<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Elazığ Son Haber - Elazığ Haber - Elazığ Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.elazigsonhaber.com</link>
    <description>Elazığ Haberleri Anlık Olarak Elazığ Son Haber Adresinde</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.elazigsonhaber.com/rss/bilim-ve-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 05 Apr 2026 03:14:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/rss/bilim-ve-teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Filmler Gerçeğe Dönüştü, Bu Teknoloji İle Hayvanlar İnsanlarla Konuşabilecek]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/filmler-gercege-donustu-bu-teknoloji-ile-hayvanlar-insanlarla-konusabilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/filmler-gercege-donustu-bu-teknoloji-ile-hayvanlar-insanlarla-konusabilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) yürütücülüğünde hayata geçirilen yenilikçi bir proje ile hayvanlar adeta konuşarak sağlık durumlarını yetiştiricilere aktarabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) öncülüğünde geliştirilen ‘Sığır Sağlığının ve Verimliliğinin İzlenmesine Yönelik Yerli Rumen Sensör Boluslarının Geliştirilmesi' projesi kapsamında, sığırların sağlık durumunu sürekli izleyebilen yerli bir sensör sistemi üretilecek. Biyouyumlu ve düşük güç tüketimine sahip olacak kapsül şeklindeki rumen sensör bolusu hayvanların iç vücut sıcaklığı, rumen pH değeri, aktivite düzeyi, geviş getirme davranışı ve rumen iç basıncı gibi kritik verileri anlık olarak ölçebilecek. Toplanan veriler kablosuz iletişim aracılığıyla dış sistemlere aktarılacak ve böylece hayvanların sağlık durumları gerçek zamanlı olarak takip edilebilecek. Erken uyarı sistemi gibi çalışacak teknoloji sayesinde doğum öncesi belirtiler, sindirim sistemi sorunları ve metabolik rahatsızlıklar erken aşamada tespit edilebilecek. Bu sayede hayvan ölümlerinin azaltılması, sürü sağlığının korunması ve işletmelerin ekonomik kayıplarının düşürülmesi hedefleniyor. Projede geliştirilecek yerli rumen bolusu teknolojisinin, mevcut benzer ürünlere kıyasla daha sade bir tasarıma sahip olması, daha az ekipmanla çalışması ve daha düşük maliyetle üretilebilmesi planlanıyor. Böylece üreticilerin bu teknolojiye erişimi kolaylaşırken, Türkiye'nin bu alandaki dışa bağımlılığının da azaltılması amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>"Ülke ekonomisine katkı sağlanması bekleniyor"</strong></p>

<p>SBTÜ koordinasyonunda yürütülen projeye Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi de destek veriyor. Farklı üniversitelerin araştırma altyapılarının kullanılacağı proje kapsamında sensörleri içeren kapsülün tasarımı, elektronik devre doğrulama testleri ve saha denemeleri gerçekleştirilecek. Projenin tamamlanmasıyla birlikte hayvancılıkta dijital izleme teknolojilerinin yaygınlaşması, hayvan refahının artırılması ve yerli teknoloji üretimiyle ülke ekonomisine katkı sağlanması bekleniyor.</p>

<p>Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Bilim Teknoloji Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatih Kaburcuk, "Bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde artık hayvanlar da konuşabilecek. Eskiden bu düşünce hayaldi fakat bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde ülkemizde gerçekleşecek. Daha sürdürülebilir ve verimli bir şekilde sığır yetiştiriciliği yapılacaktır. Böylece ülkemizde süt üretim miktarı ve et üretim miktarının artmasını sağlayacaktır" dedi.</p>

<p><img alt="1111111-9" class="detail-photo img-fluid" height="505" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/03/1111111-9.png" width="860" /></p>

<p><strong>"Artık hayvanların da dili olacak"</strong></p>

<p>Hayvanların midesine yerleştirilen boluslar sayesinde hayvanların bir rahatsızlığı olup olmadığını tespit edebileceklerini söyleyen Fatih Kaburcuk, "Sığırların ön midesi olan rumen kısmına yerleştirilen boluslar sayesinde sonrası sayesinde hayvanların vücut sıcaklığını midelerindeki PH derecesini ve bu sayede hayvanların rahatsızlık yaşayıp yaşamadığını, geviş getirmelerinde problem olup olmadığını veya ne kadar su içtiklerinin tespiti yapılabilir. Aynı zamanda sıcaklık sensörüyle hayvanın rahatsızlığının olup olmadığını önceden tespit edilebilir. Rumen sensör bolusunun içinde bulunan ivme sensörü sayesinde hayvanların adımları takip edilebilir. Eğer herhangi bir hastalık sebebiyle hayvanın hareketleri kısıtlandıysa önceden tespit edip gerekli müdahale erkenden yapılabilir, böylece muhtemel can kayıplarının önüne geçilebilir. Bu hayvanın midesine yerleştirilecek rumen sensör bolusu sayesinde hayvanların vücut sıcaklığı, mide sıvısında bulunan PH derecesi ve bir takım diğer sensörler vasıtasıyla hayvanların kızgınlık dönemi ve diğer olumsuz olabilecek komplikasyonların tespitini yaparak bize önceden haber verecek. Eskiden derlerdi ki hayvanların ağzı var dili yok. Fakat şimdi bu teknoloji sayesinde artık hayvanların ağzı var, dilleri de geliştirilecek teknoloji sayesinde olacaktır" dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>"Midede 5 yıl kadar durabiliyor"</strong></p>

<p>Bu proje ile daha verimli bir sığır yetiştiriciliğinin yapılacağını belirten Kaburcuk, "Bu sensör bolusu Avrupa'da birkaç firma tarafından geliştirilmişti. Fakat hali hazırda var olan sensör bir takım ilave bileşenlere ihtiyaç duymaktaydı. Fakat bizim geliştireceğimiz bu sensör bolusu ile sadece hayvanın midesine yutturulacak kapsül yeterli olacak. İlave olarak dışarıda bir takım baz istasyonu veya tekrarlayıcılara ihtiyaç olmayacaktır. Avrupa'da muadili olan rumen sensör bolusları yaklaşık 150 dolar civarındayken bizim geliştirmeyi planladığımız sensör bolusları yaklaşık 50-60 dolar civarında olacak. Böylece daha sade, daha uygun ve daha kullanışlı olarak insanımıza sunulacak. Bilim ve Teknoloji yöneticiliğinde gerçekleştirilecek olan bu ürün Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi koordinasyonunda gerçekleştirilecektir. Bildiğiniz üzere bazı eski çizgi filmlerden hayvanları konuştururlardı. Bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde artık hayvanlar da konuşabilecek. Eskiden bu düşünce hayaldi fakat bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde ülkemizde gerçekleşecek. Daha sürdürülebilir ve verimli bir şekilde sığır yetiştiriciliği yapılacaktır. Böylece ülkemizde süt üretim miktarı ve et üretim miktarının artmasına neden olacaktır. Geliştirilecek olan rumen sensör bolusu, hayvanın midesinde yaklaşık beş yıl kadar durabiliyor" ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="222222-5" class="detail-photo img-fluid" height="505" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/03/222222-5.png" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/filmler-gercege-donustu-bu-teknoloji-ile-hayvanlar-insanlarla-konusabilecek</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2026/03/untitled-1-5920.jpg" type="image/jpeg" length="38249"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST'in Türkiye İkincisi Gelidonya, Norveç'te Ülkesini Temsil Edecek]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/teknofestin-turkiye-ikincisi-gelidonya-norvecte-ulkesini-temsil-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/teknofestin-turkiye-ikincisi-gelidonya-norvecte-ulkesini-temsil-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST 2025'te insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olan Gelidonya İDA Takımı, Norveç'in Trondheim şehrinde düzenlenen NJORD Autonomous Ship Challenge yarışmasında Türkiye'yi temsil etmeye hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Gelidonya İDA Takımı, Norveç'te düzenlenen NJORD Autonomous Ship Challenge yarışmasında Türkiye'yi temsil edecek. Yerli ve milli teknolojiler geliştirme hedefiyle Elazığ Deneyap atölyelerinde çalışmalarını sürdüren Gelidonya Takımı, daha önce TEKNOFEST kapsamında düzenlenen İnsansız Deniz Aracı Yarışması'nda 2025 yılında Türkiye ikinciliği elde ederek önemli bir başarıya imza atmıştı. Norveç'te gerçekleştirilecek olan bu prestijli yarışmada yer alacak Gelidonya Takımı, geliştirdikleri insansız su üstü araçlarıyla hem mühendislik kabiliyetlerini sergilemeyi hem de Türkiye'nin savunma ve denizcilik teknolojilerindeki potansiyelini Avrupa'da göstermeyi hedefliyor.</p>

<p><img alt="4-175" class="detail-photo img-fluid" height="850" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/03/4-175.png" width="1629" /></p>

<p><strong>"Ülkemizi hem ulusal hem de uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmenin gayreti içerisindeyiz"</strong></p>

<p>Yarışmada Türkiye'yi temsil etmekten hem mutlu hem gururlu olduklarını ifade eden Takım Kaptanı Yunus Emre Güler, "Geçen sene ekibimizle Teknofest Malivatan çerçevesinde insansız deniz aracı kategorisinde ikincilik derecesi elde ettik. Bu başarıyla yetinmek istemedik, bu sene ülkemizi uluslararası alanda temsil etmek için Norveç'te düzenlenecek olan New York Challenge yarışmasına başvurumuzu yaptık. Ön başvuru ve rapor aşamasının ardından yarışmada ülkemizi temsil etmeye hak kazandık. İnşallah ekibimizle birlikte ülkemizi yarışmada da en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyoruz. Milli teknoloji hamlesi idealinde çalışmalarımızı sürdüreceğimizi düşünüyoruz. En büyük destekçilerimiz olan başta kendi aileme, ardından arkadaşlarımın ailelerine çok teşekkür ediyorum. Bu yolda benimle birlikte emek veren tüm ekip arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum. Biz gençler olarak elimizden gelen tüm gayreti ve çabayı gösteriyoruz. Ülkemizi hem ulusal hem de uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmenin gayreti içerisindeyiz. Hem milletimizin teknolojiye olan ilgisini, hem de devletimizin bu alanda yapmış olduğu yatırım ve desteği çok iyi biliyoruz. Daha iyisini de göstereceğiz inşallah. Tüm devletimizin ve milletimizin hem dualarını hem de desteğini bekliyoruz" dedi.</p>

<p><img alt="3-253" class="detail-photo img-fluid" height="840" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/03/3-253.png" width="1595" /></p>

<p><strong>"Barbaros Hayrettin Paşa'nın, denizlere hakim olan cihana hakim olur sözünden ilham alarak çıktığımız bu yolda milletimizin gururunu yaşıyoruz"</strong></p>

<p>TEKNOFEST 2025'te insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olduklarını hatırlatan Mustafa İsa Oruçtutan ise "Akımımızda donanım, mekanik ve yazılım ekibinden sorumluyum. Bu sene TEKNOFEST 2 bin 25 yarışmasında insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olduk. Barbaros Hayrettin Paşa'nın, denizlere hakim olan cihana hakim olur sözünden ilham alarak çıktığımız bu yolda milletimizin gururunu yaşıyoruz. Norveç'in Trondheim şehrinde düzenlenen ve üst seviye bir yarışma olan New York Challenge, otonom yüzey aracı yarışmasına başvurduk. Rapor aşamasının ardından bize kabul maili geldi ve yarışmaya katılmaya hak kazandık. Bu yarışmanın, bizim bu uğurda geliştirdiğimiz sistemleri uluslararası arenada nasıl temsil edeceğimizin bir göstergesi olacağını düşünüyorum. Ekip arkadaşlarımın ve ailelerimizin destekleriyle inşallah dereceye girip döneceğiz" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="2-381" class="detail-photo img-fluid" height="833" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/03/2-381.png" width="1590" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/teknofestin-turkiye-ikincisi-gelidonya-norvecte-ulkesini-temsil-edecek</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2026/03/untitled-1-5806.jpg" type="image/jpeg" length="53385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fake Hesaplar ve Yapay Zekâ İftiraları Endişe Yaratıyor]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/fake-hesaplar-ve-yapay-zeka-iftiralari-endise-yaratiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/fake-hesaplar-ve-yapay-zeka-iftiralari-endise-yaratiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kimliği belirsiz hesaplardan yapılan hakaret ve iftiralar ile yapay zekâ ile üretilen sahte içerikler sosyal medyada yeni bir tehdit alanı oluşturuyor. Uzmanlar, hem yasal düzenlemelerin hem de kullanıcı bilincinin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojinin hızla gelişmesi ve sosyal medyanın günlük hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte, son yıllarda sahte hesaplar üzerinden yapılan hakaret, iftira ve karalama içerikli paylaşımlarda dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Kimliği gizlenen hesaplardan yapılan bu tür paylaşımlar, hem bireyleri hem de toplumsal huzuru hedef alan ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medya platformlarında adı sanı belli olmayan hesaplar üzerinden kişilere yönelik hakaret, küfür ve iftira içeren paylaşımların artması toplumun birçok kesiminde rahatsızlık oluşturuyor. Uzmanlar, bu tür içeriklerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve doğrudan kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını belirtiyor.</p>

<p>Son dönemde ise soruna yapay zekâ teknolojilerinin kötüye kullanımı da eklendi. Yapay zekâ ile oluşturulan sahte görseller, montaj videolar ve manipülatif içerikler aracılığıyla bazı kişiler hakkında gerçek dışı iddialar yayılabiliyor. Bu durum, dezenformasyonun daha hızlı yayılmasına ve kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine neden olabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre yapay zekâ teknolojileri doğru kullanıldığında önemli kolaylıklar sağlıyor. Ancak kötü niyetli kişiler tarafından kullanıldığında dezenformasyon ve itibar suikastı aracı haline gelebiliyor. Bu durum, sosyal medyada güven sorununu da beraberinde getiriyor.</p>

<p>Toplumun birçok kesimi, fake hesapların arkasına saklanarak yapılan hakaret ve iftira paylaşımlarının yanı sıra, yapay zekâ ile üretilen sahte içeriklerin de toplumsal güveni zedelediğini ifade ediyor.</p>

<p>Öte yandan Akın Gürlek de daha önce yaptığı açıklamalarda sosyal medya ile ilgili yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını ifade etmişti. Gürlek, özellikle sahte hesaplar üzerinden yapılan hakaret ve iftira paylaşımlarına dikkat çekerek, sosyal medyada kimlik doğrulamasına dayalı daha şeffaf bir sistemin gündeme gelebileceğini belirtmişti.</p>

<p>Bu açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, birçok kesim sosyal medyada sahte hesapların önüne geçecek yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini dile getiriyor.</p>

<p>Uzmanlar ise kullanıcıların karşılaştıkları içeriklerin doğruluğunu sorgulamaları gerektiğine dikkat çekiyor. Fake hesaplar ve yapay zekâ ile üretilmiş manipülatif içeriklere karşı toplumun bilinçli olması, sosyal medyada güven ortamının korunması açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p><img alt="4946728" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/03/4946728.jpg" width="1200" /></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/fake-hesaplar-ve-yapay-zeka-iftiralari-endise-yaratiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2026/03/untitled-1-5503.jpg" type="image/jpeg" length="83107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ODTÜ'nün Geliştirdiği Robotlar TSK Envanterinde]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/odtunun-gelistirdigi-robotlar-tsk-envanterinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/odtunun-gelistirdigi-robotlar-tsk-envanterinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Robotik ve Yapay Zeka Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde (ROMER), yapay zeka teknolojileriyle donatılmış insansı robotlar ve köpekler geliştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ODTÜ ROMER bünyesinde, yapay zeka teknolojileriyle donatılmış insansı robotlar ve köpekler geliştirildi. Çalışmalar kapsamında geliştirilen robotların, insan-makine etkileşimini güçlendirmeye yönelik olarak tasarlandığı belirtildi. ODTÜ ROMER'de yürütülen projelerde, yapay zeka algoritmalarıyla desteklenen insansı robotların çevresel algılama, öğrenme ve etkileşim kabiliyetlerinin artırılması hedeflenirken, geliştirilen robotların; eğitim, sağlık, savunma sanayi ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok alanda kullanılmasının planlandığı açıklandı. ROMER'de gerçekleştirilen çalışmalarla robotların, insan hareketlerini analiz edebilme, sesli ve görsel komutlara yanıt verebilme ve otonom karar alma yeteneklerinin geliştirildiği ifade edildi. Yapay zeka tabanlı sistemler sayesinde robotların, farklı senaryolara uyum sağlayarak öğrenme süreçlerini sürdürebildiği aktarıldı. ODTÜ ROMER'de geliştirilen insansı robot projelerinin, Türkiye'nin yerli ve milli teknoloji hedefleri doğrultusunda önemli bir adım olduğu vurgulanırken, çalışmaların önümüzdeki dönemde daha ileri seviyelere taşınmasının amaçlandığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"2029 yılında 2 tane mikrorowerımız Ay'a gidecek"</p>

<p><img alt="Şlşlşl-1" class="detail-photo img-fluid" height="505" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/01/slslsl-1.jpg" width="860" /></p>

<p>Yeniçeri isminden türettiği ‘Çeri' isimli mikrorowerların 2029 yılında görev yapmak üzere Ay'a gideceğini belirten projenin hocası ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Öğretim Üyesi Görkem Güloğlu, "Bu projenin amacı, 2029 yılında Çin'in göreviyle Ay'a 2 tane mikrorowerımız gidecek. Tamamen burada geliştirdiğimiz, burada ürettiğimiz ROMER Mühendisliğinde ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin öz kaynaklarıyla ürettiğimiz 2 tane mikrorowerımızı, 2029 yılında Ay yüzeyinde görev yapmak üzere tasarlamaktayız. Öncelikle ileri teknoloji gelişimine, sağlık gelişimi konusunda çalışmalarımız oluyor. Dünyada ve uzayda çalışan robotik robotların arasında farklar var. Bunlar için ileri teknoloji ürünleri kullanmaktayız. Bu şekilde ülkemizde ileri seviyede, ileri teknoloji ürün çalışmaları yapmaktayız. Bu sayede insan gücü ve insan eğitimi sağlamaktayız. Bu yola 2024 yılında Çin Uzay Ajansı'nın açtığı bir çağrı ile çıktık. O çağrıya yanıt olarak bir projemizden bahsettik. Tüm dünyaya açılmış bir çağrıydı. Birçok ülkenin Avrupa'dan, Afrika'dan, Asya'dan başvurduğu bir çağrıydı. Bu çağrının sonucunda bizim iki tane mikrorowerımız aya gitmek üzere seçildi" diye konuştu.</p>

<p>"Rex, TSK envanterine girdi"</p>

<p>Üretilen ve geliştirilen Rex isimli cihazın Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girdiğini ifade eden ODTÜ ROMER'in müdürü Doç.Dr. Erol Şahin ise, "ROMER, ODTÜ Robotik ve Yapay Zeka Çalışmaları'na ilişkin bir merkez. Birçok gelişmiş projelerin yürütüldüğü bir yer. İlgili hocalarla araştırma altyapısını sunan, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı desteğiyle kurulmuş olan bir merkez. Geçtiğimiz günlerde 5'inci yılımızı doldurduk. Şu anda da daha aktif olarak birçok projemizi yürütüyoruz. Projelerimiz aslında birçok değişik alanı kapsıyor. Sosyal medyada olan Mottiş'i görüyorsunuz. Mottiş aslında bizim 4 yıl boyunca çalıştığımız bir platform. Hazır bir platform. Onun üzerinde değişik hareket algoritmalarını tasarlıyoruz. Bir taraftan da özellikle endüstriyel ortaklarımızla beraber benzer platformların yazılımsal gelişimini de yapıyoruz. Orada insansı bir robotu görüyoruz. Benzer konuları çalışmak üzere o da yeni alındı. 3'üncü bir platformumuz daha var. O da Rex diye bir platform. Bu da akademideki bir hocamızın geliştirdiği bir platform. Geçtiğimiz yıl içinde esasında ürünleşti ve TSK'nın envanterine girdi. Yaptığımız çalışmalar, projeler esasında çok değişik alanları kapsıyor" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Yyuyuu" class="detail-photo img-fluid" height="505" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/01/yyuyuu.jpg" width="860" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/odtunun-gelistirdigi-robotlar-tsk-envanterinde</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2026/01/uuyuyuy.jpg" type="image/jpeg" length="98957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yağmur Suyunu Dönüştürüyor, Tasarruf Sağlıyor]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/yagmur-suyunu-donusturuyor-tasarruf-sagliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/yagmur-suyunu-donusturuyor-tasarruf-sagliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğa dostu bir yaklaşımla tasarlanan Yaşar Üniversitesi'nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı, akıllı enerji sistemleri ve dijital su takibiyle LEED Yeşil Bina Sertifikası yolunda ilerleyen örnek bir yapı olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sürdürülebilir kampüs hedefiyle hayata geçirilen Yaşar Üniversitesi'nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı ve akıllı enerji sistemleriyle doğa dostu mimarisi ile dikkat çekiyor. LEED Yeşil Bina Sertifikası alma yolunda ilerleyen yapı, her damla suyun dijital olarak takip edildiği sistemiyle geleceğin eğitim alanları için de örnek oluyor. İklim krizi ve su kaynaklarının korunması küresel bir gündem maddesi haline gelirken, Yaşar Üniversitesi bu alanda somut ve öncü bir adım atmış oldu. Üniversitenin yeni eğitim binası M Blok, sürdürülebilir bir ekosistem olarak tasarlandı. Çatıya düşen her damla yağmurun depolandığı, enerjinin güneşten sağlandığı ve sensörlerle israfın önüne geçildiği bina, İzmir'de sürdürülebilir kampüs anlayışına örnek oldu.</p>

<p>Yağmur hasadıyla su tasarrufu</p>

<p>Çatısına kurulan sifonik yağmur sistemi aracılığıyla toplanan suların 420 ton kapasiteli dev bir sarnıca iletilmesiyle dikkat çeken binada arıtılan sular; peyzaj sulamasından ortak kullanım alanlarına kadar binanın pek çok noktasında yeniden kullanılıyor. Üst SCADA (Merkezi Denetleme ve Veri Toplama) sistemi sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenirken, muhtemel sızıntılar uzaktan izlenebilir akıllı sayaçlarla anında tespit edilerek müdahale ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enerjiyi üreten ve yöneten bina</p>

<p>Yaşar Üniversitesi M Blok, su tasarrufunun yanı sıra enerji verimliliğiyle de öne çıkıyor. Binanın anlık enerji ihtiyacının yüzde maksimum 30'u, üzerine kurulu güneş panellerinden sağlanıyor. Yapı içerisindeki 862 adet varlık sensörü, insan yoğunluğunu takip ederek aydınlatma, iklimlendirme ve akıllı tahta sistemlerini optimize ediyor. İnsan bulunmayan alanlarda sistemlerin otomatik olarak kapanması sayesinde gereksiz enerji tüketimi tamamen ortadan kaldırıyor.</p>

<p>Teknolojik ve çevreci bina, Yaşar Üniversitesi'nin karbon ayak izini azaltma vizyonunun hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="Sdsdsd-8" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/01/sdsdsd-8.jpg" width="2000" /></p>

<p>"Doğaya saygılı bir iş yapıyoruz"</p>

<p>Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Su Konferansı'nda mimarı olduğu yeni eğitim binasını örnek gösteren Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş de projenin felsefesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p>"Kentlerimizi betonlaştırdık ve yağmurun toprağa ulaşmasına engel olduk. M Blok projesinde bu döngüyü tersine çevirmeyi hedefledik. 32 bin metrekarelik bu yapıda sürdürülebilirliği, ekonomiyi ve çevre duyarlılığını merkeze aldık. İç mekânlarda sistem tasarımları ve seçilen ürünlerle yüzde 50 su tasarrufunu hedefledik. Hem enerjiyi verimli kullanmak hem de insan konforunu sağlamak adına doğaya saygılı bir işe imza attık."</p>

