UZMANLAR MÜJDEYİ DEĞERLENDİRDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye tarihinin en büyük doğal gaz keşfini Karadeniz'de gerçekleştirdi" dedi. Türkiye'nin heyecanla beklediği haberin ardından tarihi keşfin ekonomiye etkisi merak edilmeye başlandı. Uzmanlar müjdenin ekonomiye olan etkisini değerlendirdi. CNN TÜRK ekranlarına konuşan stratejist Cüneyt Paksoy; "Projeksiyon değişecek, Türkiye'ye bakış değişecek" dedi.

UZMANLAR MÜJDEYİ DEĞERLENDİRDİ

Stratejist Cüneyt Paksoy'un açıklamalarından satır başları şöyle:

Önemli tarihi bir adım. Bugüne kadar Türkiye'nin ekonomik durumunu anlatırken bugün sayın bakanın da değindiği cari dengedeki en önemli kriterler. Oradaki enerji bağımlılığından doğan maliyet, ödediğimiz yüksek fatura. Cari dengedeki ödediğimiz petrol, doğal gazdan doğan ödemelerin getirdiği baskı. Buradaki dengelenme çabası. Hep şunu sorduk yıllarca; 'dört bir yanımızda enerji kaynakları varken ülkemizin bu enerji kaynaklarına niye yakın olmadığı, niye ülkemizde çıkmadığı. Ben hem ekonomi hem uluslararası ilişkiler okumuş biri olarak şunu söyleyeyim. Bu bir paradigma değişimidir.

"TÜRKİYE KENDİ İMKANLARIYLA YENİ BİR DÖNEME GİRDİ"

Mevcut Türkiye'nin görüntüsünde, hikayesinde sayın Bakan'ın da belirttiği gibi 'eksen değişimi'dir. Bugün belki ilk rezerv, ilk söylenen rakam belki her şeyi komple değiştirmeyecek ama artık Türkiye kendi imkanlarıyla, kendi istek ve arzusuyla bu statükoyu değiştirerek yeni bir döneme girdi. Kendi enerjisi, kendi doğal gaz rezervini bulabildi. Bunun sinyal değeri çok büyük. Global ölçekte de uluslararası platformda da.

"BU BİR ÇİFTE KAZANÇ"

Ekonomik etkisi ödediğimiz maliyetin önemli bir kısmının cebimizde kalması. Ve kalkınmaya, üretime, büyümeye harcanması. Bu çifte bir getiri demek, faturanız düşüyor. Dövize olan baskının azaldığını görmeye başlıyorsunuz. Diğer yandan da bütçenizde kalan paranın büyümeye motive olması. Bu 'çifte kazanç' Türkiye için bir paradigma değişimidir. Tabi bundan sonra şuna konsantre olacağız. Anladığım kadarıyla Sayın Cumhurbaşkanı ve bakanların söylemleri, bazı mühendisleri de dinledim. Çok ciddi bir şekilde yüzeye yakın ve kalitesi yüksek. Eğer hakikaten 2023'e biz bunu realize edebilirsek ekonomik bir katkısı olacak. 2023 varmadan bunun sinyal etkisini fiyatlamalarda görmeye başlayacağız.

"PAZARLIK ŞANSIMIZI ARTTIRACAK"

Bundan sonra ikinci kaynaklara konsantre olacak piyasa. Başka kaynak var mı? O bölgede başka gelişmeler olabilir dendi. Artı Doğu Akdeniz, Akdeniz yürütülüyor. Oradan da gelebilecek sonuçlara da konsantre olacağız. Zaten Türkiye enerji noktasına önemli adımlar atmıştı. Yani Rusya ve Azerbaycan ile  yapılan anlaşmalar Türkiye'nin Avrupa'ya geçişte önemli bir enerji koridoru olmasını sağlamıştı. Önemli bir koridor üzerinde stratejik bir paydaş konumundaydı. Bu bölgenin Avrupa'ya aktarımı konusunda. Şimdi artık kendimiz de o enerjiye, rezerve ulaşabilecek konuma geldik. Bu hem pazarlık şansımızı arttıracak hem masadaki ağırlımızı arttıracak. Bir de tabi şu söyleniyor. Daha önce yapılan anlaşmaların getirdiği yükümlülükler. Oradaki alınması gereken miktarlar ve faturalar. Bakın bunlar bu noktadan sonra hepsi revize edilebilecek şeyler. Artık sizde bir kaynağa sahipsiniz. Tabi uluslararası anlaşmalar da bazı kurallar var. Onlardan sapmamak kaydıyla Türkiye'nin elini güçlendirmiştir. Bundan sonra tabi artarsa rezerv miktarı katma değer bir şekilde ekonomide etkisi artacaktır.

