısmı karşılanabilir. Konutlar ise etrafına, yetmezse şehrin etrafından yapılıp verilebilir. Böyle bir projeyle bakanlara gidilmeli. Bundan başka çözüm yolu görmüyorum.
Alternatif öneri: Izzetpaşa ve Saray camiileri merkez kabul edilmek sûretiyle bahsettiğim 3 km.lik çap kanunla ticari alan ilan edilir. Ortadan kenara doğru baklava dilimi biçiminde iş merkezleri yapılabilir. Her cadde Izzetpaşa ve Saray camii arasında birleşir. Bu 3 km.lik çapta hiçbir konuta yer verilmez. Bunu devlet üstlenirse maliyetin büyük kısmını yapacağı ticari alan satışlarından bile karşılayabilir. Ütopik olduğunu düşünmüyorum çünkü ticari alan olarak ilan edilip iş yeri hak sahiplerine iş yerleri, konut sahiplerine de konutları başka yerden verildiğinde geriye düşündüğüm çapta iş merkezlerinden en az yarısı boşa düşmüş olacak ve satılacak ve bundan da maliyetin çoğu karşılanır. Ayrıntılandırmak inşaat mühendislerinin ve mimarların işi.
Bu yapıldığında Elazığ depremden daha güçlü ve her şehrin örnek alacağı model bir şehir olur.

asım
asım - 9 ay Önce

başkanım sürecin içinde olmalısın

Said özsoy
Said özsoy - 9 ay Önce

Başakanım
Zemin artı dört kat Elazığ'a ve gariban ve fakir ev sahiplerine hakarettir
Bence ilk çözümlenecek konu budur. Aksi halde yoksul Elazığ lı hemşerilerimiz evsiz kalacaklardır. Para verip ev yapabilse ne Toki ye nede bankaya ihtiyacı Yoktur zaten


SIRADAKİ HABER

banner7