Demokrasi Adası Açılıyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Önemli Açıklamalar

Son dakika haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Demokrasi ve Özgürlükler Adası açılış töreninde konuşuyor.

Demokrasi Adası Açılıyor! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Önemli Açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Türkiye bundan tam 60 yıl önce tarihinin en kara günlerinden bir olan 27 Mayıs darbesine maruz kaldı.

Yıllarca ülkeye hizmet etmiş olan Demokrat Parti yöneticilerinin her türlü hakarete maruz kaldığı yargılamalara burada yapılmıştı.

Burada yapılan iş yargılama değil, bir hukuk cinayetiydi.

Her 3 kahraman da idam sehpasına gururla, inançla yürüdü.

16 ve 17 1961 tarihinde gerçekleşen bu idamlar milletimizin yüreğine kor bir ateş gibi düşmüştür.

İdam sehpasına gönderilen milletin bu üç adamı değil milli iradenin ta kendisi olmuştur.

 Menderes ve arkadaşlarının milletimizin kalbindeki yeri her geçen yıl daha da güçlenerek devam edecektir.

Tarihi değiştiremeyiz ama doğru yorumlamasını sağlamak için tarihin hatırlanma biçimini değiştirmek elimizdedir.

Şu anda üzerinde bulunduğumuz adada tarihe karşı böyle anlamlı duruş sergiliyoruz.

İdama götürülürken önce abdestimi alıp iki rekat namaz kılıp ardından altındaki sandalyeyi kendisi iterek düşüren celladına da 'sen çekil o sandalyeyi ben iterim' diyen Fatin Rüştü Zorlu'nun hatırasına sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur.

Milletimizin buranın adını Yassıada'dan Yaslıada'ya dönüştürmüştü.

Adadaki her bir tesise de tarihi anlamına uygun isimler verildi.

Türkiye'nin çok partili siyasi hayata geçiş süreci çok önemlidir.

Merhum Menderes'in 1950 -60 10 yılı gençler burayı iyi öğrenmelisiniz. 10 yılda Türkiye'nin kat ettiği mesafeyi çok iyi öğrenmelisiniz.

"Her üç kahraman da idam sehpasına vakarla, gururla, inançla yürüdü"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demokrat Parti Hükümetinin Başbakanı Adnan Menderes ile Bakanları Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun idam kararlarının da yine burada alındığını aktararak, şöyle devam etti:

"Her üç kahraman da idam sehpasına vakarla, gururla, inançla yürüdü. Darbeden yaklaşık 16 ay sonra, 16 ve 17 Eylül 1961 tarihinde gerçekleşen bu idamlar milletimizin yüreğine kor bir ateş gibi düşmüştür. Aslında o gün hukuk ve adalet ayaklar altına alınarak idam sehpasına gönderilen milletin bu üç adamı değil, bizatihi milli iradenin ta kendisi olmuştur. Darbe ile görevinden indirilen, Yassıada'da kurulan tiyatro mahkemelerde yargılanan rahmetli Menderes ve arkadaşları değil, tarihi, kültürü, değerleri ve inançlarıyla milletimizdi. Ama bilmiyorlardı ki Türk milletinin kalbindeki sevgiyi, yüreğindeki ateşi söndürmeye, onu hedeflerinden koparmaya bir avuç darbecinin gücü yetmezdi. Bu vesileyle sürgüne gönderildiği Hindistan'dan idam kararlarının hukuki ve meşru olmadığını, insanlık duygularıyla uyuşmadığını belirterek trajediyi engellemek için çırpınan merhum Alparslan Türkeşi de rahmetle yad ediyoruz. Menderes'i ve arkadaşlarını idam sehpasına çıkartanların ve onları destekleyenlerin alınlarındaki kara leke hiçbir zaman silinmeyecektir. Buna karşılık Menderes ve arkadaşlarının milletimizin kalbindeki mümtaz yeri her geçen yıl daha da güçlenerek hep devam edecektir."

Güncelleme Tarihi: 27 Mayıs 2020, 20:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner7