Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Timur Gök, 2025 yılının sağlık çalışanları açısından “tükenmişliğin, umutsuzluğun ve görmezden gelinmenin yılı” olduğunu belirterek kapsamlı bir basın açıklaması yaptı.
Sağlık çalışanlarının 2025 yılına girerken tek kalem ve emekliliğe yansıyan maaş, enflasyon karşısında korunmuş ücret artışı, adil nöbet ve fazla mesai ödemeleri, sağlıkta şiddeti önleyecek caydırıcı düzenlemeler ve personel açığının giderilmesi gibi temel taleplerle beklenti içinde olduğunu ifade eden Gök, yıl sonunda bu beklentilerin büyük bölümünün karşılanmadığını vurguladı.
Artan iş yükü, kronik personel eksikliği, adaletsiz çalışma düzeni, performans baskısı, şiddet olayları ve geçim sıkıntısının sağlık çalışanlarını mesleğinden soğuttuğunu belirten Gök, birçok çalışanın fiziksel ve ruhsal olarak tükenme noktasına geldiğini söyledi.
Yapılan maaş artışlarının yüksek enflasyon karşısında reel bir kazanç sağlamadığını ifade eden Gök, döner sermaye ve ek ödeme sisteminin adaletsiz yapısını koruduğunu, artan nöbet ve fazla mesai yüküne rağmen karşılığının yeterince verilmediğini dile getirdi.
Sağlık çalışanlarının afetlerde, salgınlarda ve zor koşullarda fedakârca görev yaptığını hatırlatan Gök, buna rağmen 2025 yılında hak ettikleri değeri göremediklerini söyledi. Keyfi görevlendirmeler, liyakatsiz uygulamalar ve mobbingin tükenmişliği derinleştirdiğini kaydetti.
Açıklamada sağlıkta şiddete karşı etkili ve caydırıcı adımların hâlâ atılmadığına dikkat çekilirken, çalışan güvenliğinin çoğu zaman kâğıt üzerinde kaldığı ifade edildi. Yönetici baskısı ve güvencesizlik algısının sağlık çalışanlarının psikolojik yükünü artırdığı belirtildi.
“Bugün sağlık çalışanları yalnızca yorgun değil; kırgın, umutsuz ve tükenmiştir” diyen Gök, taleplerini şu sözlerle sıraladı:
“Ek ödeme değil, tek ve emekliliğe yansıyan maaş istiyoruz. Angarya görevlendirmelere, keyfi uygulamalara ve mobbinge son verilmelidir. Sağlıkta şiddet gerçek anlamda bitirilmeli, insan onuruna yakışır çalışma koşulları sağlanmalıdır.”
Timur Gök, “Tükenen sağlık çalışanı, tükenen sağlık sistemi demektir” diyerek, sorunlara neden olan anlayış değişmediği sürece problemlerin büyüyerek devam edeceğini ifade etti. Açıklama, “Bu mücadele yalnızca sağlık çalışanları için değil, toplumun sağlığı için verilmektedir” sözleriyle sona erdi.