<p>LEED Yeşil Bina Sertifikası hedefi</p>

<p>Yaşar Üniversitesi İnşaat Bakım-Onarım Yatırım Daire Başkanı Yetkin Türk ise sürecin prestijli bir ödülle taçlanacağını belirterek, "Gezegenin kaynaklarını koruma motivasyonuyla çıktığımız bu yolda, M Bloğu üst seviye bir skorla LEED Yeşil Bina Sertifikası ile belgelendirmek için çalışmalarımız sürüyor" dedi.</p>

<p><img alt="Yuyuyuy-9" class="detail-photo img-fluid" height="1582" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/01/yuyuyuy-9.jpg" width="3000" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/yagmur-suyunu-donusturuyor-tasarruf-sagliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 19:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2026/01/uiuiuiu-5.jpg" type="image/jpeg" length="71163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Veri Çağında Reklamcılık, Duygusal Bağ Arayışına Giriyor]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/veri-caginda-reklamcilik-duygusal-bag-arayisina-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/veri-caginda-reklamcilik-duygusal-bag-arayisina-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Mehmet Yakın, dijital çağda reklamcılığın sınırlarının veri büyüklüğünden çok verinin kullanım biçimiyle belirlendiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital teknolojilerin günlük yaşamın merkezine yerleşmesiyle markalar ile kullanıcılar arasındaki ilişki yeniden tartışma konusu oldu. Akıllı telefonlar ve algoritmalar aracılığıyla toplanan verilerin, kişiselleştirilmiş iletişimde hangi noktada rahatsızlık oluşturduğu sorusu öne çıkarken, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Mehmet Yakın, reklamcılığın yeni sınır hattına dikkat çekti.</p>

<p>"Reklamcılık artık sadece bağıran mesajlardan ibaret değil"</p>

<p>İletişim dünyasında önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten Doç. Dr. Yakın, reklamcılığın artık yalnızca dikkat çekmeye odaklanan bir yapıdan uzaklaştığını ifade etti. Yakın, Psychology &amp;amp; Marketing dergisinde yayımlanan güncel çalışmalara atıf yaparak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Bu araştırmalar modern insanın en büyük çelişkisini ‘kişiselleştirme paradoksu’ olarak tanımlıyor. Bir marka bizi anladığında olumlu hissediyoruz; ancak fazla anladığını, özel alanımıza girdiğini düşündüğümüzde rahatsızlık duyuyoruz."</p>

<p>"Algoritmik empati sınavı"</p>

<p>Doç. Dr. Yakın, bu durumu "algoritmik empati sınavı" olarak nitelendirerek, reklamcılığın yeni ölçütünün veri miktarı değil, verinin sınırlarına saygı olduğunu vurguladı. Markaların veriyi bir satış aracı olarak değil, kullanıcıyı anlamaya yönelik bir araç olarak kullanması gerektiğini savunan Yakın, dijital platformların yeni nesil bir "dijital refakatçilik" anlayışı geliştirdiğini dile getirdi.</p>

<p>Nöro-iletişim: Duygusal etki öne çıkıyor</p>

<p>Sürecin yalnızca ekranlarla sınırlı kalmadığını belirten Yakın, Neuromarketing alanındaki bulguların da bu dönüşümü doğruladığını söyledi. Söz konusu araştırmaların, insanların reklamlarda mantıktan çok duygusal etkiye tepki verdiğini ortaya koyduğunu ifade eden Yakın, durumu şu sözlerle açıkladı:</p>

<p>"Teknoloji iletişimin iskeletiyse, duygu onun kas grubudur. İskelet ayakta tutar, kas grubu ise harekete geçirir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Z kuşağı ‘alakasız’ markalara mesafeli</p>

<p>Markaların kullanıcılarla daha duygusal bir bağ kurmaya yöneldiğini belirten Yakın, bu yaklaşımın özellikle genç kuşaklar açısından belirleyici olduğunu söyledi. Frontiers in Communication raporuna göre Z kuşağının, kendisini tanımayan markaları "vakit hırsızı" olarak gördüğünü aktaran Yakın, gençlerin asıl rahatsızlığının gözetlenmekten değil, teknolojinin ruhsuz ve alakasız kullanılmasından kaynaklandığını ifade etti.</p>

<p>"Gelecek, insan hikâyesini kodlara ekleyebilenlerin"</p>

<p>Değerlendirmesinde iletişimin geleceğine de değinen Doç. Dr. Yakın, teknolojinin iletişimi sayısal verilere indirgeme potansiyeline sahip olduğunu, ancak bu verilere anlam kazandırmanın hâlâ insanın elinde bulunduğunu vurguladı. Yakın, geleceğin yalnızca kod yazabilenlerin değil, kodların arasına insan hikâyesi yerleştirebilenlerin olacağını belirterek iletişimin yeni dönemini "istatistiğin şiirini yazma süreci" olarak tanımladı.</p>

<p><img alt="Uıuıu" class="detail-photo img-fluid" height="505" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/01/uiuiu.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/veri-caginda-reklamcilik-duygusal-bag-arayisina-giriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Jan 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2026/01/klolsoso.jpg" type="image/jpeg" length="70090"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilişim Uzmanı Uyardı: E-Devlet'in Kopyalarıyla Dolandırıcılığa Dikkat]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/bilisim-uzmani-uyardi-e-devletin-kopyalariyla-dolandiriciliga-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/bilisim-uzmani-uyardi-e-devletin-kopyalariyla-dolandiriciliga-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van'da bilişim uzmanı Bilgin Berge, dolandırıcıların e-Devlet'in birebir kopyalarını oluşturarak vatandaşları tuzağa düşürdüğünü belirterek uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dolandırıcıların özellikle sosyal medya üzerinden güvenilir ya da onaylı görünen sayfalar aracılığıyla link paylaştığını ifade eden bilişim uzmanları, vatandaşların bu tür bağlantılara doğrudan tıklamaması gerektiği konusunda uyarıyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile emin olunmadan işlem yapılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, güvenli yöntemin arama motoru üzerinden e-Devlet yazarak ya da doğrudan "turkiye.gov.tr" adresine girerek işlem yapmak olduğunu dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz"</p>

<p>İHA muhabirine konuşan bilişim uzmanı Bilgin Berge, bu tür girişimlerin ilk kez yaşanmadığını ve benzer dolandırıcılık yöntemlerinin devam edeceğini belirtti. Dolandırıcıların genellikle insanların zaaflarını hedef aldığını ifade eden uzman Berge, "Bu nedenle öncelikle halkımızın bilinçli olması gerekiyor. Sosyal medyada güvenilir görünen, hatta onaylı bir sayfa dahi bir paylaşım yapıyorsa, doğrudan tıklamamak gerekiyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile bundan emin olmadan işlem yapılmamalı. Zaten basit ve güvenli yöntemler var. Arama motoruna "e-Devlet" yazarak ya da doğrudan turkiye.gov.tr adresine girip ilgili başlığı aratarak o başvuru formuna ulaşabiliriz. Dolandırıcılar genellikle insanların zaaflarından faydalanır. Örneğin, ‘Daha önce kredi mi çektiniz? Kredinizin iadesi için tıklayın' gibi ifadeler kullanırlar. Oysa yapılması gereken şey basittir: e-Devlet'e giriş yapar, ‘kredi iadesi' diye aratırsınız. Eğer böyle bir hizmet varsa zaten resmi olarak karşınıza çıkar. Aynı şekilde para iadesi, sigorta iadesi ya da devletin ücretsiz bir şey dağıttığı yönündeki paylaşımlar da sıkça kullanılır. Açıkça söylemek gerekir ki, kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz. Eğer bir yerde paranın ya da iadenin reklamı yapılıyorsa, orada büyük ihtimalle bir dolandırıcılık vardır. Tıklamamak gerekir" dedi.</p>

<p>"tc' Türkiye'nin resmi uzantısı değildir"</p>

<p><img alt="Ghghghg-6" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/01/ghghghg-6.jpg" width="1600" /></p>

<p>İnternette veya sosyal medyada gezinirken dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın ‘alan adı' olduğunu dile getiren Berge, "Önce site ismine, ardından uzantısına bakılmalıdır. Resmi kurumlar genellikle ‘gov' uzantısını kullanır diye bir algı var. Ancak asıl önemli olan ‘gov'dan sonra gelen uzantıdır. Bu uzantı ‘.tr' midir, yoksa başka bir ülkeye mi aittir? Dolandırıcılar farklı ülkelerden alan adı alarak bu güven algısını bilinçli şekilde oluşturur. Örneğin ‘.tc' uzantısı sıkça kullanılır. Oysa ‘.tc' Türkiye'nin resmi uzantısı değildir. Ancak birçok kişi bunu Türkiye'ye ait sanır. Dolandırıcının amacı da zaten bu güveni sağlamaktır. Vatandaş bu siteye tıkladığında ‘Bu güvenli bir site' düşüncesiyle devlet bilgilerini girer ve bu bilgiler doğrudan dolandırıcının eline geçer" diye konuştu.</p>

<p>"Bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır"</p>

<p>Müfredatta bilgisayar operatörlüğünün olduğunu, ancak bilgisayar okuryazarlığının olmadığını ifade eden Berge, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Oysa bilgisayar okuryazarlığı, teknik detaylara boğulmadan herkesin anlayabileceği temel bilgileri kapsar. Operatörlük kadar kapsamlı değildir; 7'den 70'e herkesin anlayabileceği bir içerik sunar. Bu nedenle okullarda en az haftada bir saat bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır. Bunun yanında web okuryazarlığı ve temel siber güvenlik dersleri de müfredata eklenmelidir. Ayrıca bu eğitimler sadece okullarla sınırlı kalmamalıdır. Örneğin bir vatandaş telefon almadan önce kısa bir bilgilendirme eğitiminden geçebilir. Ya da evine internet bağlatmadan önce temel siber güvenlik konusunda zorunlu bir eğitim alması sağlanabilir. Belki 60 saatlik bir temel siber güvenlik eğitimi gibi uygulamalarla bu sorunların önüne geçilebilir. Bu tür önlemlerle hem bireysel farkındalık artar hem de dolandırıcılık girişimlerinin etkisi ciddi şekilde azaltılabilir."</p>

<p><img alt="Klklk" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2026/01/klklk.jpg" width="1600" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/bilisim-uzmani-uyardi-e-devletin-kopyalariyla-dolandiriciliga-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Jan 2026 20:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2026/01/kjkjkj.jpg" type="image/jpeg" length="78935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Jeneratörde Hibrit Dönemi Başladı]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/jeneratorde-hibrit-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/jeneratorde-hibrit-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emsa Jeneratör, Vestel ve Sparcon iş birliğiyle kesintisiz güç ihtiyacına çevre dostu bir çözüm sunmak amacıyla üretilen hibrit jeneratörün lansmanını Eskişehir'de yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lansman, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde (EOSB) bulunan Emsa Jeneratör Fabrikası'nda gerçekleştirildi. Emsa Jeneratör Genel Müdürü Gökhan Güner, Emsa Jeneratör AR-GE Müdürü Eminali Saral ve firma yetkilileri, lansman öncesinde Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, Vestel İş Geliştirme Müdürü Alper Çetin, Sparcon Kurucu Ortağı Altuğ Dağ ve beraberindeki sektör temsilcilerine fabrikayı gezdirerek faaliyetleri hakkında bilgilendirmede bulundu. Ardından, hibrit jeneratör detaylıca tanıtıldı.</p>

