Prof.Dr. Özercan, Çalışmalarıyla Türk Tıp Tarihine Geçti

Fırat Üniversitesi Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. İbrahim Hanifi Özercan, “Tıp Bilimine Yöne Veren 100 Türk” arasında girerek Türk Tıp tarihine geçti. Turkishtime tarafından hazırlanan “Tıp Bilimine Yön Veren 100 Türk” adlı kitaba ismini yazdıran Prof.Dr. Özercan, başarıya giden yolun planlı ve çok çalışmaktan geçtiğini söyledi.

Prof.Dr. Özercan, Çalışmalarıyla Türk Tıp Tarihine Geçti

Tıp Bilimine Yön Veren 100 Türk kitabı, yurt dışında Harvard, Yale, John Hopkins University, University of Chicago gibi dünyanın önde gelen bilim kurumlarında ve yurt içinde de Türkiye’nin bu alanda en başarılı kurumlarında araştırma yapan başarılı Türk tıp insanlarının öyküleri anlatıyor.

Turkishtime tarafından SANKO Holding sponsorluğunda hazırlanan “Tıp Bilimine Yön Veren 100 Türk” kitabı, araştırmaları, buluşları ve tedavi yöntemleri dünyada yankı uyandıran tıp insanlarımızı bir araya getirdi.

“BİZİM BURADAN DERECEYE GİRMEMİZ GERÇEKTEN ÖNEMLİ”

Tıp Bilimine Yöne Veren 100 Türk arasına yaptığı çalışmalarla adını yazdıran Fırat Üniversitesi Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özercan, “Bizim buradan dereceye girmemiz gerçekten önemli. Çünkü Amerika’da ki çalışma şartları ile bizimki tabi ki bir değil. Bu sebeple ben bunu büyük bir başarı olarak kabul ediyorum. Turkishtime dergisinin bir sıralaması oldu. O sıralamada ben 94. oldum. Tabi ki bu bizim ekip arkadaşlarımız ile birlikte yaptığımız bir çalışma. Bu nedenle de ben ekip arkadaşlarımı da kutluyorum ”dedi.

Çalışmada, Türk tıp insanları, uluslararası literatürde kabul edilen “H-endeksi” ölçütüne göre sıralandı. H-endeksi, bilim insanlarının yaptığı araştırmaların aldığı atıf sayısını gösteriyor. Özercan hoca, H-Endeksi  27, Araştırma sayısı 140 ve atıf sayısı da 2 bin 37 ile 100 bilim adamı arasındaki yerini aldı.

“ÇALIŞMALARINIZIN KALİTESİ VE YAPILAN REFERANS SAYISI İLE İLİŞKİLİ”

Prof. Dr. İbrahim Özercan, “Bilim adamlarının sıralamasında dediğimiz uluslararası geçerliliği olan bir indeks var. Bu indeks çalışmanızın tabi ki çalışmalarınızın kalitesi ve yapılan referans sayısı ile ilişkili. Bir çalışma yapıyorsunuz ve hiç referans almıyor, hiç kimse onu refere etmiyor. Ama bir çalışma yapıyorsunuz 300-500 kişi bu çalışmayı refere ederek kendileri çalışma yapıyor ve bu çok değerli çalışma oluyor. Bu çalışmaların puanı çok yüksek oluyor. Bu nedenle çalışmaları H-endeksindeki değerlerini bulup H-endeks denen bir indeks ortaya çıkıyor. Bunun sıralamasına göre de bilim adamları sıralanmış ve bende 94. oldum”diye kaydetti.

“ÇALIŞMALARIMIN FAYDALARINI ŞU ANDA GÖRÜYORUM”

Prof. Dr. İbrahim Hanifi Özercan, planlı, insanlığa ve bilime faydalı çalışmaların böylesi başarıları getirdiğini söyleyerek, “Çalışmaları çok iyi planlamak lazım. Özellikle insanlığa faydalı olabilecek çalışmalar üzerinde durmak lazım. Yani bir çalışma yapıyorsunuz üzerinde 5 kişi çalışma yapmış, aynı sonuçları yapmış. 6. Kişi olarak sizin o çalışmayı yapmanızım hiçbir faydası olmuyor. Bir çalışma yapıyorsunuz ilk olarak yapıyorsunuz, bunun hem bilme hem de insanlığa katkısı çok fazla oluyor. Bu sene yapılan bir derecelendirmeydi. Ben çalışmamı bu derecelendirmeye göre yapmadım. Ben senede zaten 8-10 tane kadar sürekli makale çalışma yapmayı planlıyorum. Bu planları tabi ki ekibimizle beraber yapıyoruz. Bu çalışmaları sürekli, yıllardır yapıyorum. Bunlar benim uzmanlığımdan beri yaptığım çalışmalarım. Çalışmalarımın faydalarını şu anda görüyorum” ifadelerinde bulundu.

“ÇALIŞMALARINIZI MUTLAKA MESAİ DIŞINA TAŞIRMANIZ LAZIM”

Özercan, Tıp bilimine yön veren bilim adamları arasında olmanın gurur verici olduğunu belirterek, “Bunu gördüğümde gerçekten heyecanlandım. Çünkü hakikatten tıp bilimine yön veren bilim adamları arasında olmak gerçekten gurur verici. Burada Amerika’daki Türk bilim adamları da dahil bu sıralama içerisine. Bu nedenle onlarla birlikte yarışmak gerçekten zor. Bizim bu şartlarda bu dereceyi tutturmamız gerçekten büyük başarı. Bu başarıyı elde etmek için çok çalışmak lazım. Mesai işlerinde bu çalışmaları yapamıyorsunuz. Zaten bizim mesaimiz oldukça yoğun. Ancak hastaya hizmet edebiliyoruz. Çalışmalarınızı mutlaka mesai dışına taşırmanız lazım. Akşam 7’ler, 8’ler,9’lara kadar biz buralarda gerçekten çalıştık. Hatta bazen öyle ki akşam 5’te eve gittiğim zaman hanımım hasta mısın diye sorardı. Bu nedenle de çalışmayı arttırmak lazım” açıklamarında bulundu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner7