AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyüp Kadir İnan, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca devlet kurumlarının değil, yerel yönetimlerin ve toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, sağlıklı kentleşmenin bağımlılıkla mücadelede önemli bir unsur olduğunu söyledi.
Türkiye Basın Federasyonu tarafından İzmir'de düzenlenen "Bağımlılıkla Mücadelede Medyanın Rolü" panelinde konuşan İnan, programın gençlerle birlikte gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.
Konuşmasının başında bir gün önce İzmir'de özel bir sağlık kuruluşunun açılışında Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç’un bir doktor ile Kürt kadını arasında geçtiğini iddia ederek anlattığı fıkra ile ilgili konuşan İnan, "Hiçbir makam, hiçbir statü, hiçbir zenginlik ya da etnik köken ayrımı gözetmeksizin, bu milletin hiçbir ferdine hakaret etme hakkı kimseye tanımaz. Söylenen tüm sözleri topyekûn reddediyor, kınıyor ve lanetliyoruz" dedi.
Kadınların ve annelerin toplumun en değerli unsurları olduğunu vurgulayan İnan, "Her bir kadınımız, her bir annemiz bizim başımızın tacıdır. Hiçbir kadınımızı, hiçbir annemizi hakaretlere maruz bırakmamak için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Bağımlılıkla mücadelenin çok boyutlu bir konu olduğuna dikkati çeken İnan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, emniyet teşkilatı ve diğer kamu kurumlarının önemli görevler üstlendiğini ancak mücadelenin yalnızca devlet kurumlarıyla sınırlı olmadığını söyledi.
Yerel yönetimlerin de sürece etkin şekilde katkı sunması gerektiğini belirten İnan, kentleşme ve kentsel dönüşüm politikalarının toplumsal sorunların çözümünde önemli rol oynadığını ifade etti.
İzmir örneği üzerinden değerlendirmelerde bulunan İnan, kent merkezindeki bazı bölgelerin gündüz canlı ve hareketli görünmesine rağmen gece saatlerinde farklı sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirterek şunları kaydetti:
"Sağlıklı dönüşümün gerçekleştirilemediği, yeterli aydınlatmanın, yeşil alanların ve sosyal yaşam unsurlarının bulunmadığı bölgeler zamanla kötü alışkanlıkların ve bağımlılıkların yayılabildiği alanlara dönüşebiliyor. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu tür risklerden uzak tutmak için yerel yönetimlerin de devletin kararlı mücadelesine güçlü katkı vermesi gerekiyor."
İnan, özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan gençlerin bağımlılık ve diğer zararlı alışkanlıklardan korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, bağımlılıkla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin ve toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti
Panelde ayrıca bağımlılıkla mücadelede medyanın bilinçlendirme gücü, sosyal medya kullanımının gençler üzerindeki etkileri, dijital bağımlılık, ailelerin rolü ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları ele alındı.
Katılımcılar, bağımlılıkla mücadelede yalnızca güvenlik tedbirlerinin yeterli olmayacağını, önleyici çalışmaların, eğitim faaliyetlerinin ve toplumsal farkındalık projelerinin artırılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.
Panelde konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir'in bağımlılıkla mücadelede önemli sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu belirterek özellikle plansız kentleşmenin ve sağlıksız şehirleşmenin bazı sosyal problemlerin derinleşmesine zemin hazırladığını söyledi.
İzmir'in uzun yıllardır çözüm bekleyen şehircilik sorunları bulunduğunu ifade eden Kaya, kentin önemli bir bölümünün plansız yapılaşma nedeniyle çeşitli sosyal risklerle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Uyuşturucuyla mücadelede emniyet güçleri ve devlet kurumlarının önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Kaya, yerel yönetimlerin de gençlerin sosyal hayata katılımını artıracak projeler geliştirmesi gerektiğini söyledi.
Bağımlılıkla mücadelede sivil toplum kuruluşlarının önemine değinen Kaya, Yeşilay'ın bu alanda yürüttüğü faaliyetlerin desteklenmesi gerektiğini belirterek, toplumun tüm kesimlerinin ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca sağlık ve asayiş boyutuyla ele alınamayacağını belirterek, “Bağımlılık aynı zamanda nesillerimizin zihnini ve ruhunu hedef alan bir ulusal güvenlik ve toplumsal varoluş krizidir.” dedi.
İçişleri Bakanlığının 2026 yılının ilk dört ayına ilişkin verilerini paylaşan Bölünmez Çankırı, uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirildiğini, operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde ile 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini ifade etti.
Söz konusu rakamların yalnızca istatistiklerden ibaret olmadığını vurgulayan Bölünmez Çankırı, “Bu operasyonlar gençlerimizin hayatlarını koruma, aileleri ayakta tutma ve devletimizin sıfır tolerans anlayışının bir göstergesidir. Ele geçirilen her uyuşturucu madde, evlatlarımızın geleceğine vurulmak istenen bir darbenin engellenmesi anlamına gelmektedir.” diye konuştu.
Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca uyuşturucu ile sınırlı olmadığını belirten Bölünmez Çankırı, dijital bağımlılık, iletişim araçları ve sanal ortamların oluşturduğu risklere karşı da aynı kararlılıkla hareket edilmesi gerektiğini kaydetti.
Mücadelenin yalnızca operasyonel başarılarla sonuçlandırılamayacağını dile getiren Bölünmez Çankırı, yeni güvenlik anlayışının suç işlendikten sonra cezalandırmaya değil, suçun oluşmasını engellemeye odaklandığını söyledi.
Uyuşturucu ve dijital mecralardaki tehditlerin önlenmesinde siyasetçilere, ailelere ve sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düştüğünü ifade eden Bölünmez Çankırı, toplumun tüm kesimlerinin bu konuda ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmasında İzmir’in yapısal sorunlarına da değinen Bölünmez Çankırı, çarpık yapılaşma ve kentsel dönüşüm eksikliğinin kent için önemli riskler oluşturduğunu belirterek, bu sorunların çözümünde ortak akıl ve iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Panelin açılışında konuşan Türkiye Basın Federasyonu Genel Başkanı Sinan Burhan, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca güvenlik güçlerinin ve kamu kurumlarının görevi olmadığını belirterek medya kuruluşlarının da toplumsal farkındalık oluşturma konusunda önemli sorumluluk taşıdığını söyledi.
Uyuşturucu bağımlılığı kadar dijital bağımlılığın da günümüzün önemli sorunlarından biri haline geldiğine dikkat çeken Burhan, çocukların ve gençlerin internet ortamında çeşitli risklerle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Sosyal medya bağımlılığı nedeniyle yalnızlaşan ve toplumdan uzaklaşan gençlerin sanal dünyadaki zararlı oluşumların hedefi haline gelebildiğini belirten Burhan, ailelerin, eğitim kurumlarının ve medyanın bu konuda daha fazla bilinçlendirme çalışması yürütmesi gerektiğini kaydetti.