Tarım ve Orman Bakanı Kirişci Tarım Sektörü Temsilcileriyle Bir Araya Geldi

Elazığ’da tarım sektörü temsilcileriyle bir araya gelen Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, “Cumhurbaşkanımızın adeta ağzına bakan ve bu kişi ne diyecek diye bekleyen bir dünya var. Tahıl koridoru bir lider diplomasisinin, Türkiye’nin dengeli ve tutarlı dış politikasının, taraf tutmamak adına cumhurbaşkanımızın söylediklerinin bir sonucudur” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Kirişci Tarım Sektörü Temsilcileriyle Bir Araya Geldi

Tarım ve Orman Bakanı Vakit Kirişci ve beraberindeki heyet, çeşitli programlara katılmak üzere Elazığ’a geldi.

Bakan Kirişci, Elazığ Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi'nde Tarım Sektör Temsilcileri Toplantısı’na katıldı.

Toplantıya Tarım ve Orman Bakanı Kirişci'nin yanı sıra, Bakan Yardımcısı Nihat Pakdil, Elazığ Valisi Ömer Toraman, AK Parti Elazığ milletvekilleri Metin Bulut, Sermin Balık ve Zülfü Demirbağ, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri ve personeller katıldı.

KİRİŞCİ: UZAK YAKIN EDİLDİ

2002 yılında sadece 26 tane havalimanı olduğunu hatırlatan Bakan Kirişci, “Bu 26 havalimanını kullananlar belli. Sınıf, refah düzeyi, sosyal statü olarak belliydi. Bugün 57’ye çıktı. Şu anda inşaatı devam edenler var. Onların da tamamlanmasıyla havayolu taşımacılığı artık halkın yolu haline geldi. İlk uçağa ne zaman bindiğini artık yeni nesle sormuyoruz. Çünkü ya annesinin karnında iken ya da doğduktan sonra mutlaka uçağa binmiş oluyor. Karayollarımızda önümüzdeki aracı sollamak için boynumuz adeta sol tarafa yatmış olurdu. Her seferinde de yüreğimiz ağzımızda araç sollardık. Şimdi hamdolsun duble yollar da oldu. Köprüler, viyadükler sayesinde uzak yakın edildi. Eğitimle ilgili yapılan ilave derslikler, atanan öğretmenler, masalara konulan ücretsiz ders kitapları var. Bir de bunlara yardımcı ders kitapları eklendi. Şehir Hastanesinin Elazığ’ın ilk 5’e giren ve o deprem sırasında da ayakta kalabilen önemli eserlerden biri olduğunu biliyorum. Sağlıkta dünyaya örnek olabilecek, bilhassa bu pandemi döneminde hakikaten çok büyük bir sağlık ordusu var. Bunların da faaliyet gösterdiği modern hastaneler sayesinde denilebilecek en az zayiatla pandemiyi de geçiştirmiş olduk. Savunma sanayii bir ülkenin gücünü gösteren en önemli alanlardan birisiydi. 2002’de yerlilik ve millilik oranı yüzde 20 iken, şimdi yüzde 80’leri aştı. Artık bir iki kalem kaldı. O kalemlerin de çalışmaları devam ediyor. Buna savaş uçaklarımız da dahildir. Bunlara başka alanlardaki faaliyetler de eklenebilir” diye konuştu.

KİRİŞCİ: "DÜNYANIN ARTIK GIPTA ETTİĞİ BİR CUMHURBAŞKANIMIZ VAR"

Bütün bunların kendiliğinden, spontane bir şekilde olmadığının altını çizen Bakan Kirişci, “Ya da olması gerekiyordu da oldu, hayır. Eğer bunu söylersek bu çok büyük bir haksızlık olur. Cumhurbaşkanımıza, onunla beraber yol yürüyen ve çalışan insanlarımıza, devletin bürokrasisine, üreten insanlara haksızlık olur. Hak sahibine de hakkını teslim etmemiz lazım. Genellikle Türkiye gündemi belirlenen bir ülkeydi. Şu anda Türkiye gündem belirleyen bir ülke oldu. 2 hafta önce tarım bakanları zirvesi için OECD toplantısına katılmak amacıyla Paris’teydim. O zaman da 31 Ekim’deki tahıl koridoruyla ilgili süreç Rusya tarafından askıya alınmıştı. Ama bir gün sonra cumhurbaşkanımızın görüşmesi ile süreç kaldığı yerden devam etti. Bu kendiliğinden olmadı. Tutarlı, dengeli, hakkı hak bilip, onun gereğini yapan, yanlış bir şey olduğunda buna yanlış diyebilme cesaretini gösteren bu tutarlılığı ile dünyanın artık gıpta ettiği bir cumhurbaşkanımız var” şeklinde konuştu.

