Kırgız Türkleri "4. Dünya Göçebe Oyunları"na hazırlanıyor

Van Erciş'te Kırgız Türkleri "kökbörü" takımıyla, Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak 4. Dünya Göçebe Oyunları'nda Türkiye'yi temsil etmek için hazırlıklara başladı.

Kırgız Türkleri "4. Dünya Göçebe Oyunları"na hazırlanıyor

Afganistan Pamir Yaylası'ndan 36 yıl önce göç ederek Ulupamir Mahallesi'ne yerleşen Kırgız Türkleri, kurdukları Kökbörü Spor Kulübü ile geleneklerini yaşatmaya çalışıyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Göçebe Oyunları'nı 2020'de ülkemizde düzenleyeceğiz
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Göçebe Oyunları açılış töreninde
  • 3. Dünya Göçebe Oyunları'nda etno şehrin açılışı yapıldı
  • Kırgızistan'da 3. Dünya Göçebe Oyunları medeniyete ışık tutacak

Haftada 3 gün antrenman yapıyorlar

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov'un Dünya Göçebe Oyunları'nın dördüncüsünün Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacağını duyurması üzerine Kırgız Türkleri çalışma başlattı.

Seyredildiği zaman tam bir savaş oyunu havası veren kökbörü (oğlak kapmaca) müsabakalarında Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmek isteyen Kırgız Türkleri, şimdiden haftada 3 gün antrenman yapıyor.

Göçebe Oyunları'nda Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Moğolistan, Tacikistan, Rusya, ABD ve Afganistan'ın kökbörü takımlarına karşı mücadele etmeleri beklenen Kırgız Türkleri, oluşturdukları toprak sahada zorlu müsabakalara hazırlanıyor.

İki takıma ayrılan binicilerin yerdeki oğlak postunu kapmaya çalıştığı oyunda kullanılan atların eğitimini de özenle yapan Kırgızlar, bu oyun için genç sporcular yetiştiriyor.

"Türkiye'de bunun gelenekselleşmesini istiyoruz"

Ulupamir Muhtarı Eyüp Koşar, kültürlerinin en önemli parçası olan kökbörüden hiçbir zaman vazgeçmediklerini söyledi.

Kökbörüyü yaşatmak için büyük bir mücadele verdiklerini anlatan Eyüp Koşar, "Amerika bu oyunun patentini almış ve geliştirmeye çalışıyor. Oysa bu, bin yıllık ata oyunumuzdur. Türkiye'de bunun yayılmasını ve gelenekselleşmesini istiyoruz. Sahamızın eksiklikleri var. Kaymakamımız yeni bir sahanın yapılması için bize yardım edeceklerini söyledi" dedi.

Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi planlanan 4. Dünya Göçebe Oyunları için şimdiden hazırlıklara başladıklarını belirten Koşar, şunları söyledi:

"Göçebe oyunları hazırlıkları kapsamında sahamızı düzeltmeye çalıştık. Oyuncularımızı ve atlarımızı kaliteli hale getirmeye çalışıyoruz. Bu oyunlara katılmak bizim gurur meselemiz. Haliyle her ne kadar Kırgız olsak da Türk vatandaşıyız. 4. Dünya Göçebe Oyunları'nda da Türkiye'mizi en iyi şekilde temsil edeceğiz. Hazırlıklarımıza şimdiden başladık. Çocuklarımızı eğitiyoruz."

"Türkiye'yi finale taşıyacağız"

Kökbörü Spor Kulübü Başkanı Yakup Timur da, 5 bin yıllık bir kültür olan kökbörü sporunu 36 yıldır Türkiye'de yaşatmaya çalıştıklarını belirtti.

Kökbörü oyununu daha önce düğün ve eğlence günlerinde oynadıklarını, şimdi ise Türkiye'nin birçok ilinde çeşitli etkinliklere katılarak bu oyunu tanıttıklarını ifade eden Timur, geçmiş yıllarda Türkiye'yi Kazakistan'da düzenlenen yarışmalarda temsil ederek başarılı sonuçlar aldıklarını anlattı.

2. Dünya Göçebe Oyunları'na katılarak müsabakalarda dördüncü olduklarını belirten Yakup Timur, "2020'de Türkiye'de düzenlenecek 4. Dünya Göçebe Oyunları için hazırlıklarımıza kendi imkanlarımızla başladık. İnşallah Göçebe Oyunları'nda Türkiye'yi finale taşıyacağız. Bu konuda da iddialıyız" dedi.

Timur, kulüpte 30 oyuncunun bulunduğunu ifade ederek, şu bilgileri verdi:

"Hazırlıklar kapsamında 10 yaş üstü çocuklarımıza atlı kurslar veriyoruz. Onları şimdiden oyunlara dahil ederek yetişmelerini sağlıyoruz. Gündelik hayatımızın boş kısmında burada antrenman yapıyoruz. Türkiye'de federasyonlaşıp kökbörü liginin düzenlenmesini hedefliyoruz."

"Atlarımızın kalitesini artırdık"

Takımda altyapının oluşturulmasını önemsediklerini ve bu kapsamda çalışmaların devam ettiğini belirten Yakup Timur, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kökbörünün anlamı 'mavi kurt' demektir. Eski tarihlerde insanlar savaştan döndüğü zaman sürülere dadanan kurtları bertaraf etmek için atlarla kurtları kovalıyorlardı. Kurdu canlı şekilde yerden kapıp, birbirlerine atarak parçalıyorlardı. Ardından bunu oyun haline getirdiler. Sonra binici gençlerin savaşa hazırlanması, taktik ve güç kazanması için bunu oyun halinden spor haline dönüştürdüler.

Takımlarımız 12'şer kişiden oluşuyor. Belli kuralları var. Sahamız 200 metre uzunluğunda ve 100 metre genişliğinde. 'Taykazan' denilen 2 kale yapılıyor. Oyun içerisinde 3 hakem oluyor. Oyunda sertlikte sınır yok. Keçi postu da ortalama 30 ile 35 kilo ağırlığındadır. Kökbörü için hazırlanan atlar meşakkatli bir bakımdan geçiyor. Bir sporcu günün yarısını atına ayırmak zorunda. Oyundan çıkan at bir hafta özel bakımdan geçiyor. Şimdi atlarımızın kalitesini artırdık."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner103