Fırat Üniversitesi Hastanesi Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burak Öz, Behçet hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu.
Doç. Dr. Öz, Behçet hastalığının vücuttaki her çapta ve her tipte damarı etkileyebilen, ataklarla seyreden kronik ve iltihaplı bir romatizmal hastalık olduğunu belirtti.
Hastalığın en sık görülen belirtisinin yılda en az üç kez tekrarlayan ağrılı ağız yaraları olduğunu ifade eden Öz, her tekrarlayan ağız yarasının Behçet hastalığı anlamına gelmediğini söyledi. Ağız yaralarına genital bölgede yaralar, ciltte sivilce benzeri lezyonlar veya özellikle bacaklarda görülen ağrılı ve kızarık deri altı şişliklerinin eşlik edebileceğini kaydetti.
Behçet hastalığının yalnızca ağız ve ciltle sınırlı olmadığını belirten Doç. Dr. Burak Öz, göz tutulumunun üveite neden olabileceğini, bunun yanı sıra eklem ağrısı ve şişliği, damarlarda pıhtı oluşumu veya damar genişlemeleri görülebileceğini ifade etti. Hastalığın daha nadir olarak sinir sistemi ve sindirim sistemini de etkileyebileceğini dile getirdi.
Doç. Dr. Öz, Behçet hastalığının tanısının laboratuvar testlerinden çok hastanın şikâyetleri, muayene bulguları, hastalığın seyri ve gerekli durumlarda görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesiyle konulduğunu söyledi.
Tedavinin hastalığın şiddetine ve etkilenen organa göre planlandığını belirten Öz, ağız, cilt ve eklem bulgularında lokal tedaviler, kolşisin ve nonsteroid antienflamatuvar ilaçların kullanılabildiğini, göz, damar, sinir sistemi veya sindirim sistemi tutulumu gibi ciddi durumlarda ise kortikosteroidler, bağışıklık sistemini düzenleyen ilaçlar ve biyolojik tedavilerin uygulanabildiğini ifade etti.
Tekrarlayan ağız yaralarına diğer belirtilerin de eşlik etmesi halinde vakit kaybetmeden bir romatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Burak Öz, "Erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takip ile organ hasarı önlenebilir ve hastaların yaşam kalitesi korunabilir." dedi.