<p></p>

<p>Geleceğin sürdürülebilir enerji çözümü</p>

<p>Hibrit jeneratörün enerjiyi sadece üretmekle kalmayıp optimize ettiği, depoladığı ve çevreyi koruduğu belirtildi. Güneş enerjisinin temiz gücüyle birleşen lityum bataryaların uzun ömürlü kapasitesi, dizel operatörlerin sağlamlığı ve hepsinin hibrit invertör tarafından akıllıca yönetilmesi sonucunda akıllı, kesintisiz ve esnek bir enerji çözümü sunulduğu ifade edildi. Sistemin yüzde 90'a varan yakıt tasarrufu, sıfıra yakın emisyon ve kesintisiz enerji güvenliği sağladığı vurgulandı.</p>

<p></p>

<p>"Emsa Jeneratör'ümüz ile gurur duyuyoruz"</p>

<p>Lansmana katılan ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, "Emsa, odamızın en değerli üyelerinden. Teknoloji üretiyorlar, ihracatları oldukça yoğun. Türkiye'nin önemli jeneratör üreticilerinden. Bu anlamda, Vestel ile yapmış oldukları teknolojik uygulamalar ve yenilikler ile güçlerine güç katmaya devam ediyorlar. Bugün görmüş olduğumuz hibrit sistem aslında bir ihtiyaçtan doğuyor. Emsa'nın böyle bir uygulamada öncülük etmesi ve Vestel gibi Türkiye'mizin milli gururu olan bir teknoloji şirketiyle de iş birliği içerisinde olması son derece kıymetli. Türk mühendislerine güvenmek, inanmak gerekiyor. Bizler her şeyi en iyi şekilde yapabilecek kabiliyetlere sahip insanlarız. Bu anlamda şirketlerimiz de böyle. Emsa Jeneratör'ümüz ile gurur duyuyoruz" dedi.</p>

<p><img alt="Pğpğpğ-2" class="detail-photo img-fluid" height="505" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2025/12/pgpgpg-2.jpg" width="860" /></p>

<p>"Yenilenebilir enerjiyle çalışan ürün geliştiriyoruz"</p>

<p>Emsa Jeneratör Genel Müdürü Gökhan Güner, "Emsa olarak biz, zaten 102 ülkeye ihracat yapan bir firmayız. Avrupa'yla da ilişkilerimiz kuvvetli. Sürdürülebilirlikle ilgili bazı çalışmalarımız var. Karbon ayak izi hesaplaması, su ayak izi hesaplaması ve sürdürülebilirlik raporlarımızı yayınladık. Bununla alakalı da elektrik, su ve araç yakıtları tüketimiyle alakalı 2026 yılında yüzde 25 civarında bir tasarrufa gitmeyi planlıyoruz. Biz karbon ayak izi tarafında fosil yakıtlarla çalışan dizel jeneratörler üretiyoruz. Bunun yanında yenilenebilir enerjiyle çalışan, yani hibrit sistemler, güneş enerjisi sistemleri ve batarya enerji depolama sistemleriyle ilgili de ürün geliştiriyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Üç büyük firmanın böyle bir ürün çıkarması bizi de heyecanlandırdı"</p>

<p>Emsa Jeneratör AR-GE Müdürü Eminali Saral, şunları söyledi:</p>

<p>"Üç büyük firmanın böyle bir proje altında buluşması ve ortaya bir ürün çıkarması bizi de çok heyecanlandırdı. İşin en güzel tarafı, böyle bir ürün ortaya çıktıktan sonra ticari olarak bize fayda sağlayacağını görmüş olduk. ESO başkanımızın katılımıyla beraber çok güzel bir etkileşim oldu. Bizim vizyonumuz, genel jeneratör sistemlerini akü sistemleri ve güneş panelleri ile entegre ederek daha çevreci yakıt tüketimi, daha düşük karbon ayak izi, sessiz ve kesintisiz bir güç sistemini müşterilerimize sunmak."</p>

<p></p>

<p>"İki sistemi birlikte kullandığımızda kesintisiz hizmet alabiliyoruz"</p>

<p>Vestel İş Geliştirme Müdürü Alper Çetin, "Batarya ve jeneratör sistemleri uygulama amacıyla aslında birbirinden çok da farklı sistemler değil. Birbirlerini tamamlayan özellikleri var. Jeneratörler elektrik kesintilerinde uzun süreli bir enerji tedariği sağlayabiliyorlar. Batarya enerji depolama sistemleri ise, bataryalar içerisindeki enerjiyi belli bir süre ikame edebiliyorlar. Burada fark, bataryalar bu işi kesintisiz bir şekilde yaparken, jeneratörlerin bir süre kesintiye ihtiyaç duymaları. Dolayısıyla, bu iki sistemi birlikte kullandığımızda kesintisiz ve sürekli bir enerji hizmeti alabiliyoruz. Aynı zamanda, batarya sistemleriyle mikrogrid küçük şebekeli uygulamalarda güneş enerjisi ve diğer kaynakların da entegrasyonunu mümkün hale getirebiliyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu ürünün amacı, farklı sektörlere çözüm sunmak"</p>

<p>Sparcon Kurucu Ortağı Altuğ Dağ ise "Sparcon olarak biz, bunun mühendislik ve tasarım tarafında bulunuyoruz. Üretmiş olduğumuz Emsa hibrit ürünlerinin pazarlanması ve mühendislik tarafındaki hesaplamanın yapılması noktasında yer alıyoruz. Gelişen dünyada, dijitalleşen ve dönüşen enerji piyasasında kesintisiz enerji kaynaklarının sınırlı olması, bir de batarya teknolojilerinin ve jeneratörün birlikte çalışma noktasındaki mühendislik kavramlarının henüz başarılı noktaya gelmemesi nedeniyle biz hibrit jeneratörü geliştirme fırsatı bulduk. Bu ürünün amacı, kesintisiz güç kaynağı isteyen data sunucuları, jeneratör isteyen hastaneler veya farklı sektörlere çözüm sunmak" diye belirtti.</p>

<p><img alt="Tytyty-2" class="detail-photo img-fluid" height="505" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2025/12/tytyty-2.jpg" width="860" /></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/jeneratorde-hibrit-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Dec 2025 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2025/12/i.jpg" type="image/jpeg" length="12576"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çevre Eğitim Ve Bilim Merkezi Yeni Atölyeleriyle Öğrencileri Bekliyor]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/cevre-egitim-ve-bilim-merkezi-yeni-atolyeleriyle-ogrencileri-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/cevre-egitim-ve-bilim-merkezi-yeni-atolyeleriyle-ogrencileri-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından çocuklarda çevre bilincini artırmak ve bilimsel etkileşimli öğrenme ortamı sunmak amacıyla faaliyete alınan Çevre Eğitim ve Bilim Merkezi’nin 2. etap çalışmalarında sona gelindi. Cihaz sayısı artırılan ve donanımları geliştirilen merkezde çocuklar için eğitim atölyeleri oluşturuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkıda bulunmak ve erken yaşlardan itibaren çocuklarda çevre bilincini geliştirmek amacıyla Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından faaliyete alınan Çevre Eğitim ve Bilim Merkezi’nin kapasitesi güçlendiriliyor. Yenilikçi ve vizyoner bakış açışıyla çocuklara yönelik hizmetlerde standartları hep daha ileriye taşıyan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın liderliğinde merkezin 2. etap çalışmalarında sona gelindi. Bugüne kadar 56 okuldan 6 bin 226 öğrenciyi ağırlayan Çevre Eğitim ve Bilim Merkezi’nde yeni eğitim atölyeleri oluşturulurken cihaz sayısı da yükseltildi.</p>

<p>Karesi ilçesindeki Ahmet Edip Uğur Gençlik Kültür ve Aktivite Merkezi’nde 270 metrekare alan üzerine kurulu Çevre Eğitim ve Bilim Merkezi’nde 2. Etap kurulum ve tadilat çalışmalarında sona gelindi. Toplamda 720 metrekare alanda faaliyet göstermesi planlanan merkezde 9 yeni cihaz alımıyla birlikte toplam cihaz sayısı 27’ye yükseltildi. Modern ve konforlu alanlarda öğrencilerin eğlenerek öğrenebilecekleri eğitim atölyeleri oluşturuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnteraktif ve eğlenceli eğitim</p>

<p>Çevre Eğitim ve Bilim Merkezi’ne eklenecek yeni eğitim alanları, etkileşimli cihazlar ve uygulama atölyeleriyle çocuklar ve gençlerin öğrenme imkânları da artırılıyor. Atık yönetiminden yenilenebilir enerji kaynaklarına, iklim değişikliğinden doğa olaylarına kadar birçok konuda öğrencilere bilimsel deneyler ve gözlemler sunan merkezde sosyal, öğrenme fırsatları ön plana çıkıyor. İklim krizi, yenilenebilir enerji ve atık yönetimi gibi çağın kritik çevre sorunlarına karşı çocuklara küçük yaşlardan itibaren farkındalık oluşturan Çevre Eğitim ve Bilim Merkezi, yeni eklenen cihaz ve eğitim alanlarıyla öğrencilerin çevresel eğitim alanında gelişmesine katkı sunuyor.</p>

<p><img alt="Bvbvbv" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2025/12/bvbvbv.jpg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/cevre-egitim-ve-bilim-merkezi-yeni-atolyeleriyle-ogrencileri-bekliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Dec 2025 19:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2025/12/fgfgfg-4.jpg" type="image/jpeg" length="91087"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay Zeka Destekli Sanal Doktor, Sesi Dinliyor, Yüzü Okuyor Ve Hastalığı Buluyor]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/yapay-zeka-destekli-sanal-doktor-sesi-dinliyor-yuzu-okuyor-ve-hastaligi-buluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/yapay-zeka-destekli-sanal-doktor-sesi-dinliyor-yuzu-okuyor-ve-hastaligi-buluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazılımcı Fesih Sönmez tarafından geliştirilen yapay zekâ destekli sistem, hastalıkların ön teşhisinde doktorlara büyük kolaylık sağlayacak. Sönmez'in kısa sürede geliştirdiği bu sistem, görüntü, ses ve konuşma analizleriyle hastalık belirtilerini tespit edebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda yapay zekâ teknolojileri, sağlık başta olmak üzere pek çok sektörde büyük dönüşümlere yol açtı. Artık yalnızca verileri analiz eden değil insan davranışlarını, ses tonunu, ruh halini ve fizyolojik değişimleri de anlayabilen sistemler geliştiriliyor. Bu gelişmeler, sağlık alanında erken teşhis ve hasta yoğunluğunu azaltma noktasında umut verici bir dönemin kapılarını aralıyor. Bu yenilikçi çalışmalardan birini ise yazılımcı Fesih Sönmez tarafından geliştirildi. Kısa bir sürede hayata geçirdiği yapay zekâ destekli teşhis sistemiyle Sönmez, sağlık sektörüne önemli bir katkı sunmayı hedefliyor. Hastanelerde yaşanan yoğunlukları gözlemleyen Sönmez, bu fikrin aklına bu süreçte geldiğini belirtti. Özellikle acil servislerde ve polikliniklerde yaşanan yoğunlukların, hastalıkların erken teşhisini geciktirdiğini fark eden Sönmez, yapay zekâ ile bu süreci hızlandırmayı hedefledi. Sönmez'in geliştirdiği sistem, dört farklı yapay zekâ modelini aynı anda kullanıyor. İlk aşamada görüntü modeli devreye giriyor. Kamera karşısına geçen kişinin ruh halini, yaşını ve genel durumunu analiz eden sistem, bu verileri ikinci aşamaya aktarıyor. Ardından ses modeli, kullanıcının ses tonunu, nefes alıp verişini, öksürük veya ses kısıklığı gibi semptomları tespit ediyor. Üçüncü aşamada konuşma modeli, kullanıcının cümlelerini analiz ederek sağlıkla ilgili kelimeleri ve muhtemel hastalık belirtilerini ayıklıyor. Bu veriler, arka planda eğitilmiş diğer modellere gönderilerek işleniyor. Son aşamada sistem, elde ettiği tüm bilgileri birleştirerek hastalık ihtimallerini kullanıcıya belli bir oranda sunuyor. Fesih Sönmez, yakın zamanda bu teknolojilerin cep telefonlarına da entegre edilerek herkesin kolayca erişebileceği söyleyerek, "Yapay zeka, artık sadece bir yardımcı değil, sağlıkta erken teşhisin en güçlü destekçisi olacak" dedi.</p>

<p>"Ön teşhis çok önemli"</p>

<p>Fesih Sönmez, yapay zeka kullanarak böyle bir model geliştirdiğini söyleyerek, "Yapay zeka modellerini eğiterek, böyle bir sistem geliştirdim. Bu modeli çok kısa bir süre içerisinde geliştirdim. Bazen hastanelerde öyle yoğunluklar oluyor ki bu sistem hastalıkların ön teşhisinde önemli bir rol oynuyor. Böyle yapay zeka destekli sistemlerin oluşu, bu tarz iş yoğunluğunun önüne geçebilir. Hastaların hangi hastalık grubunda olduğunu anlayabiliyor. Sağlıkta ön teşhisin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yapay zeka desteği ile bu işin hızlanacağı fikrindeyim. Bu modelleri yakın zamanda telefonlarımızda dahi görebiliriz. O an hem görüntüden hem sesten hem de konuşmanızdan sizin hangi hastalığa doğru gittiğinizi belli bir doğrulukta söyleyebilecek. Erken teşhisin öneminin farkında olmamız gerekiyor. Çünkü hastalıklar geç teşhis edildiğinde çokta bir faydası olmuyor. Ama bu tür sistemler hastalığın bulunmasını pratik hale getiriyor. Eğer bu model ciddi şekilde eğitilirse, hastalığımızı tam teşhisini söyleyebilecek konuma getirebiliriz" dedi.</p>

<p>"Hastalıklar hakkında fikir sahibi olabiliyoruz"</p>

<p>Sönmez, sistemin verileri toplayarak hangi hastalık hakkında cevaplar verdiğini belirterek, "Bu uygulama 4 farklı modeli kullanıyor. İlk olarak görüntü, ikinci olarak ses modeli ve üçüncü olarak konuşma modelini kullanıyor. Bu modellerin hepsi yapay zekaya bağlı olarak çalışıyor. İlk olarak kamera karşısına geçtiğinizde sizin ruh halinizi anlayabiliyor ve yaşınızı belli bir doğrulukta tahmin edebiliyor. Bu verileri elinde tutarak ikinci aşamaya geçiyor. Ses aşamasında konuşurken öksürüyor muyuz, nefes darlığımız mı var veya o anda başka semptomlar varsa sesimizden bunları da algılayabiliyor. Siz bilgisayara karşı konuştuğunuzda sizin ne demek istediğinizi anlayabiliyor. Siz konuşurken 10 cümle kuruyorsanız, bu sistem sağlıkla ilgili kelimeleri ve semptomları algılıyor. Daha sonra ise bu tuttuğu verileri arka planda eğitilmiş modellere yolluyor. Sistem, bu elde ettiğin verilerin hepsini toparlayarak hastalığınız hakkında belli bir orantıda size cevaplar veriyor. Buradaki haritada ise ülkemizde hangi hastalıklar yoğunlukta anlıyoruz. Hastalıklar bazında da fikir sahibi olabiliyoruz" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Sivas-4" class="detail-photo img-fluid" height="3024" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2025/10/sivas-4.jpg" width="4032" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/yapay-zeka-destekli-sanal-doktor-sesi-dinliyor-yuzu-okuyor-ve-hastaligi-buluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2025/10/jhljslj.jpg" type="image/jpeg" length="79842"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zeybek Oynayan Robotlar Bilim Şenliği'nde İlgi Topladı]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/zeybek-oynayan-robotlar-bilim-senliginde-ilgi-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/zeybek-oynayan-robotlar-bilim-senliginde-ilgi-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Alaşehir ilçesinde düzenlenen Bilim Şenliği'nde zeybek oynayan ve açılış kurdelesini tutan robotlar ilgi odağı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa'nın Alaşehir ilçesinde ilk kez TÜBİTAK 4007 desteğiyle Alaşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen Bilim Şenliği, Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı'nda başladı. Üç gün sürecek şenlik boyunca yaklaşık 6 bin öğrencinin etkinliği ziyaret etmesi bekleniyor.</p>

<p>Alaşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Fikri Çetinkaya, yaptığı konuşmanda şenliğin önemine değinerek, "Alaşehir'de bir ilki gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Öğrencilerimizin hayal gücünü geliştirmek, onları bilim insanı, sanatçı, mühendis ve yenilikçi bireyler olarak yetiştirmek amacıyla düzenlenen bu Bilim Şenliği'nde teknolojiden sanata, doğadan uzaya kadar uzanan 41 farklı atölye yer alıyor. Hedefimiz, üç gün boyunca 6 bin öğrencimizin şenliğimizi ziyaret etmesi ve farklı öğrenme ortamlarıyla buluşmasıdır" dedi.</p>

<p><img alt="A W560119 06" class="detail-photo img-fluid" height="3024" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2025/10/a-w560119-06.jpg" width="4032" /></p>

<p>Şenlik kapsamında okul öncesinden lise düzeyine kadar öğrenciler, 10-15 kişilik gruplar halinde 30-40 dakika süren atölye çalışmalarına katılıyor. Atölyeler arasında çömlek yapımı, cam sanatları, ebru, model uçak, dron, planetaryum, yapay zekâ, robotik, 3D üretim ve kodlama gibi uygulamalı etkinlikler yer alıyor. Öne çıkan atölyeler arasında "Gökyüzüne Yükselen Teknolojiler", "Doğadan Hayata: Biyomimikri", "Planetaryum ile Uzay Keşif Zamanı", "Topraksız Tarım", "Yapay Zekâ Araçları" ve "Camın Büyüsü: Işığın Renklerle Dansı" gibi başlıklar dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="A W560119 02" class="detail-photo img-fluid" height="3024" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2025/10/a-w560119-02.jpg" width="4032" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zeybek oynayan robotlar ilgi odağı oldu</p>

<p>Şenliğin en ilgi çeken bölümlerinden biri, açılışta sahne alan Ada isimli robotlar oldu. "Zeybek" oynayan ve açılış kurdelesini tutan robotlar, izleyenlerin büyük beğenisini kazandı. Vatandaşlar, ilk kez gördükleri robotlarla fotoğraf çektirerek, bu anı ölümsüzleştirdi.</p>

<p>Proje yürütücülüğünü Ayla Serpil Kaya'nın yaptığı şenliğe Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Alaşehir Belediyesi, Yunusemre Belediyesi Bilim Yunusemre, Alaşehir Kaymakamlığı, Alaşehir İlçe Tarım Müdürlüğü ve Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü destek verdi. Açılışa Alaşehir Kaymakamı Alper Faruk Güngör, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Fikri Çetinkaya, Manisa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Abdullah Ölmez, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kurum amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/zeybek-oynayan-robotlar-bilim-senliginde-ilgi-topladi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2025/10/untitled-1-3342.jpg" type="image/jpeg" length="96335"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1 Nisan 2026 Tarihi İtibarıyla 5g Hizmeti Sunulmaya Başlanacak]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/1-nisan-2026-tarihi-itibariyla-5g-hizmeti-sunulmaya-baslanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/1-nisan-2026-tarihi-itibariyla-5g-hizmeti-sunulmaya-baslanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "16 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştireceğimiz 5G ihalesine üç mobil şebeke işletmecimiz katılabilecek. Bu ihalenin ardından, işletmecilerimiz 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla 5G hizmeti sunmaya başlayacak" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, mobil haberleşmede yeni bir çağın kapısını aralayan 5G teknolojisine ilişkin açıklamalarda bulundu. 4.5G’ye kıyasla yalnızca hız açısından değil, mimari ve fonksiyonel bakımdan da çok önemli yenilikler barındıran 5G’nin Türkiye için stratejik bir adım olduğunu belirten Uraloğlu, "Bu teknoloji sayesinde sadece iletişim değil, endüstri, sağlık, ulaşım gibi birçok alan yeniden şekillenecek. 5G, makineler arası iletişimden yapay zekâya kadar birçok alanda dönüşümün anahtarı olacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p>5G teknolojisinin iletişimde hızın ve kalitenin yeni adı olacağını vurgulayan Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"5G, önceki nesil teknolojilere kıyasla çok daha yüksek veri hızları ve kapasite sunabilmektedir. Bu sayede kullanıcılar, yüksek çözünürlüklü videoları kesintisiz izleyebilir, büyük veri dosyalarını ise kısa sürede indirebilir."</p>

<p>-Makineler arası iletişim ve akıllı şehirler 5G ile güçlenecek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5G teknolojisinin yoğun cihaz bağlantısı sağlayarak akıllı şehirlerin temel altyapısını oluşturacağını vurgulayan Uraloğlu, "Bir fabrikada binlerce makinenin birbiriyle eş zamanlı bir şekilde iletişim kurması, şehirlerdeki sensör sistemlerinin senkronize çalışması mümkün olacak. Bu da üretimde verimlilikten afet yönetimine kadar pek çok alanda gelişim sağlayacak" açıklamasında bulundu.</p>

<p>Her kullanım amacına özel ağ dilimleri</p>

<p>5G’nin ağ dilimleme (network slicing) teknolojisiyle, aynı altyapı üzerinde farklı kullanıcı ihtiyaçlarına göre sanal ağlar kurulabileceğini belirten Uraloğlu, "Bir dilim akıllı araçlar için ultra düşük gecikmeyle çalışırken, bir diğeri video yayınları için yüksek hızla çalışabilecek. Bu sayede her sektöre özel çözümler geliştirilebilecek" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ultra düşük gecikmelerle gerçek zamanlı uygulamalar mümkün hale gelecek</p>

<p>Ultra düşük gecikmelerle gerçek zamanlı uygulamaların mümkün hale geleceğinin altını çizen Uraloğlu, 5G’nin sunduğu başlıca avantajlar hakkında açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"5G'nin neredeyse anlık tepki süresi, otonom araçların anlık karar vermesi, uzaktan yapılan ameliyatlar ve sanal gerçeklik gibi gerçek zamanlı uygulamalar için hayati önem taşıyor. İletişimdeki bu anlık tepki kabiliyeti, pek çok sektörde gerçek zamanlı etkileşimlerin güvenli ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesini mümkün kılacak."</p>

<p>5G deneyimi İstanbul Havalimanı ve stadyumlarda sunuldu</p>

<p>5G hizmetlerinin Türkiye'de halihazırda belirli alanlarda denendiğini hatırlatan Bakan Uraloğlu, "Vatandaşlarımız, 5G deneyimini İstanbul Havalimanımız, dört büyük futbol kulübümüzün stadyumlarında ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde deneyimleyebiliyor." dedi.</p>

<p>İhale 16 Ekim'de, hizmet başlangıcı 1 Nisan 2026'da</p>

<p>5G'nin yaygın kullanımı için gerekli sürecin hızla ilerlediğini belirten Uraloğlu, "16 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştireceğimiz 5G ihalesine üç mobil şebeke işletmecimiz katılabilecek. Bu ihalenin ardından, işletmecilerimiz 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla 5G hizmeti sunmaya başlayacak. Yerli üretimi önceleyen, rekabeti teşvik eden ve teknolojik sıçramayı hedefleyen bu süreçle birlikte Türkiye’nin dijital geleceğini inşa edeceğiz" açıklamasında bulundu.</p>

