Dağlarda Böceklerin İzini Süren Akademisyen Yeni Türler Tespit Ediyor

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde çalışma yürüten Fırat Üniversitesi Biyomühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Entomolog Prof. Dr. İnanç Özgen:"50'ye yakın böcek türünü Türkiye faunasına kazandırdık. Son 5 yıllık sürede huzur ortamının vermiş olduğu çalışmayla rahat bir şekilde araziye çıkıyoruz. Huzur ortamının biyolojik ve zoolojik çalışmalara önemli katkı yapacağını düşünüyorum “dedi.

Dağlarda Böceklerin İzini Süren Akademisyen Yeni Türler Tespit Ediyor

Fırat Üniversitesi Biyomühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Entomolog Prof. Dr. İnanç Özgen, doğu ve güneydoğudaki dağlarda böceklerin izini sürerek, yeni türlerin kayıt altına alınmasını sağlıyor.

Prof. Dr. Özgen, üniversitenin desteğiyle, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki akademisyenlerle 1996 yılından bu yana böcek çeşitliliğini ortaya çıkarmak ve biyoçeşitliliğin korunmasını sağlamak için çalışma yapıyor.

Rus, İtalyan ve Fransız araştırmacıların da desteğiyle yürütülen çalışmalarda 25 yılda 50'ye yakın böcek türü tespit edilerek, literatüre kazandırıldı.

Özgen, son 5 yıldır güvenlik güçlerince yürütülen başarılı operasyonlarla huzurun tesis edildiği dağlarda bilimsel çalışmalarını yoğunlaştırdı.

Son olarak Tunceli'de yaptığı çalışmada 1990 yılında Irak'ta görülen "Rhyparochromus Tisifone Linnavuori" türündeki böceğin varlığını tespit ederek, kayıt altına aldı.

ÖZGEN: TÜRKİYE FAUNASINA KAZANDIRDIĞIMIZ PEK ÇOK TÜR VAR

Prof. Dr. Özgen, yeni türlerin ortaya çıkarılması, böcek çeşitliğinin artırılması çalışmalarının tüm hızıyla sürdürdüğünü söyledi.

10 yıldır Rus, İtalyan ve Fransız araştırmacılarla iş birliği halinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde Elazığ, Bingöl, Tunceli ve Malatya gibi illerde önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Özgen, bu çalışmaların ve bölgenin biyoçeşitliliğinin çok önemli olduğunu belirtti.

Özgen, yıllar önce yurt dışından gelen bilim insanlarının bu bölgede çalıştığını anlatarak, "Bu çalışmalar kapsamında Türkiye faunasına kazandırdığımız pek çok tür var. 50'ye yakın böcek türünü Türkiye faunasına kazandırdık." dedi.

ÖZGEN: RAHAT BİR ŞEKİLDE ARAZİYE ÇIKIYORUZ

Yıllarca Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde çalıştığını aktaran Özgen, geçmişte araziye çıkarken temkinli yaklaştıklarını kaydetti.

Özgen, "Son 5 yıllık sürede huzur ortamının vermiş olduğu çalışmayla rahat bir şekilde araziye çıkıyoruz. Huzur ortamının biyolojik ve zoolojik çalışmalara önemli katkı yapacağını düşünüyorum. Ülkemizdeki bu huzur ortamının bölge insanına, tüm ülke insanına faydalı olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

ÖZGEN: BU BÖCEĞİN DİŞİ ÖRNEĞİNİ İLK DEFA BİZ TESPİT ETTİK

Son çalışmasına değinen Özgen, Türkiye'de ilk defa Tunceli'de görülen bir böcek türüne rastladığını ifade etti.

Özgen, Tunceli'nin Karşılar mezrasında yaptıkları bir arazi çalışmasında bir türün dünyada Irak'tan sonra ikinci kaydını bu bölgeden tespit ettiklerini dile getirerek, bunun, "Rhyparochromus Tisifone Linnavuori" adlı tür olduğunu bildirdi.

Bu böceğin sokucu, emici yapıya sahip zararlı bir böcek olduğunu anlatan Özgen, "Bitkiyle beslenen bir zararlı. Bunu meşelik, çayırlık bir alanda bulunduk. Bu böceğin varlığının ve ilişkilerinin ortaya konulması gerekiyor. İnsan açısından herhangi bir zararı yok. Büyük bir varlık bizim için. Fakat hangi bitkide nasıl bir zarar verdiği ile ilgili çalışmaların detaylandırılması gerekiyor. " şeklinde konuştu.

1990 yılında Irak'ta bulunan böceğin Galler'deki Entomoloji Müzesi'nde sergilendiğini aktaran Özgen, şunları kaydetti:

"Orada Dr. Michel Wilson bu örneğin fotoğrafını, özelliklerini bize gönderdi. Biz de bu örneği inceledik. Bu böceğin dişi örneğini ilk defa biz tespit ettik. Bazı morfolojik karakterlerini, bacaklarıyla ilgili önemli karakterlerini ortaya koyduk. Özellikle dünya literatüründe bunun üçüncü bacaklarında bulunan rengin kahverengiye dönük bir renk aldığını bu çalışmayla tespit ettik. Böcek 8 milimetre civarında büyüklüğe sahip. Böcekle ilgili çalışmalarımız devam edecek. Bu böceğin Irak'tan sonra Tunceli'de bulunması oldukça önemli."

Özgen, bu çalışmaları yapmak için yurt dışındaki araştırmacıların bilgi ve tecrübelerine ulaşmaları gerektiğini aktararak, ülkenin bu noktada önemli bir geçiş, kavşak noktası olduğunu vurguladı.

Güncelleme Tarihi: 26 Nisan 2021, 12:01
YORUM EKLE
YORUMLAR
Burak23
Burak23 - 2 hafta Önce

Universitenin ici degilmi orasi

SIRADAKİ HABER

banner103