Yüzgeç, sezon öncesinde kilogramı 400-420 TL seviyelerinde işlem gören kuru kayısının hasadın başlamasıyla birlikte 250-270 TL bandına kadar gerilediğini ifade ederek, yaklaşık yüzde 35-40 oranındaki fiyat düşüşünün üreticiyi büyük bir ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya bıraktığını söyledi.
Üretim maliyetlerinin her geçen gün arttığını vurgulayan Yüzgeç, işçilik, mazot, gübre, sulama ve ilaçlama giderlerinin rekor seviyelere ulaştığı bir dönemde ürün fiyatlarının bu kadar gerilemesinin kayısı üreticisinin emeğini karşılıksız bıraktığını dile getirdi.
Piyasada az sayıdaki ihracatçı ve alıcı firmanın fiyatları belirlediğini öne süren Yüzgeç, üreticilerin hasat döneminde nakit ihtiyacı nedeniyle ürünlerini düşük fiyatlardan satmak zorunda kaldığını, depolama imkânlarının yetersiz olmasının da üreticinin pazarlık gücünü zayıflattığını ifade etti.
Cumali Yüzgeç, üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi için Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumu tarafından piyasanın yakından incelenmesini, fiyat manipülasyonu iddialarının araştırılmasını ve gerekli denetimlerin yapılmasını istedi.
Ayrıca üreticiyi koruyacak taban fiyat veya destekleme alımı uygulamalarının hayata geçirilmesi, lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaştırılması ve üretici birlikleri ile tarım satış kooperatiflerinin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini belirten Yüzgeç, bu adımların hem üreticiyi koruyacağını hem de kayısı sektörünün sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağını ifade etti.
Kayısının Baskil ve Elazığ ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu hatırlatan Yüzgeç, yetkililerin üreticilerin sesine kulak vermesini isteyerek, gerekli tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesini talep etti.