HÜDA PAR Elazığ İl Başkanlığı, kentin kronikleşen sorunlarının yalnızca yerel basın açıklamalarıyla sınırlı kalmadığını, hazırlanan kapsamlı saha raporları doğrultusunda milletvekilleri aracılığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) defalarca gündeme taşındığını açıkladı.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İl Başkanı Metin Suiçer, Elazığ’da milletvekilleri bulunmamasına rağmen şehrin meselelerini Meclis kürsüsüne taşıma konusunda aktif bir irade ortaya koyduklarını belirtti. Suiçer, “Elazığ’da milletvekilimiz yok. Ancak açıkça ifade ediyorum: Elazığ’ı TBMM’de birçok Elazığ milletvekilinden daha fazla konuşturduk. Çünkü biz meseleyi sahipleniyoruz, takip ediyoruz ve sonuç alana kadar bırakmıyoruz” dedi.
Yaklaşık dört yıldır yürütülen sistemli saha çalışmalarının yalnızca tespit aşamasında kalmadığını ifade eden Suiçer, hazırlanan raporların somut girişimlere dönüştüğünü ve milletvekilleri aracılığıyla Meclis tutanaklarına geçtiğini vurguladı. Elazığ’ın farklı ilçelerinde yaşanan sorunların doğrudan Meclis gündemine taşındığını kaydeden Suiçer, Kovancılar’da pancar üreticilerinin yaşadığı mağduriyetin Batman Milletvekili Serkan Ramanlı tarafından yerinde incelendiğini belirtti. Kanatlı Barajı’nın sulama imkânlarına rağmen fabrika kapasitesinin yetersizliği, günlerce kuyrukta bekleyen kamyonlar ve artan nakliye maliyetlerinin TBMM tutanaklarına geçtiğini ifade eden Suiçer, Tarım ve Orman Bakanlığı’na Kovancılar’a kantar kurulması ve fabrika kapasitesinin artırılması yönünde çağrı yaptıklarını aktardı.
Maden ilçesinde diyaliz hastalarının yaşadığı sıkıntıların da Meclis kürsüsünde dile getirildiğini belirten Suiçer, Mersin Milletvekili Faruk Dinç’in ilçeye diyaliz merkezi kurulması talebini gündeme taşıdığını söyledi. Bağışıklık sistemi zayıf hastaların Ergani ya da Elazığ merkeze gitmek zorunda kalmasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Suiçer, sağlık hakkının siyaset üstü bir insan hakkı olduğunu vurguladı. Daha önce adalet yatırımları, TOKİ konutlarındaki mağduriyetler ve eğitimle ilgili sorunların da milletvekilleri aracılığıyla gündeme getirildiğini belirten Suiçer, sorunların yalnızca dile getirilmediğini, ilgili bakanlıklara çağrı yapılarak sürecin takipçisi olunduğunu kaydetti. Elazığ’ın meselelerinin Ankara’da kaybolmaması için siyasi irade ortaya koyduklarını dile getirdi.
Sanayi ve istihdam verilerine de değinen Suiçer, Elazığ’da iki organize sanayi bölgesi bulunduğunu, OSB alanının 410 hektardan 1.439 hektara çıkarıldığını, istihdamın 965’ten 13 bin 885’e yükseldiğini ve OSB’lere 3 milyar 50 milyon TL kamu desteği sağlandığını belirtti. Bu gelişmelerin önemli olduğunu ancak yeterli olmadığını ifade eden Suiçer, Elazığ’ın lojistik ve sanayi koridorlarında çevre illerin gerisinde kaldığını söyledi. Meclis’te Samsun–Mersin Koridoru Sanayi Master Planı üzerinden yürüyen tartışmalara atıfta bulunan Suiçer, vatandaşın polemikle değil, Elazığ’ın ne kazanacağıyla ilgilendiğini dile getirdi. Son dönemde şehir üzerinden yürütülen siyasi tartışmalara da değinen Suiçer, polemik siyaseti yerine performans siyasetini savunduklarını belirterek, Elazığ’ın artık kimin kime ne söylediğini değil, kimin neyi çözdüğünü görmek istediğini ifade etti. Hızlı tren projelerinin yıllardır etüt aşamasında olduğunu hatırlatan Suiçer, ulaştırma yatırımlarının siyasi bir vaat değil, ekonomik bir zorunluluk olduğunu söyledi.
Açıklamasının sonunda Elazığ’ın sahipsiz olmadığını vurgulayan Suiçer, bundan sonra da kentin tüm meselelerini milletvekilleri aracılığıyla TBMM gündemine taşımaya devam edeceklerini belirtti. Elazığ’ın bir partinin değil, 600 bin insanın şehri olduğunu ifade eden Suiçer, ortak akıl, veri ve somut yatırımlarla kalkınma hedefi doğrultusunda çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.