KİRİŞCİ: “CUMHURBAŞKANIMIZIN ADETA AĞZINA BAKAN VE BU KİŞİ NE DİYECEK DİYE BEKLEYEN BİR DÜNYA VAR”

Bakan Kirişci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Beraber çalıştığı ekibi ve bu ülkenin sahip olduğu dinamizm çok şükür bizi bu noktaya getirdi. Bill Clinton’un poposunu koltuğa koyup, Ecevit’i de karşısında nasıl beklettiğini ve onun da nasıl mahcup bir vaziyette durduğunu hepimiz hatırlıyoruz. Şimdi o fotoğraflar gitti, cumhurbaşkanımızın adeta ağzına bakan ve bu kişi ne diyecek diye bekleyen bir dünya var. Tahıl koridoru bir lider diplomasisinin, Türkiye’nin dengeli ve tutarlı dış politikasının, taraf tutmamak adına cumhurbaşkanımızın söylediklerinin bir sonucudur. İHA’ları ve SİHA’ları uçuran kardeşlerimizin dahi bizim ürettiğimiz gıdaya ihtiyaçları vardır” ifadelerini kullandı.

Tarım sektörünün önemine değinen Bakan Kirişci, “Tarım diğer sektörlerle kendine yer bulamamış insanların ya ben en azından tarımsal faaliyetlerde bulunayım diyeceği bir sektör hiç değildir. Arım sektörü stratejik bir sektördür. Vazgeçilmez bir sektördür ve hayati öneme sahiptir. Tabi ki tarımın devamında gıda var. Türkiye 2022 yılında 65 milyondu ve bugün 85 milyona geldi. 20 milyon ilave nüfusunu da eli öpülesi üreticiler tarafından üretilen ürünle doyuran ülkenin adıdır. Bütün üreticilerime şükranlarımı sunuyorum. 2002 yılında 2.8 milyar dolarlık ihracatımız vardı 2021 yılında ihracat rakamı 25 milyar dolar oldu. İnşallah bu yıl 30 milyar doları bulacak. İhracatımız artmış ve artan nüfusumuzu da doyurmaya devam ediyoruz. Ülkeye gelen 2002 yılındaki turist 50 milyona çıkmış. 4,5-5 milyon civarında ülkemize sığınmacı olarak gelen geçici statüsündeki insanları da dahil ettiğimizde Türkiye’de bugün bir ölünün yokluğu ve kıtlığı asla kimsenin ifade edeceği bir durum değildir. Bugün Avrupa biz bu kışı nasıl geçireceğiz derken, enerji konusunda Türkiye’de kimsenin aklına böyle bir şey gelmiyor. Kimsenin gıda ile ilgili bir eksiklik veya noksanlık olacağı yönünde bir endişe söz konusu değildir. Bunları bu ülkenin eli öpülesi üreticileri sağladı. Biz üreticilerimize minnettarız. Tarımın stratejik ürünlerinden hareket ederek tarımın stratejik ürünleri neler olduğundan bahsettik ve bu ürünlerle ilgili atacağımız ürünlerden bahsettik” diye konuştu.

KİRİŞCİ: "GEÇEN YIL 2 BİN 250 LİRA OLAN BUĞDAYI BU YIL 7 BİN 450 LİRADAN ALDIK"

Açıklanan fiyatlara da değerlendiren Bakan Kirişci, "O hayatında hiçbir dönemde üstlenmediği bir fonksiyonu icra etmek için kendini adeta yollara döktü ve şu anda 6.2 milyon ton arpa ve buğday bizim TMO’nun stoklarında. Bunları aldık üreticilerimize parasını ödedik ve orada geçen yıl 2 bin 250 lira olan buğdayı bu yıl 7 bin 450 liradan aldık. Dolayısıyla mazot ve gübre şu kadar arttı diyoruz doğru ama bunların karşılığı olan paraları da biz bu ürünlerinin müdahale fiyatlarında da birebir yansıtmış olduk. Hep şikayetçi olduğumuz bir konu vardı, o da ürünlerin fiyatları o da bir yıl yukarı doğru gider ertesi yıl aşağı doğru iner. Böyle bir oynaklık çiftçilerimizi rahatsız ederdi. Biz Allah izin verirse sizin iyi bildiğiniz şeker pancarında ki sözleşmeli üretim uygulamasını bütün ürünlere yayacağız. Burada tarafların hukukunu daha fazla gözeten bir içerikte mevzuat düzenlemesini meclisimize sunacağız ve yasalaşmasını talep edeceğiz. Tabi ki irade meclisindir. Biz üretimin planlanmasını arzu ediyoruz. Biz hükümet olarak her şeyin ilkine imza atan bir iktidar olduk. Atatürk’ün bile hayattayken hayalini kurduğu bir TARSİM’i 2005 yılında yasasını çıkarttık. 2006 yılında da uygulamaya koyduk. 1 Haziran 2006 yılından itibaren tam 16 yılı aşkın bir süredir TARSİM uygulamadadır. Elazığ’da bu oran çok düşük sizden istirhamım buna ilgi göstermeniz. 16 yıl boyunca 13 milyar lira her yıl neredeyse 700 milyon lira tutarında bir sigorta destek primi verdik. Bu destek yabana atılacak bir destek değil. Aracımızı nasıl zorunlu trafik sigortası yapıyorsak bizimde üreticiler olarak sigorta uygulamasına emniyet vermemiz gerekir. Anadolu’da bir söz vardır. Korkulu rüya görmektense uyanık yatmak evladır. Biz uyanık yatalım" dedi.

