GÜNDEM

Elazığlı Yönetmen Doğduğu Köyü Adeta Sanat Galerisine Dönüştürdü

Elazığlı yönetmen Kenan Öztürk, doğup büyüdüğü Keban ilçesinin Nimri köyünü, hayata geçirdiği proje ile sanatla buluşturdu.

Sanat yönetmeni Öztürk, 1981 yılında gittiği Fransa'da, Paris 8 Üniversitesinde doktorasını tamamladıktan sonra Paris'teki bir sanat merkezinde uzun yıllar sanat yönetmeni olarak çalıştı.

Türkiye'de de sanatsal çalışmalar yapmak için Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde 2005 yılında Karagöz Sanatevi'ni kuran Öztürk, sanatsal çalışmalarını köyünde de sürdürdü.

Eski çağlarda farklı medeniyetler tarafından merasim alanı, adak yeri, yön işareti olarak ya da dini ritüellerde kullanılan, Elazığ çevresinde "kulluk" olarak adlandırılan ve köy kırsalında kalıntılarına rastlanan oboları canlandırmak isteyen Öztürk, yaklaşık 10 yıl önce "Nimri Kullukları Sanat Projesi"ni hayata geçirdi.

Her yıl ülkenin farklı illerinden ve yurt dışından heykeltıraşları memleketi Nimri köyüne davet eden Öztürk bu çabasıyla köydeki arazilere, bağlara, bahçelere 8 heykel ile köy sakinlerinin desteğiyle yaptığı "kulluk" adı verilen 8 eser kazandırdı.

Kültürel mirası geleceğe taşıyan proje kapsamında, köyden seferberlik emriyle 1. Dünya Savaşı'na giden ve şehit olanlar anısına, çalışmalarına 28 Haziran'da başlanan "Seferberlik Anıtı"nın yapımı sürüyor.

Malatya Arapgir Belediyesi'nde heykeltıraş olarak görev yapan, Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü yüksek lisans öğrencisi Furkan Ekici ve ekibinin yürüttüğü çalışmalara Öztürk de destek veriyor.

Doğal taş, beton ve demir kullanılarak 3 metre yüksekliğinde, 6 metrekare taban genişliğinde inşası devam eden kulluk, gökyüzüne doğru konik formda yükselen iki bölümden oluşacak.

Merkezindeki boşlukta taşların oyulmasıyla şekillendirilen karşılıklı iki insan silueti ise cepheye gidip dönmeyenlerin bıraktığı boşluğu simgeleyecek.

"Amacımız bir Anadolu köyünün sanat ile görünür olmasıydı"

Sanat yönetmeni Öztürk, AA muhabirine, son 10 yılda köylerine, Mimar Sinan Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Trakya Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi gibi ülkedeki farklı üniversitelerden heykeltıraşlar ile Fransız heykeltıraş Marc Pedoux tarafından heykeller ve "kuluk" adı verilen eserlerin yapıldığını söyledi.

Yapılan eserlerden bazılarının sanat yarışmalarında ödüle layık görüldüğünü ifade eden Öztürk, şunları kaydetti:

"Köyümüzde kulluklar bir gelenektir. Çok eski tarihlere dayanıyor ancak yok olmuştu. Yok olan kültürel mirası tekrar canlandırmak için başlattık bu projeyi. Tabiata armağan olarak 10 seneden beri bu etkinlikleri yapıyoruz. Amacımız bir Anadolu köyünün sanat ile görünür olmasıydı. Anadolu'da bir köyde de sanat yapılabileceğine dikati çekmek istedik. Konu 'tabiatta sanat'. Tabiatta sanat yapıp, eserimizin yanından geçen her insanın bakması ve yararlanmasını istedik. Nimri köyümüz 16 eserle adeta bir sanat köyüne dönüştü. Bir Anadolu köyünden böyle bir projenin çıkması çok kıymetli diye düşünüyorum."

Öztürk, bu yıl, 1. Dünya Savaşı'na katılmak üzere köylerinden cepheye giden kişilerin anısına "Seferberlik Anıtı" adını verdikleri çalışmayı yürüttüklerini anlatarak, seferberlik emriyle gidenlerden dedesinin de bulunduğu 4-5 kişinin geri döndüğünü, geri kalan kişilerden o dönem haber alınamadığını belirtti.

Heykeltıraş Ekici ise yapımı süren "Seferberlik Anıtı"nın köklü bir geleneğin çağdaş sanatla buluşacağı bir eser olduğunu dile getirdi.

Anıtı yaklaşık 3-4 haftada tamamlamayı planladıklarını aktaran Ekici, "Kulluklar, Orta Asya'dan Anadolu coğrafyasına kadar uzanan bir gelenek. Bu gelenek ne kadar dini ritüel ve inanç sistemiyle ilgili olsa da 3 boyutlu bir form. Bu formu çağdaş heykel sanatı, çevresel ve mekansal sanatla harmanlayarak yeni bir heykel anlayışını ortaya çıkarıyoruz." dedi.