AK Parti Elazığ Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ejder Açıkkapı, 11 Mart’ta Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, 7554 sayılı Kanun ile madencilik faaliyetlerinin daha düzenli, denetimli ve sürdürülebilir bir çerçeveye kavuşturulduğunu ifade etti.
İYİ Parti’nin Grup önerisi üzerine AK Parti Grubu adına söz alan Açıkkapı, söz konusu düzenlemenin madencilik sektöründe yaşanan belirsizlikleri ortadan kaldırmayı, yatırım ortamını güçlendirmeyi ve çevreye uyumlu bir madencilik anlayışını kurumsallaştırmayı hedeflediğini belirtti.
“Yatırım ortamı güçleniyor, belirsizlikler ortadan kalkıyor”
Türkiye’nin yeraltı kaynakları bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Açıkkapı, madencilik faaliyetlerinin güçlü bir hukuki çerçeveye kavuşturulmasının hem ekonomik kalkınma hem de kaynak güvenliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Yeni düzenleme ile ruhsat ve izin süreçlerinde önemli değişiklikler yapıldığını belirten Açıkkapı, artık ruhsat verilmeden önce ilgili kamu kurumlarından gerekli izinlerin alınmasının zorunlu hale getirildiğini ifade etti. Bu düzenlemeyle hukuki belirliliğin sağlanacağını ve madenciliğe uygun olmayan alanlarda ruhsat verilmesinin önüne geçileceğini dile getirdi.
Açıkkapı ayrıca izin süreçleri için azami dört aylık süre öngörüldüğünü, böylece sektörün uzun süredir karşı karşıya kaldığı bürokratik gecikmelerin azaltılmasının hedeflendiğini söyledi. İzinleri tamamlanarak ruhsatlandırılan sahalarda işletme ruhsatına geçiş ve ruhsat süre uzatımı süreçlerinde izinlerin devamının sağlanacağını belirten AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, bunun da yatırım güvenliğini güçlendireceğini kaydetti.
Stratejik ve kritik madenler için yeni mekanizmalar
Düzenlemenin önemli başlıklarından birinin de stratejik ve kritik madenler olduğunu ifade eden Açıkkapı, teknoloji üretimi, savunma sanayi, enerji arz güvenliği ve sanayi politikaları açısından bazı madenlerin stratejik önem taşıdığına dikkat çekti.
Açıkkapı’nın konuşmasında ayrıca şu ifadeler yer alıyor: Değerli milletvekilleri, düzenlemenin bir diğer önemli boyutu stratejik ve kritik madenlere ilişkindir. Günümüzde teknoloji üretimi, savunma sanayisi, enerji arz güvenliği ve sanayi politikaları açısından bazı madenlerin stratejik değeri son derece yüksektir. Bu nedenle, kanunla stratejik ve kritik maden tanımları yapılmış, gerektiğinde acele kamulaştırma ve zorunlu maden stoku oluşturma gibi mekanizmalar düzenlenerek ülkemizin kaynak güvenliği güçlendirilmiştir. Ayrıca, çevresel sorumluluk da güçlü şekilde güvence altına alınmıştır. Rehabilitasyon bedellerinin ruhsat bedelinden ayrı olarak tahsil edilmesi ve yalnızca çevrenin yeniden iyileştirilmesi amacıyla kullanılacak olması da madencilik faaliyetlerinin doğaya saygılı bir şekilde yürütülmesini sağlayacaktır.
Öte yandan, ruhsatlandırma süreci kanunda açık şekilde düzenlenmiş olup sahaların konum, rezerv ve geçmiş bilgileri dikkate alınarak gerekli görülen durumlarda ihale yöntemi uygulanmaya devam etmektedir. Ayrıca, ekonomik bir rezerv tespit edilmesi durumunda... Sınırlı bir ihtimaldir, nitekim metalik madenlerde yaklaşık 350 arama ruhsatından yalnızca 1 tanesi işletme aşamasına geçebilmektedir. Bugün itibarıyla ülkemiz yüz ölçümünün yalnızca binde 1,8'inde fiilî madencilik kazı faaliyetleri yürütülmektedir.
Cumhurbaşkanımızın liderliğinde atılan bu adımlar Türkiye'nin enerji ve maden alanındaki bağımsızlığını güçlendirecek diyor, Gazi Meclisimizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.