Prof. Dr. Gözel, yalnızca kolesterol yüksekliğinin başlı başına bir problem olduğunu, ancak diyabet, hipertansiyon ve iskemik kalp hastalığı bulunan kişilerde bu durumun çok daha kritik bir önem taşıdığını ifade etti.
Tedavi edilmeyen kolesterol yüksekliğinin damar sertliği ve damar kireçlenmesine yol açtığını vurgulayan Gözel, atardamarlarda biriken yağlı maddelerin (aterom plakları) zaman içinde damardan koparak kalp damarlarını tıkayıp kalp krizine, beyin damarlarını tıkayıp felce neden olabileceğini söyledi.
Kolesterol yüksekliğinin mutlaka tedavi edilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Gözel, tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlarla karşılaşılabileceğini belirtti. Hastalığın tedavi edilebilir bir sağlık sorunu olduğunu dile getiren Gözel, “Genetik faktörleri değiştirmek elimizde değil; ancak ilaç tedavisi, yaşam tarzı değişikliği ve egzersizle kolesterolü kontrol altına almak mümkündür.” dedi.