'TÜRKİYE'YE BAKIŞ DEĞİŞECEK'

Piyasalar etkisi zaman alacak. Bu bir süreç 2023'e kadar adım adım fiyatlara realize olacak bir süreç. Kısa vadede yine global ölçekteki pandemi süreci, global piyasa gelişmeleri bizim buna karı aldığımız önlemler, merkez bankası kararları  kısa vadede akışımız bu. Ama yavaş yavaş bu haber kendi içinde dediğim gibi kullanıma dahi algı yaklaştıkça, artı yeni kaynak haberleri geldikçe fiyat etkisi daha marjinal olacaktır. Fiyat etkisin daha orta ve uzun vadede göreceğiz. Kısa vadede ilk etkiyi gördük, şimdi tekrar ana gündeme döndük. Önemli bir avantajı da yalnız ajandamıza not etti. Bunu yabancı kurum ve kuruluşlar da not etti. Projeksiyon değişecek, Türkiye'ye bakış değişecek"

SANAYİMİZE GÜÇ KATACAK

Ekonomist Dr. Tolga Dağlaroğlu, "Vatandaşlarımızın satın alma gücünü artıracak, üretimimize, sanayimize güç katacak. Uzunca bir süredir planlı bir şekilde bunların sinyalini alıyorduk." dedi.

 Dağlaroğlu, "Sayın Bakan Albayrak'ın döneminden itibaren başlayan çalışmanın meyvelerini görüyoruz. Bulunan rezerv Türkiye'nin 7 yıllık ithalatına eş değer. Firmaların birim maaliyetlerinin düşmesine katkı sağLayacak. Enflasyon tarafına katkı yapacak. Yine aynı şekilde 2021'de doğacak kontratlar var Türkiye bunu bir kaldıraç olarak kullanabilir. 13 milyar dolar bir paranın ülkemizde kalmasını sağlayacak. Merkez Bankası'nın elini kuvvetlendirecek. Ben yakında Doğu Akdeniz'den de yakın zamanda haberlerin geleceğini tahmin ediyorum. Yerli ve milli gemiler ile yapılması maaliyetleri düşürüyor. "

'EKONOMİDEKİ TAM BAĞIMSIZLIK HAYALİMİZ ENERJİDEKİ GİBİ HAYATA GEÇECEKTİR'

Türkiye'nin ekonomideki tam bağımsızlığı için enerji ithalatını azaltmak temel şart olduğuna dikkat çeken Özlem Doğaner sözlerini şöyle sürdürdü;

"Neden mi? Türkiye'nin toplam ithalatı içinde en büyük paya sahip olan enerji ithalatı faturası 2019'da 41.2 milyar dolar oldu. Bir önceki yıla göre %4.2 azalmasına rağmen. Çünkü Türkiye petrolde yaklaşık %92, doğalgazda ise %98 ithalata bağımlı.

Yani işin temelinden başladı Albayrak. Bugün güneş tarlaları da, rüzgâr gülleri de, doğalgaz ve petrol arayan sismik gemiler de, evimize kadar giren bor da onun attığı temeller üzerine hayata geçti. Enerjinin ekonomi üzerindeki maliyeti her geçen gün azalıyor, yerlilik oranı artıyor. "Su akar Türk bakar" diye dalga geçilen Türkiye'den, "Made in Türkiye" yazılı güneş panelleriyle bu alanda Çin'in tekelini kıran Türkiye'ye dönüştük. Önümüzdeki dönem Türkiye'nin uzun süreli doğalgaz kontratları sona eriyor.

Bugün güneş tarlaları da, rüzgâr gülleri de, doğalgaz ve petrol arayan sismik gemiler de, evimize kadar giren bor da onun attığı temeller üzerine hayata geçti. Enerjinin ekonomi üzerindeki maliyeti her geçen gün azalıyor, yerlilik oranı artıyor.

Bu değişim bir günde hayata geçmiyor elbette. Şimdi sırada ekonomide tam bağımsızlık var. Fatih'lerle Oruç Reis'lerle denizleri arşınlayan, satrancın en sürpriz oyuncusu Türkiye"

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner103

banner109