KİRİŞCİ: "YENİ DÖNEMDE HER İSTEYEN İSTEDİĞİ YERE İSTEDİĞİNİ EKEMEYECEK"

Elazığ’da meyve ve sebze üretiminin olduğunun da altını çizen Kirişci, "Ama ben üreticilerimize söylemek isterim. Yeni dönemde her isteyen, istediği yere istediğini ekemeyecek dikemeyecek. Bizim bu üretim planlanmasının gereği olarak böyle bir adımı da atacağız. Üretim yapmadan önce üretici gelip bize bunu elektronik ortamda soracak. Biz bir ‘Tarım Cebimde’ uygulamasıyla, orada kendi bilgilerimizi girdiğimizde ekeceğimiz alanda ne üretebileceğimize tek bir seçenekte olabilir birden fazla seçenekte olabilir. Bunların dışına çıktığınızda elbette hakkınızdır, çıkabilirsiniz. 5 yıl süreyle her türlü tarımsal ve kredi desteklerinden, kamu olarak yararlandırmayacağız. Amacımız başıboşluğu tarımın lügatinden çıkarmak olacak. Dolayısıyla bizde üreticimizi bu planlı üretime zorlamak durumundayız ve Türkiye’nin ihtiyacı olan ürünleri üretmek durumundayız. Her şehir kendi ihtiyacını üretsin istiyoruz. Elazığ’ın da aynı bir ülke gibi kendine yeterliliği önemlidir. Burada GES, RES, JES ve biyo kitleden üretilen enerji olabilir. Bunlarla müşterek kullanılan seralar, örtü altı yetiştiriciliği bunlarla da bu şehrin ihtiyacı olan meyve ve sebzenin üretimini bizim sağlamamız gerekiyor" şeklinde konuştu.

KİRİŞCİ: "KIRSALDA ÜRETİM OLMADAN ŞEHRİN, ÜLKENİN ÜRETİMİ GERÇEKLEŞMEZ"

Kırsal kalkınmadan şehir ve ülkenin mutlu olmayacağını dile getiren Bakan Kirişci, "Kırsalda üretim olmadan şehrin, ülkenin üretimi gerçekleşmez. Bundan dolayı bu proje bizim için önemliydi. O projenin kapanışı ile ilgili kapanış sunuşu ile ilgili salona girerken vatandaşlarımızın bu projeden aşırı bir memnuniyet duyduğunu gördüm. Sıklıkla, ‘ Murat Havzası tamam, ya Fırat Havzası’ dile getirildi. Malumunuz bu projeler uluslararası projeler. Bu projenin bir milli tarafı da var. Bir de bu projenin yine uluslararası organizasyon tarafı var. Onlarla bunu görüşeceğiz ve bu görüştüğümüz konularda bizim açımızdan bir problem olmayacak. Velev ki bu projeler onların desteği ile gerçekleşmedi, zaten bizim kırsala yönelik bu çalışmalarımız büyük titizlik ve dikkatle yürümektedir. Dolayısıyla bu Murat Havzası’nın benzerini burada Fırat olur, başka bölgelerde de başka havzalar olur. İnşallah bunları da kendi yerli ve milli bütçelerimizle sağlayacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Bu şehir etrafı sularla çevrili fakat kendisi su kıtlığı yaşayan 409 milimetre gibi de ortalama yağışı nedeniyle sulamaya ihtiyaç duyan bir şehir. Üretmek istiyor ama suyun bulunduğu kodla, suya erişmek isteyen tarla arasında bir irtifa var. Bu irtifa tabii ki bir pompaj sulamayı beraberinde getiriyor. Bu dam maliyetli bir konu. Ama biz bütün bu maliyetlerine rağmen devletimizin, hükümetimizin, liderimiz cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu projelerin de hızlanması, tamamlanma aşamasında olanlara tamamlanması diğer taraftan bir açık sistemden, vahşi sistemden kapalı sisteme, basınçlı sulama sistemine geçmesi hususu elbette ki önemli. Buna ilişkin bütün çalışmalarım konusunda biz burada heyet halinde mutabık kaldık” dedi.

Güncelleme Tarihi: 18 Kasım 2022, 18:27

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner103

banner109