Geçtiğimiz aylarda SİT alanı olarak tescillenen Gezin bölgesinde, bir maden şirketinin sevkiyat alanı oluşturmak amacıyla asırlık ağaçları kestiği iddiaları kamuoyunda büyük tepki toplamıştı.
Günışığı Gazetesi’nin görüntülediği doğa tahribatı sonrası çevreciler ve bölge halkı “ekosistem tehlikede” diyerek duruma tepki göstermişti.
Bu gelişmelerin ardından yazılı bir açıklama yapan Bakır Madenliler Dernek Başkanı Mesut Aksan, Maden ve çevresinin yalnızca ekonomik değer taşıyan bir maden sahası olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Aksan, “Maden denilince sadece tenör değeri taşıyan mineraller anlaşılmamalıdır. Bizim için Maden; hayat, umut, gelecek, tarih ve alın teridir. Maden, Sivrice, Hazar Gölü ve Bermaz Ovası Allah’ın bize bir lütfudur. Bu değerleri korumak hepimizin görevidir” dedi.
Maden ve çevresinde son yıllarda ciddi bir çevresel bozulma yaşandığını ifade eden Aksan, özellikle Hazar Gölü, Bermaz Ovası ve ilçe merkezindeki plansız uygulamaların bölgeyi geri dönüşü zor bir noktaya sürüklediğini savundu. Aksan, “Son 30 yılda Maden’in merkezini, Bermaz Ovası’nı ve Hazar Gölü’nü içler acısı hale getirdik. Yetmedi, şimdi de Maden’i bir tabuta koyup son çiviyi çakmak isteyenler var” ifadelerini kullandı.
Hazar Gölü’nün ulusal ve uluslararası koruma statülerine sahip olduğunu hatırlatan Aksan, bölgenin Ramsar Sözleşmesi kapsamında korunması gereken sulak alanlardan biri olduğunu söyledi. Aksan, “Hazar Gölü, 2015 yılında ‘Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan’ ilan edilmiştir. Ayrıca 2024 yılında yayımlanan Resmî Gazete kararıyla ‘Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ olarak tescillenmiştir. Böylesine önemli bir havzada yaşanan doğa tahribatı, Türkiye’nin dört bir yanındaki Madenlileri derinden rahatsız etmektedir”dedi.
Bakır Madenliler Dernek Başkanı Mesut Aksan, Maden Kısabekir mevkiindeki rezerv alanından çıkarılan bakırın Samsun’a taşınmasına da tepki göstererek, mevcut rezerv alanı ile eski işletme sahasının birbirine çok yakın olduğunu ve bölgede bir izabe tesisi kurulmasının hem ekonomik hem de çevresel açıdan daha doğru olacağını savundu.
Aksan “Maden’den çıkarılan cevherin yaklaşık 800 kilometre uzağa taşınması yerine burada izabe tesisi kurulmalıdır. Bu hem istihdam sağlar hem de Maden’in yeniden ayağa kalkmasına katkı sunar” diyen Aksan, taşıma faaliyetlerinin Hazar Gölü çevresinde yapılmasının da çevre açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
Kızıltepe İstasyonu çevresinde gerçekleştirildiği iddia edilen ağaç kesimlerine de değinen Aksan, TCDD yönetimine çağrıda bulundu. Yaklaşık 50 yıllık onlarca ağacın kesildiğini öne süren Aksan, “Ulusal Öneme Haiz Hazar Gölü Sulak Alan Tampon Bölgesi içerisinde böyle bir uygulamanın hangi gerekçeyle yapıldığı açıklanmalıdır. Taşıma yapılacaksa Maden merkezindeki mevcut istasyon kullanılmalıdır” dedi.
Aksan, Hazar Havzası’nın yalnızca maden rezervlerinden ibaret olmadığını belirterek tarım, turizm, hayvancılık ve doğal yaşam açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Bermaz Ovası’nda organik tarım potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Aksan, bölgedeki doğal ürünlerin ve endemik türlerin korunması gerektiğini belirti.
Aksan, Orman Bölge Müdürlüğü, Tarım İl Müdürlüğü ve Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne çağrıda bulunarak çevre ve doğa kirliliğine karşı acil önlem alınmasını istedi.
Açıklamasında Maden’deki işçi mağduriyetlerine de değinen Mesut Aksan, bölgede faaliyet gösteren bir firmanın yaklaşık 200 işçinin maaş ve hak edişlerini ödemeden üretimi durdurduğunu ileri sürdü.
Maden’de yalnızca çevre değil altyapı ve sosyal sorunların da büyüdüğünü belirten Aksan, yıllardır tamamlanamayan Bermaz yolu, bitmeyen konut projeleri ve kapanan Tarım Kredi Kooperatifi’nin yeniden açılması taleplerini de gündeme taşıdı.
Aksan, “22 kilometrelik Bermaz yolu yıllardır tamamlanamıyor. Bitmeyen konutlar, başlamayan projeler ve çözülmeyen sorunlar artık Maden halkını tüketmiştir. Bakır Madenliler olarak sesimizin duyulmasını istiyoruz” diye konuştu.