GÜNDEM

Avukat Tanman: Delil Var, Failler Var, İddianame Var; Ama "Ceset Yok" Diye Yargılama Yok !

Elazığ’ın Palu ilçesinde evlendikten kısa süre sonra töre baskısıyla öldürüldüğü öne sürülen Mustafa Yılmaz dosyası, Türkiye’de “ceset yoksa dava da yok mu?” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Dosyada yer alan güçlü delillere, şüphelilerin belirlenmesine ve hazırlanan iddianameye rağmen yargılama sürecinin başlamaması, aileyi ve kamuoyunu derin bir çıkmaza sürüklüyor.

Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada, cinayetin planlı şekilde işlendiğine dair önemli bulgular ortaya kondu. Özellikle son yıllarda bazı kritik dosyalarda kullanılan “daraltılmış baz analizi” gibi ileri teknolojik yöntemlerle, şüphelilerin olay günü hareketleri detaylı şekilde tespit edildi. İddialara göre Mustafa Yılmaz’ın kaçırılması ve öldürülmesine ilişkin süreç, baz kayıtlarıyla adım adım ortaya kondu.

Ancak tüm bu teknik ve somut delillere rağmen dosya, “ceset bulunamadığı” gerekçesiyle yargı aşamasına taşınamadı. Bu durum, hukuk çevrelerinde ve kamuoyunda ciddi soru işaretlerine yol açtı. “Kusursuz cinayet, cesedi yok ederek mümkün mü?” sorusu yeniden tartışılmaya başlandı.

Yıllardır evlatlarının akıbetini öğrenmeye çalışan Mahir Yılmaz ve ailesi için bu süreçte en büyük moral kaynağı ise benzer bir mücadeleyle gündeme gelen Gülistan Doku dosyası oldu. Kamuoyunun uzun süre gündemde tuttuğu bu dosyada olduğu gibi, Yılmaz ailesi de toplumsal destek ve hukuk mücadelesiyle adaletin sağlanabileceğine inanıyor.

Aile yakınları, “Gülistan için verilen mücadele bizim için umut oldu. Bir dosyada yükselen ses, diğerine ışık olabilir” diyerek kamuoyuna çağrıda bulundu.

Dosyanın avukatı Osman Tanman ise yaptığı açıklamada, faili belirli bir cinayetin yargılamaya konu edilmemesinin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguladı. Tanman, “Adalet, katilin cesedi saklamadaki başarısına yenik düşmemelidir” diyerek sürecin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Şimdi gözler, dosyanın akıbetine yön verecek olan Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin vereceği kararda. Bu kararın yalnızca Mustafa Yılmaz dosyası için değil, benzer durumda olan birçok dosya için de emsal niteliği taşıması bekleniyor.

Yılmaz ailesi ise tek bir talepte bulunuyor: Somut delillerin ve şüphelilerin bulunduğu bir dosyada, adaletin gecikmemesi ve yargılamanın bir an önce başlaması.

Kamuoyunun gündemindeki soru ise net:

Bir cinayette tüm deliller ortadayken, yalnızca bir mezar yerinin tespit edilememesi adaletin önünde engel olabilir mi?