<p><img alt="Ankara-3" class="detail-photo img-fluid" height="1480" src="https://elazigsonhabercom.teimg.com/elazigsonhaber-com/uploads/2025/10/ankara-3.jpg" width="2560" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/1-nisan-2026-tarihi-itibariyla-5g-hizmeti-sunulmaya-baslanacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 18:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2025/10/dkdkfkdkfj.jpg" type="image/jpeg" length="45821"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türksat'tan Yeni "Yerli Uydu" Projesi Geliyor]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/turksattan-yeni-yerli-uydu-projesi-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/turksattan-yeni-yerli-uydu-projesi-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, uzayda aktif görev yapan uydular arasında yer alan Türksat 3A'nın teorik ömrünün tamamlandığını belirterek, "Türksat 3A'nın yerine geçecek yeni uydu için hazırlıklara başladık, bu uydunun da yerli ve milli olmasını, daha gelişmiş yeteneklere sahip olmasını planlıyoruz." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Türksat'ın uydu çalışmalarına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türksat 1A ile başlayan uzay yolculuğunun Türkiye'nin yerli ve milli uydusu Türksat 6A ile devam ettiğini anımsatan Uraloğlu, şu anda uzayda Türksat'a ait 3A, 4A, 4B, 5A, 5B ve 6A olmak üzere 6 haberleşme uydusu bulunduğunu anlattı.</p>

<p></p>

<p>Uraloğlu, yerli olarak üretilen Göktürk gözetleme uydusunun da uzayda görev yaptığını aktararak, "İlk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A bizim için ayrı bir öneme sahip. Çünkü tamamen Türk mühendisleri tarafından tasarlandı ve Türk firmaları tarafından üretildi. Şu anda testlerinde son aşamasına geldik. Çok kısa süre içinde hizmet vermeye başlayacak." diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Türksat 6A'nın göreve başlamasıyla birlikte Türksat'ın ilk defa aynı anda 6 uyduyu, aynı boylamda da 4 uyduyu işleteceğini belirten Uraloğlu, Türksat'ın, genişleyen kapasitesiyle uydu haberleşmesi alanındaki birçok ürün ve hizmeti küresel çapta müşterilerine sunacağının altını çizdi.</p>

<p></p>

<p>Uraloğlu, Türksat'ın 2021'den sonra üç yeni haberleşme uydusunu uzaya gönderdiğini, dünyada 3-4 yıl içinde 3 haberleşme uydusu fırlatabilen çok az sayıda ülke olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p><strong>"Türkiye uzay çalışmalarında büyük potansiyele sahip"</strong></p>

<p>Türkiye'nin son 30-40 yıl içinde uzay ve uydu alanında önemli çalışmalar yaptığına dikkati çeken Uraloğlu, şöyle devam etti:</p>

<p></p>

<p>"Bu çalışmalar özellikle son 20 yılda yoğunlaştı. Uzay teknolojilerine yönelik yatırımlarımız, ülkemizin gelecekteki konumunu belirleyecek kritik adımlardır. Uzayda aktif görev yapan uydular arasında bulunan Türksat 3A, teorik ömrü tamamlandı, mevcut durumda birkaç yıl daha kullanılabilir. Türksat 3A'nın yerine geçecek yeni uydu için hazırlıklara başladık, bu uydunun da yerli ve milli olmasını, daha gelişmiş yeteneklere sahip olmasını planlıyoruz. Türksat 3A, şu anda uzaydaki en eski uydumuz."</p>

<p></p>

<p>Uraloğlu, Türkiye'nin uzay çalışmalarında geleceğe yönelik büyük bir potansiyele sahip olduğuna işaret ederek, özel sektörün de bu alana ilgisinin arttığını vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Türksat'ın, bölgenin en güçlü uydu operatörlerinden biri olduğunu kaydeden Uraloğlu, "Gücümüzü ve kapasitemizi her geçen gün artırıyoruz. Bugün sadece Türksat değil, pek çok firma uzay alanında çalışmalar yürütüyor. Yakın yörünge uyduları atılıyor, yeni projeler geliştiriliyor. Türkiye, çok yakın gelecekte uzayda çok farklı bir konumda olabilir." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/turksattan-yeni-yerli-uydu-projesi-geliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Feb 2025 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2025/02/basliksiz-1-116.png" type="image/jpeg" length="32191"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATP Alibaba Cloud Zirvesi’nde Türkiye’nin dijital dönüşüm potansiyeli ve bulut çözümleri değerlendirildi]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/atp-alibaba-cloud-zirvesinde-turkiyenin-dijital-donusum-potansiyeli-ve-bulut-cozumleri-degerlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/atp-alibaba-cloud-zirvesinde-turkiyenin-dijital-donusum-potansiyeli-ve-bulut-cozumleri-degerlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ALİBABA CLOUD'UN TÜRKİYE'DEKİ ENS (EDGE NODE SERVİCE) YATIRIMININ LANSMANI, İSTANBUL'DA DÜZENLENEN ATP ALİBABA CLOUD ZİRVESİ'NDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekleştirdikleri stratejik iş birliğiyle Türkiye’de bulut bilişim dönüşümünü hızlandırmayı hedefleyen ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. ile Alibaba Cloud, ATP Alibaba Cloud Zirvesi’nde Türkiye’nin dijital dönüşüm potansiyelini, ENS (Edge Node Service) hizmetini ve bulut çözümlerinin sektörel etkilerini ele aldı.
</p><p>Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketlerinden ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. ile global bulut hizmetleri liderlerinden biri olan Alibaba Cloud, bulut bilişim çözümleri alanında gerçekleştirdikleri stratejik iş birliğini geçtiğimiz günlerde duyurmuştu. Bu kapsamda, Alibaba Cloud’un Türkiye’deki ENS (Edge Node Service) yatırımının lansmanı, İstanbul’da düzenlenen ATP Alibaba Cloud Zirvesi’nde gerçekleştirildi. Zirvede, Alibaba Cloud’un ENS hizmetinin tanıtımı yapılırken, Türkiye’deki bulut bilişim ve dijital dönüşüm çözümleri detaylı olarak ele alındı. ATP CEO’su Ümit Cinali ve Alibaba Cloud BAE &amp; Türkiye Genel Müdürü James Wang’ın açılış konuşmalarıyla başlayan zirvede, dijital dönüşüm alanındaki örnek projeler de paylaşıldı.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>“Alibaba Cloud ile Türk şirketlerinin rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz”
</p><p>Türkiye bulut pazarının çok hızlı büyüdüğüne ve pazarın geçen yıl 800 milyon dolara ulaştığına dikkat çeken ATP CEO’su Ümit Cinali, önümüzdeki üç yıllık dönemde IDC verilerine göre pazarın 3 milyar dolara erişmesinin beklendiğinin altını çizdi. Dünyanın sayılı bulut tedarikçilerinden biri olan Alibaba Cloud ile yaptıkları bu iş birliği ile pazardaki büyümeyi hızlandırmayı, Türk şirketlerinin rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini aktaran Cinali, “Buluta sadece hizmet olarak bakmıyor, çözümlerimizle entegre ederek kısa bir sürede müşterilerimize sunmayı hedefliyoruz. Türkiye’de hızlı bir şekilde yayılarak, iş ortakları yoluyla müşterilere ulaşacağız. Bu çerçevede ekosistem geliştirme çalışmaları, eğitim programları ve kanal yatırımlarımızla öncelikle iş ortaklarımızın yetkinliklerini geliştirmeyi amaçlıyoruz” dedi.
</p><p>Türkiye’nin Doğu ile Batı’nın geçiş noktası olduğuna da değinen Cinali, eskiden İpekyolu ile ticaret yapılan bu yolun şimdi teknoloji üretiminin yoluna dönüştüğünü ifade etti. Türkiye çevresindeki ülkelerin de büyük bir potansiyel barındırdığını belirten Cinali, şirket ile yaptıkları bu iş birliğiyle ülkeler arasında e-köprüler kuracaklarını söyledi.
</p><p>“Türkiye’deki yatırımlarımızı sürdürmeye kararlıyız”
</p><p>Türkiye’nin en stratejik ve önemli pazarlardan biri olduğunu belirten Alibaba Cloud UAE  Türkiye Genel Müdürü James Wang, ise şunları söyledi: “Türkiye ekonomisi hızla büyüyor, biz de ürün ve hizmetlerimizle bu büyümeye katkı sağlamak istiyoruz. Bulut servislerimizi globalde yaygınlaştırmak, aynı zamanda yerel ihtiyaçları da karşılamak stratejimiz doğrultusunda Türkiye’deki altyapı ve teknoloji yatırımlarımıza devam etmeye kararlıyız. Bu sayede müşterilerimiz Türkiye’deki ve tüm kıtalardaki, küresel altyapımız ve servislerimizden daha etkin bir şekilde faydalanma imkanına sahip olacaklar. Yerel depolama, bilgi işlem ve ağ olanaklarını kullanarak yerel düzenlemelere uyum sağlamak ve aynı zamanda küresel bulut servislerinden yararlanmak mümkün olacak. Bu şekilde, yerel müşterilerimizin Avrupa, Amerika, Çin, Mısır, İngiltere gibi birçok bölgedeki pazarlara erişmelerini ve büyümelerini destekleyebiliriz.  ENS lansmanının bir başlangıç olduğunu belirtmek istiyorum. Bu iş birliğiyle daha yüksek erişilebilirlikle bir yerel bir bulut ağı oluşturmaya devam edeceğiz.”
</p><p>“Alibaba Cloud ile Türkiye’deki büyüme stratejimizi tamamen kanal yapımız ve iş ortaklarımız üzerine kurduk"
</p><p>Bulut dönüşümünün stratejik olarak çok iyi planlanması gereken bir süreç olduğunu söyleyen ATP Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı (CMO) Dr. Murat Aras, sözlerini şöyle sürdürdü: “Alibaba Cloud, AI ve bulut teknolojileri konusunda çok ileride. Şirket olarak biz de BT ve dijital dönüşüm konularında kendimize çok güveniyoruz. Çin’de Alibaba Cloud konusunda deneyimli bir BT organizasyonumuz var. Uygulamalı yetkinliklere sahibiz. Fakat müşterilerimize gerçekten faydalı olacak hatta paradigmaları değiştirecek bir bulut dönüşümünü hayata geçirebilmek için ne teknoloji ne de yetkinlikler tek başına yeterli değil, müşterilerin problemlerini de çok iyi anlamak gerekiyor. Bu noktada şirket ile yerel pazardaki büyüme stratejimizi tamamen kanal yapımız ve iş ortaklarımız üzerine kurduk. İş ortaklarımız müşterilerini ve problemlerini bizden çok daha iyi tanıyor. Nasıl çözümlere ihtiyaç duyduğunu bizden daha iyi biliyor. Stratejik olarak bu bilgiden, ATP’nin gücünden ve şirketin ileri teknolojilerinden faydalanarak bulut dönüşümünü iş ortaklarımızla birlikte gerçekleştireceğiz."
</p><p>“Her sektörden ve segmentten müşterinin ihtiyacını karşılayacak, ekosistemi güçlü bir portföy oluşturmaya odaklanıyoruz”
</p><p>Alibaba Cloud Türkiye Ülke Müdürü Onur Oğuz ise zirvede katılımcılara işletmelere güvenilir, esnek ve yüksek performanslı bir bulut altyapısı sunmayı hedefleyen ENS (Edge Node Service) hizmetini detaylarıyla aktardı. Şirketin The Forrester WaveTM tarafından global bulut platformları değerlendirme raporunda lider kategoride yer aldığına dikkat çeken Oğuz, lider şirketlerden biri olmalarının en önemli etmenlerinin bulut servisleri portföyü, stratejileri, altyapıları, yapay zeka alanındaki servisleri olduğunu söyledi. Oğuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Stratejimize bakacak olursak, her sektörden ve segmentten müşterinin ihtiyacını karşılayacak, zengin ve güçlü, teknik yetkinliği ve destek hizmetleri kalitesi yüksek, ekosistemi güçlü bir portföy oluşturmaya odaklanıyoruz. En önemlisi ürün ve hizmetlerimizin sürdürülebilir ve ulaşılabilir olmasını önemsiyoruz. Bulut servislerimizi kullandığınızda gelecekteki ihtiyaçlarınızı karşılamasına ve maliyetlerin sürdürülebilir olmasına odaklanıyoruz. Türkiye’deki ENS servisi yatırımımızı yaptık ve işlem gücü, konteynır, depolama, ağ oluşturma, yönetim, güvenlik gibi kritik servislerimizi getirip, müşterilerimizin, ekosistemimizin kullanımına sunmaya başladık. Müşterilerimizin, düşük gecikme süresi, verinin Türkiye’de barındırılması, etkin hibrit bulut mimarileri oluşturma gibi teknik ihtiyaçlarını karşılayarak, bulut dönüşümlerini ve inovasyonlarını hızlandırmalarına yardımcı olmayı hedefliyoruz.’’
</p><p>ATP China Genel Müdürü Onur Yavuz ise katılımcılara Burger King China’nın Alibaba Cloud ile dijital dönüşüm yolculuğunu anlattı. Zirve, Transferchain Kurucu Ortağı Tuna Özen, Porty Smart Tech Teknoloji Proje Müdürü Yasin Turalı ve Unoverta Kurucu Ortağı Emre Aytekin’in Alibaba Cloud deneyimlerini aktardıkları panelin ardından düzenlenen workshop ile sona erdi.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İSTANBUL, Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/atp-alibaba-cloud-zirvesinde-turkiyenin-dijital-donusum-potansiyeli-ve-bulut-cozumleri-degerlendirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jan 2025 12:29:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="http://service.tebilisim.com/ajans/images/iha/2025-01-15/atp-alibaba-cloud-zirvesinde-turkiyenin-dijital-donusum-potansiyeli-ve-bulut-cozumleri-degerlendirildi-20250115AW370801.jpg" type="image/jpeg" length="40128"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASELSAN yeni radar entegrasyon merkezinde üretime başladı]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/aselsan-yeni-radar-entegrasyon-merkezinde-uretime-basladi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/aselsan-yeni-radar-entegrasyon-merkezinde-uretime-basladi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TASARIM, TEST VE SERİ ÜRETİM KAPASİTESİNİ ARTIRMAYA YÖNELİK YATIRIMLARINI SÜRDÜREN ASELSAN, YENİ RADAR ENTEGRASYON MERKEZİNDE ÜRETİME BAŞLADI.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tasarım, test ve seri üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarını sürdüren ASELSAN, yeni radar entegrasyon merkezinde üretime başladı.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Son yıllarda AESA tabanlı radar teknolojilerinde önemli bir mesafe kat eden ASELSAN, özellikle yurtdışı siparişlerde ciddi bir ivme yakaladı. ASELSAN, bu talep artışını karşılamak amacıyla 50 milyon dolar yatırımla hayata geçirdiği Radar Entegrasyon Merkezini bu yıl başında devreye alarak, önemli bir kapasite ve verimlilik artışı sağladı. Planlı siparişler ve büyüme hedefleri doğrultusunda şirketin mevcut radar üretim kapasitesini üç katına çıkaracak olan ilave bir tesisin yapımına da bu yıl başlandı. Toplam 73 bin metrekare kapalı alana sahip olacak bu tesisin 2027 yılı sonunda tamamlanması hedefleniyor.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANKARA, Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/aselsan-yeni-radar-entegrasyon-merkezinde-uretime-basladi-1</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jan 2025 10:53:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2025/01/agency/iha/aselsan-yeni-radar-entegrasyon-merkezinde-uretime-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="67944"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2025 yılına damga vuracak 5 teknolojik trend]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/2025-yilina-damga-vuracak-5-teknolojik-trend</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/2025-yilina-damga-vuracak-5-teknolojik-trend" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GÜNLÜK YAŞAMDAN İŞ HAYATINA KADAR TÜM ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞTİRECEK 2025 YILI, TEKNOLOJİDE YENİ BİR ÇAĞI BAŞLATMAYA HAZIRLANIYOR.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamdan iş hayatına kadar tüm alışkanlıkları değiştirecek 2025 yılı, teknolojide yeni bir çağı başlatmaya hazırlanıyor. Yapay zeka destekli sistemler, 5G teknolojisi ve kuantum bilgisayarlar gibi alanlarda gelişmelerin yaşanacağı yılda Casper, 2025 yılı ve sonrasında teknoloji dünyasını önemli ölçüde etkileyecek 5 trendi sıraladı.
</p><p>2025 yılı, bilim kurgu filmlerinde tasvir edilen gelecek teknolojilerinin temellerinin atılacağı, günlük hayatta devrim yapacak gelişmelere sahne olacak. Teknoloji dünyasında büyük dönüşümlerin yaşanacağı bir dönem olarak öne çıkacak 2025 yılı yapay zeka, 5G ve kuantum bilgisayarlar gibi ileri düzey teknolojilerle yaşamı daha verimli hale getirecek. Türkiye’nin teknoloji markası Casper, 2025 yılı itibarıyla teknoloji dünyasında şekillenecek 5 trendi ve bu yeniliklerin kullanıcı deneyimlerini nasıl değiştireceğini paylaştı.
</p><p>1. Yapay Zeka Destekli Sistemler: 2025 yılında daha da gelişmesi beklenen yapay zeka teknolojileri, hızla gelişen trendler ve değişen kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda büyük bir dönüşüm yaşayacak. Özellikle yüksek performanslı oyun bilgisayarları ve mobilite için kullanılan dizüstü bilgisayarlar, yapay zeka entegrasyonu sayesinde daha verimli, güçlü ve üretken hale gelecek. Yapay zekanın gelişimiyle birlikte ortaya çıkacak ‘Yapay Zeka Ajanları’ ise düşünebilen, öğrenebilen ve özerk bir şekilde hareket edebilen bilgisayar programları olarak yeni bir dönem başlatacak. Bu sayede üretken yapay zeka, işletmelerde verimliliği artırarak maliyetleri düşürecek.
</p><p>2. Gelişmiş Bağlantı Sunan 5G Teknolojisi: Çok daha hızlı veri iletim bağlantıları sunması öngörülen 5G teknolojisi, çevrimiçi bağlantı gerektiren birçok noktada devrim yapacak. 1 Gbps maksimum hıza ulaşan 4G’ye kıyasla, 10 Gbps hıza ulaşması beklenen 5G, yüksek çözünürlükte video akışları, oyunlar ve yoğun veri gerektiren uygulamalar için önemli bir avantaj sağlayacak. Aynı zamanda 1 milisaniyeye kadar inmesi planlanan düşük gecikmesi süresi ile ev otomasyonu, sağlık izleme cihazları, akıllı şebeke sistemleri ve giyilebilir teknolojiler daha hızlı ve güvenilir bir şekilde çalışacak.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>3. Akıllı Şehirler ve IoT Teknolojileri: 2025 yılı itibarıyla, akıllı şehirler ve IoT teknolojilerinin şehir yaşamını önemli ölçüde dönüştürmesi bekleniyor. Akıllı şehirler, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı altyapı sistemleriyle, şehirlerin daha yaşanabilir hale gelmesini hedefliyor. Akıllı sistemler, trafik sıkışıklığını %30 oranında azaltarak ulaşımda verimliliği artıracak. Enerji tüketimi ise akıllı sistemler sayesinde daha verimli hale gelecek ve bu durum büyük ölçüde tasarruf sağlayacak. 2025’te dünya genelinde 41 milyar IoT cihazının aktif hale gelmesi bekleniyor. Her kişi için ortalama 5 cihaz anlamına gelen bu artışın, sağlık alanında önemli bir dönüşüm başlatması bekleniyor. Gerçek zamanlı izleme cihazları, kişilerin sağlık durumunu takip edecek ve anında doktorlara veri aktaracak. 2025 yılı, akıllı şehirlerin ve IoT’nin güvenli, verimli ve sürdürülebilir bir yaşam için entegre olduğu bir dönemi işaret edecek.
</p><p>4. Kuantum Bilgisayarlar: 2025 yılı, kuantum teknolojilerinin daha somut bir şekilde hayatımıza etki etmeye başladığı bir yıl olacak. Birleşmiş Milletler’in 2025’i ‘Uluslararası Kuantum Bilimi ve Teknolojisi Yılı’ ilan etmesi, kuantum bilgisayarların önemini gözler önüne seriyor. 2025 yılındaki bulut tabanlı kuantum bilişimdeki gelişmeler, bu teknolojiyi daha fazla işletme ve kuruluşun kullanımına sunacak ve potansiyelini daha görünür kılacak. Özellikle kuantum algoritmalarının doğal dil işleme, otonom sürüş ve bilgisayarlı görüş gibi yapay zeka uygulamalarında verileri benzersiz bir hızda işleyebilmesi, yapay zekanın evrimini ciddi şekilde hızlandıracak. Çin ve İskandinav ülkelerinde yapılan araştırmalar, bu alandaki ilerlemelerin hızını ve ciddiyetini gözler önüne seriyor.
</p><p>5. Veri Merkezleri: 2025’te veri merkezleri, yapay zeka kullanımının hızla artması ve büyük veri analitiği ihtiyaçlarının genişlemesiyle daha kritik bir rol üstlenecek. Yapay zeka uygulamalarının gelişimi, veri işleme ve depolama kapasitelerinin katlanarak büyümesini gerektirirken, veri merkezlerinin enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı bir dönüşüm geçireceği öngörülüyor. Özellikle sıvı soğutma sistemleri ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha yaygın kullanımı, veri merkezlerinin çevresel etkilerini azaltmada önemli bir adım olacak. Bunun yanı sıra, yapay zeka destekli yönetim sistemleri sayesinde veri merkezleri, operasyonel maliyetlerini optimize ederek daha hızlı ve kesintisiz hizmet sunabilecek.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İSTANBUL, Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/2025-yilina-damga-vuracak-5-teknolojik-trend</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jan 2025 10:30:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="http://service.tebilisim.com/ajans/images/iha/2025-01-15/2025-yilina-damga-vuracak-5-teknolojik-trend-20250115AW370636.jpg" type="image/jpeg" length="73991"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli Uydu "Fergani FGN-100-d1" uzayda]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/milli-uydu-fergani-fgn-100-d1-uzayda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/milli-uydu-fergani-fgn-100-d1-uzayda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MİLLİ UYDU "FERGANİ FGN-100-D1" UZAYDA]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fergani Uzay tarafından milli olarak geliştirilen ve özel bir firma tarafından üretilen Türkiye’nin en büyük uydusu FGN-100-d1 uzaya fırlatılmasının ardından yörüngesine başarıyla yerleşti.
</p><p>Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar tarafından kurulan Fergani Uzay’ın milli olarak geliştirdiği FGN-100-d1 uydusu, 14 Ocak 2025 akşamı Türkiye saati ile (TSİ) 22.09’da ABD’nin Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden uzaya fırlatıldı. Böylece Fergani Uzay tarafından yürütülen Konumlandırma Takım Uydu Projesi’nin ilk adımı başarıyla atıldı.
</p><p>Uzayda göreve başladı
</p><p>Türkiye’nin özel bir firma tarafından üretilen en büyük uydusu olan 102 kg ağırlığındaki FGN-100-d1 uydusu, Rideshare Programı kapsamında Transporter-12 göreviyle uzaya taşındı. Milli uydu sistemi fırlatmadan yaklaşık 62 dakika sonra TSİ 23.11’de fırlatma aracından ayrılarak yörüngesine başarıyla yerleşti. FGN-100-d1 uydusu yörüngeye oturmasının ardından telemetri verileri ileterek başarılı bir şekilde göreve başladı.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>"İlk uydumuzu yörüngeye oturttuk"
</p><p>FGN-100-d1 uydusunun fırlatma ve yörüngeye yerleşme yolculuğu Fergani Uzay CEO’su Selçuk Bayraktar ve ekibi tarafından Özdemir Bayraktar Mili Teknoloji Merkezi’nde bulunan Uzay Gözlem ve Kontrol Merkezi’nden takip edildi. Bayraktar, FGN-100-d1 uydusunun göreve başlamasının ardından şöyle konuştu, “2022 yılında faaliyete geçirdiğimiz Fergani Uzay girişimimiz bugün 106 kişilik kocaman bir aile olarak yola devam ediyor. Bugün ilk uydumuzu yörüngeye oturtmuş olduk. Bu uydularımız alçak yörünge konstelasyonu olarak adlandırılan takım uyduları görevini üstlenerek, hem konumlandırma hem de haberleşme alanında hizmet verecekler. Bu projeyi tümüyle öz kaynaklarımızla yürüttük. Uydumuz şu an 500 kilometredeki yörüngesine vardı ve ilk manevralarını gerçekleştirdi.”
</p><p>"Uluğ Bey küresel konumlama sistemimizi öz kaynaklarımızla geliştireceğiz“
</p><p>“İnşallah 5 yıl içinde 100 uyduya vararak Uluğ Bey adını verdiğimiz küresel konumlama sistemimizi tüm dost ve kardeş coğrafyalarla paylaşmak üzere öz kaynaklarımızla geliştirmiş olacağız. Takım uydularımızın konstelasyonunu tamamlarken, diğer yandan 50 tonluk ağırlığa sahip ve 1.5 tonu yörüngeye çıkartabilecek fırlatma aracımızın geliştirme çalışmalarına da devam edeceğiz. Vatanımıza, milletimize hayırlı ve uğurlu olsun. Gecesini gündüzüne katarak ülkemizin uzay serüvenine katkıda bulunan tüm yol arkadaşlarıma tebriklerimi ve şükranlarımı iletiyorum.”
</p><p>Günde 15 kez dünya turu atacak
</p><p>Fergani mühendislerinin uzmanlığıyla tamamen milli imkânlarla geliştirilen FGN-100-d1 uydusu, Alçak Dünya Yörüngesinde (LEO) yaklaşık 510 km irtifada ve Güneş Eşzamanlı Yörüngede (SSO) görev yapacak. Milli uydu yörüngede 7.6 km/saniye hızla hareket ederek bir günde yaklaşık 15 kez dünya turu atacak.
</p><p>Türkiye’nin uzay yolculuğunu destekleyecek
</p><p>Üç yedekli uçuş bilgisayarına sahip olan FGN-100-d1 uydusunun, yörüngede operasyon, telemetri-telekomut haberleşmesi, konumlandırma ve faydalı yük iletişim kabiliyetlerini başarıyla test etmesi amaçlanıyor. Fergani Uzay mühendislik ekibi tarafından geliştirme sürecinde görev kritik aviyonik ekipmanları, yerli yazılım entegrasyonu, yeşil itki teknolojisine sahip motoru, yapısal tasarım çalışmaları ve çevresel testleri başarıyla gerçekleştirildi. Proje kapsamında Türkiye’nin uzay ekosistemi ve uzay teknolojilerinde güçlü bir şekilde ileri taşınması hedefleniyor.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/milli-uydu-fergani-fgn-100-d1-uzayda</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jan 2025 07:42:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elazigsonhabercom.teimg.com/crop/1280x720/elazigsonhaber-com/uploads/2025/01/agency/iha/milli-uydu-fergani-fgn-100-d1-uzayda.jpg" type="image/jpeg" length="92709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "KAAN’ın da motorunu yerli ve milli yapacağız"]]></title>
      <link>https://www.elazigsonhaber.com/savunma-sanayii-baskani-gorgun-kaanin-da-motorunu-yerli-ve-milli-yapacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elazigsonhaber.com/savunma-sanayii-baskani-gorgun-kaanin-da-motorunu-yerli-ve-milli-yapacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MİLLİ MUHARİP UÇAĞI KAAN’IN 2. PROTOTİPİNİN İLK FOTOĞRAFI]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, “KAAN’ın da motorunu yerli ve milli yapacağız. Bunun faaliyetleri de başladı” dedi.
</p><p>Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, 2024 Yılı İcraatleri ve 2025 Yılı Hedefleri Basın Toplantısı’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Görgün toplantıda geçen yıl savunma sanayinde gerçekleşen gelişmeleri ve bu yıl için ulaşılması beklenen hedeflerden bahsetti.Toplantıda savunma sanayinin güçlenen Türkiye ile birlikte bir yıldız haline geldiğini dile getiren Görgün, “Özellikle son gelişmeler ve ihracat rakamlarını hemen başında açıklamıştık. Dünyanın savunma sanayi ihracatı yapan ülkeleri arasında 11. sıraya geldiğini sizlerle mutlulukla paylaşıyorum” ifadelerini kullandı.
</p><p>Görgün konuşmasına şöyle devam etti:
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>“Savunma Sanayii Bakanlığı olarak biz bir yandan harekat sahasının ihtiyaçlarını karşılarken diğer yandan teslim ettiğimiz ürünlerin idamesini, gelişmesini ve daha iyi olmasını, sahadan gelen geri beslemelerle en iyi olmasına gayret gösterirken diğer taraftan da geleceğin harekat ortamına şekillendirecek teknolojiler konusunda da araştırma enstitülerimiz, üniversitelerimiz, şirketlerimizin AR-GE departmanları ile yoğun bir tempo içerisinde çalışıyoruz.”
</p><p>“Önceki seneye göre yüzde 29’luk bir artışla 7 milyar 154 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik”
</p><p>Türk savunma sanayisinin ihracat rakamlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Görgün, “Savunma sanayinde faaliyet gösteren 3 bin 500’ün üzerinde firma ve bin 100’ün üzerinde aktif halde yürüyen projemiz, 3 milyar dolarak yaklaşan savunma sanayi AR-GE bütçemiz, yüzde seksenlerin üzerine çıkan yerlilik oranımız, 100 milyar doları aşan proje hacmimizle bir önceki seneye göre yüzde 29’luk bir artışla 7 milyar 154 milyon dolarlık bir ihracat gerçekleştirdik. Bu ihracat özellik hedef koyduğumuz 6,5 milyar doların yüzde 11 üzerinde performans göstermesiyle de farklı bir başarı oldu” şeklinde konuştu.
</p><p>“Son iki yılda toplam imzaladığımız toplam ihracat sözleşmelerinin miktarı 20 milyar dolar”
</p><p>Oluşan bakiye sipariş miktarına dikkati çeken Görgün, "Son iki yılda toplam imzaladığımız toplam ihracat sözleşmelerinin miktarı 20 milyar dolar. Oluşturduğumuz bakiye sipariş miktarı, teslim ettiğimiz ihracatların üstünde. 2025 ve sonra teslim edeceğimiz ihracatların gelişeceğine, artacağına bir işaret olduğunu ifade etmek için paylaştım" dedi.
</p><p>3 bin 500’ün üzerinde firmanın faaliyet gösterdiğini hatırlatan Görgün, bu firmaların içerisinde bin 600 firmanın savunma sanayii ihracatı yaptığını dile getirdi. Görgün, 1 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan firma sayısının da 69 olduğunu dile getirdi.
</p><p>"(Savunma sanayide çalışan) kişi başı ihracat değeri bugün Türkiye’nin 70 bin doların üzerindedir”
</p><p>Savunma sanayi ihracatı yapılan 185 tane ülke olduğunu aktaran Görgün, dünyanın neredeyse tamamına ihracat yapıldığını belirterek, “100 bine yakın kişinin çalıştığını söyleyebiliriz. 7 milyar dolar ihracat yaptığımızda kişi başı ihracat değeri bugün Türkiye’nin 70 bin doların üzerindedir. Türk ekonomisine savuma sanayisinin katkısını buradan da ölçümleyebiliriz. Açık kaynaklardan elde ettiğimiz bilgilere göre bugün Lockheed Martin 150 bin dolar kişi başı ihracat değeri, Rafael 240 bin dolar, Thales 137 bin dolar civarında. Ortalamada geldiğimiz rakam 70 bin dolar. Özel bir taktir ve teşekkürü burada BAYKAR hak ediyor. Bugün dünyada kişi başı ihracat rakamı 300 bin dolar olan bir şirketimiz var” açıklamasında bulundu.
</p><p>“ASELFLİR-500 sistemi geçtiğimiz sene seri üretimden çıktı, 2024 yılında 16 farklı ülkeye ihraç edildi”
</p><p>230 adet ürünün 180 ülkeye ihraç edildiğini vurgulayan Görgün “Mesela bir tane ürün 2024 yılı içerisinde üretildi, geliştirildi ve 16 ülkeye ihraç edildi. Bu çok görünen bir şey değil. ASELSAN’ın ürettiği ASELFLİR-500 sistemi geçtiğimiz sene seri üretimden çıktı, 2024 yılında 16 farklı ülkeye ihraç edildi. ÇAKIR ve SUNGUR füzelerimiz ilk kez ihraç edildi ve kabul görmeye başladı. Özellikle askeri gemi konusunda Portekiz’e yaptığımız ihracat çok önemliydi. Çünkü denizcilikle ünlü ve geçmişinde çok başarıları olan bir ülkeyle çözüm ortağı olmak 2024 yılının önemli başarılarındandı” diye konuştu.
</p><p>“En çok ihracat kalemi gerçekleştirilen ürünlerimiz insansız hava araçlarımız oldu”
</p><p>İhracat verilerine ilişkin konuşan Görgün konuşmasını şöyle sürdürdü:
</p><p>“Geçtiğimiz yıl biz en çok ihracatı bölgesel olarak Avrupa’ya yaptık ve en çok sözleşmeyi Avrupa bölgesi ile imzaladık. İhracat yaptığımız ülkeleri sıraladığımızda ilk 10’a giren 5 ülkenin Avrupa ülkesi olduğunu da buradan sizlerle paylaşmış olayım. En çok ihracat kalemi gerçekleştirilen ürünlerimiz insansız hava araçlarımız oldu. Akıllı füzeler, mühimmatlar, kara araçları, silah kuleleri, askeri gemiler, uçak ve helikopter yapısalları, sportif silahlar, radar ve simülatörler oldu. Gördüğünüz gibi yüksek teknoloji üreten kalemlerde savunma sanayinde ve geniş bir yelpazede ihracat gerçekleştiriyoruz.”
</p><p>“KAAN’ın da motorunu yerli ve milli yapacağız”
</p><p>Oluşturulan geniş spektrumla sistematik olarak ihtiyaç duyulan motorların tek tek yapılacağını işaret eden Görgün, “KAAN’ın da motorunu yerli ve milli yapacağız. Bunun faaliyetleri de başladı” dedi.
</p><p>Milli Muharip Uçağı KAAN’ın 2. Prototipinin görüntülerini ilk kez basın mensuplarıyla paylaşan Görgün, “Bu sene 6 tane üreteceğiz. 6 tane üretmek üzere Savunma Sanayi İcra Komitesinden onayımızı aldık. 6 tane üretilmesine devam ediyoruz.  Prototip anlamında 6 tane üreteceğiz” şeklinde konuştu.
</p><p>"(ALTAY Tankı) Bu sene en az 3 tane tankı seri üretimden çıkartarak ordumuza teslim ediyor olacağız"
</p><p>Altay tankına yönelik açıklamalarda bulunan Görgün, "Bu sene en az 3 tane tankı seri üretimden çıkartarak ordumuza teslim ediyor olacağız. Seri üretim bu sene başlıyor ve devam ediyor. Bununla ilgili tüm alt yükleniciler, Savunma Sanayii Başkanlığı, ana yüklenici koordineli bir şekilde çalışıyor" dedi.
</p><p>Basın toplantısı fotoğraf çekimi ile son buldu.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANKARA, Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.elazigsonhaber.com/savunma-sanayii-baskani-gorgun-kaanin-da-motorunu-yerli-ve-milli-yapacagiz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jan 2025 20:06:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="http://service.tebilisim.com/ajans/images/iha/2025-01-14/savunma-sanayii-baskani-gorgun-kaanin-da-motorunu-yerli-ve-milli-yapacagiz-20250114AW370405.jpg" type="image/jpeg" length="70831"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
