Elazığ Kent Konseyi tarafından düzenlenen “Günümüz Toplumunda Geleneksel Aile Yapısının Dönüşümü; Nedenleri, Etkileri ve Gelecek Perspektifleri” konulu panel, Ahmet Tevfik Ozan Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Programa Elazığ Kent Konseyi Başkanı Nafiz Koca, Elazığ Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Prof. Dr. Canan Aksu Canbay, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Faruk Ergün, sivil toplum kuruluş temsilcileri, kamu kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan Kent Konseyi Başkanı Nafiz Koca, kadın denilince günümüzde akla gelen ilk konunun şiddet olduğunu vurguladı.
Kent Konseyi Başkanı Nafiz Koca: “Tabii burada konu kadın olunca söylenecek çok şey var. Ancak ne yazık ki günümüz şartlarında ülkemizde kadın denince akla gelen tek şey şiddet ve ötelenme olmaktadır. Bu nedenle Kadın Meclisi Başkanımız da konuyu gündemine alarak böylesine güzel bir program düzenledi. Özellikle il dışından akademisyen hocalarımızı, yine Fırat Üniversitesi’nden hocalarımızı ve eli kalem tutan yazarlarımızı bir araya getirerek toplumun ‘kadına şiddete hayır’ yönünde aydınlatılmasını sağladılar.Biz de burada kıymetli panelistlerimizden aydınlanacağımızı düşünüyoruz.” Dedi.
Panelin moderatörlüğünü yürüten Prof. Dr. Canan Aksu Canbay da konuşmasında aile yapısındaki dönüşümün sosyolojik, kültürel ve ekonomik boyutlarına dikkat çekerek, değişimin doğru okunmasının önemine vurgu yaptı.
Prof. Dr. Canan Aksu Canbay: “Türkiye’de geleneksel aile yapısının dönüşümü, sosyolojik ve demografik araştırmaların uzun süredir odaklandığı bir konu hâlindedir. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren geniş aileden çekirdek aileye doğru bir kayış yaşanmakta; şehirleşme, ekonomik değişimler ve modernleşme süreçleri aile içi ilişkilerin yapı ve işlevlerini dönüştürmektedir.
Geleneksel yapıda akrabalık bağlarının yoğun olduğu, yaşlı bakımının aile içinde sürdürüldüğü ve rollerin net biçimde tanımlandığı gözlemlenirken; modern çekirdek aile yapısında bireyselleşme, ekonomik bağımsızlık ve mobil yaşam tarzı aile üyeleri arasındaki bağı zayıflatabilmektedir.
Bu bağlamda literatürde aile iletişimi ile bireysel mutluluk arasındaki olumlu ilişkinin önemi vurgulanmakta; aile içi iletişimi güçlü olan bireylerin psikolojik esenlik düzeylerinin daha yüksek olduğu gözlenmektedir ve bu durum yapılan çalışmalara da yansımaktadır.
Bizler, modern Türkiye toplumunda eşler arasındaki iletişim eksikliği ve ebeveyn-çocuk arasındaki diyalog kopukluklarının sadece bireysel sorunlar olarak değil, toplumsal dönüşümün birer yansıması olarak ele alınması gerektiğini düşünenlerdeniz” Dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Faruk Ergün, dijitalleşmenin son yüzyılda aile üzerinde olumsuz etkiler gösterdiğini kaydetti.
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Faruk Ergün: “Aile kurumu, nesilden nesile millî ve manevi değerlerimizi aktaran kıymetli bir kurumdur; toplumun temelini oluşturur. Ailede bir bozukluk, toplumda da bir bozukluk demektir. Mutlu toplumlar, mutlu ailelerle oluşur. Dolayısıyla güçlü ve mutlu bir toplum istiyorsak bunun anahtarının aile olduğunu bilmemiz gerekir.Ancak son zamanlarda küreselleşme, modernleşme, bireyselleşme ve kültürleşme süreçleri aile kurumunun dönüşümü üzerinde olumsuz etkilere yol açmış ve bu dönüşümü de hızlandırmıştır” Dedi.
Açılış konuşmalarının ardından Panelistler Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esma Şimşek, Eğitimci Yazar Asiye Gül, Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Sevim Çiftçi ve Psikolog Yazar Merve Öner, sunumlarını gerçekleştirdi.
Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esma Şimşek: “Türk kültüründe de İslami inançta da aileye ve kadına çok büyük önem verilmiştir. Ancak biz bunun farkında mıyız, tartışılır. Herhâlde değiliz. Çünkü kendi değerlerimizin farkında değiliz; ne kadar değerli olduğumuzu da yeterince bilmiyoruz. Değerlerimizi değersizleştirerek içimizde bir Batı hayranlığı oluşturmuş durumdayız. Hâlbuki Batı’da ne aile kurumu vardır ne aileye saygı vardır ne de kadına saygı vardır” Dedi.