Dondurmanın Bayrağını Yükseklere Çıkarmak İçin Çabalıyor

Kiminin "Mehmet baba" kiminin de "usta" diye hitap ettiği Kahramanmaraş'ın kanaat önderlerinden Mehmet Sait Kanbur, dört kıtada dondurma satıyor.

Dondurmanın Bayrağını Yükseklere Çıkarmak İçin Çabalıyor

Türkiye'nin kentle simgeleşen lezzetlerinden "Maraş dondurması"nı büyüklerinden "kaymaklı" olarak devralıp bugün 100 çeşidini üreterek bir dünya markası haline getiren Mehmet Sait Kanbur, "annem, babam" dediği dondurma için günde 19 saat çalışarak hem ustalık yapıyor hem de bu emaneti taşıyacak insanlar yetiştiriyor.

Dedesi Mehmet ve babası Yaşar Kanbur'dan emaneti devralan 70 yaşındaki Mehmet Sait Kanbur, uzun yıllar önce 25 metrekarelik bir dükkanda dondurma serüveni başladı.

Çalışkanlığıyla tanınan, "dondurmanın bayrağını" yükseklere çıkarmak için çaba gösteren Kanbur, hijyeni, iş titizliği ve disipliniyle de dikkat çekiyor.

19 saat çalışan Mehmet Kanbur, gün içerisinde sık sık fabrikaları ziyaret ediyor. Kimi zaman baklava hamuru açarak kimi zaman da dondurmanın kıvamına bakarak daha iyi üretim için yönlendirmede bulunan Kanbur, çalışanlarını destekliyor.

Kiminin "Mehmet baba" diye kimin de "usta" hitap ettiği Kahramanmaraş'ın kanaat önderlerinden Kanbur, "Her dondurma dondurma değildir" diyerek dört kıtaya dondurma ihraç ediyor. Dondurmayı doğal ham maddelerden üretmek için çiftlik kurarak keçi ve orkide yetiştiriyor.

Farklı ülkelerden dondurmayla ilgili çok sayıda ödüller de alan Kanbur, "kaymaklı" olarak devraldığı dondurmayı şimdi 100'ün üzerinde çeşitle 4 kıtada 27 ülkeye ulaştırarak başarı hikayesinin mutluluğunu yaşıyor.

"Dondurmanın içine doğdum"

Mehmet Sait Kanbur, aileden aldığı bir emaneti buraya kadar taşıdıklarını, bundan sonra da emaneti taşıyacak insanlar yetiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Osmanlı'dan bu yana gelen dede, baba mesleğime, dondurmanın içinde doğdum diyen Kanbur, şunları anlattı:

"Annem babam bize bir şey öğretirken 'Oğlum siz kolunuza altın bilezik takıyorsunuz, bu her yerde geçerli, her yerde harcarsınız' derlerdi. Böyle öğrettiler. Birini örnek alacaksın, birine de model olacaksınız. Model aldığınız insandan da model olacaksınız bir yerde. Onun için de bu işe bir taş koymanız gerekir. Bir kale yapacaksanız, ecdad size on basamaklı bir kale vermişse on basamak da siz koyacaksınız ki bu kaleler yücelecek. Sanat böyle bir şeydir."

"Her dondurma dondurma değildir" diyerek bir dünya markası yaptıklarını dile getiren Kanbur, "Bugün 27 ülkede yerimiz var. Türkiye'nin bayrağını 27 ülkede dalgalandırıyoruz. Bu, vizyon meselesidir. Usta sadece işi yapan değil yöneten ve bayrağı bir yere taşıyandır. Onun için de ustalık, tarifi olmayan, yaşanabilen bir olaydır. Usta da ustanın yanında yetişir. Ben hep 'Dondurmacı değilim, ben bir dondurmayım' diyorum" dedi.

Kaymaklı dondurmadan başlayıp bugün 100'ün üzerinde çeşit üreten Kanbur, her ülkenin kendi kültürüne göre dondurmayı çeşitlendirdiklerini ve bugüne kadar hiçbir konuda tenkit almadıklarını söyledi.

"Taklit demek ucuz demek"

İşi çocuklar, ailenin bireyleri, sokaktaki insanlar, Kahramanmaraşlılara öğretmeye çalıştıklarını belirten Kanbur, "Taklit yapılmasına da müsade etmiyorum. Taklit demek ucuz demek. Doğrusunu yapın, kaliteli yapın ve doğru satın. Kalitesini düşürdüğünüz zaman siz de kendinizi düşürürsünüz. Bunun kalitesini yükselttiğiniz zaman hep birlikte yükseliyorsunuz demektir" diye konuştu.

Kanbur, "Servet sahibi olmak, makam sahibi olmak ayrı şey usta olmak ayrı şey. Biz hep ustalığımızı ön plana koyuyoruz. İnsanlara bir şeyler öğretmeye çalışıyoruz. İşinizin başında olacaksınız. İşinizi kendiniz yapacaksınız. Kendi ekmeğini kendin pişireceksin ki birine model olasın. Biz model olmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner7