GÜNDEM

SP’den Okullardaki Saldırı İle İlgili Açıklama

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerinde meydana gelen menfur saldırılarla ilgili açıklamalarda bulunan Saadet Partisi İl Başkanı Yunus Emre Yüksel, okullarımızda vakit kaybetmeksizin ahlak ve maneviyat merkezli, milli ve yerli bir eğitim sistemine geçilmelidir “Dedi.

Saadet partisi il Başkanı Yunus Emre Yüksel Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerinde meydana gelen menfur saldırılarla ilgili açıklama da bulundu.

Yetkililere seslenen Yüksel Okullarımızda vakit kaybetmeksizin ahlak ve maneviyat merkezli, milli ve yerli bir eğitim sistemine geçilmelidir” Dedi.

Başkan Yüksel:" ​Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde meydana gelen menfur saldırılar sonucunda canımızdan canlar gitmiş, âdeta nefesimiz kesilmiş ve milletçe derin bir teessüre boğulmuş durumdayız. Bu vesileyle, yaşanan bu acı olaylarda vefat eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, yakınlarına ve aziz milletimize sabırlar diliyorum.

​Yaşanan bu acı süreci yakından takip etmekle birlikte, yetkili mercilerden kamuoyunu tatmin edecek bir özeleştiri beklemekteyiz. İktidar mensuplarının; uygulanan yanlış politikaların, öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasının ve okullarımızın güvensiz, disiplinsiz hale getirilmesinin sorumluluğunu üstlenip üstlenmeyeceklerini sormak istiyoruz. Okullarımızda ahlak ve maneviyatın tükenme noktasına gelmesinde payı olanların, "Bu işin sorumlusu biziz" erdemini göstermelerini bekliyor ancak maalesef bugüne kadar yetkili ağızlardan bu tavrı göremiyoruz. ​Bizler, Milli Görüş mensupları olarak yıllarca sokak sokak, meydan meydan gezerek "Önce Ahlak ve Maneviyat" diye haykırdık. Bizler istedik ki; eğitim yuvalarımızda evlatlarımıza sadece akademik bilgiler değil; merhamet, vicdan, emanete sadakat ve kul hakkı gibi bizi biz yapan ulvi değerler de öğretilsin. ​Fakat maalesef ki süreç içerisinde iktidar, gerek uyguladığı hatalı politikalarla gerekse medya kanalıyla (özellikle televizyon dizileri aracılığıyla) pompalanan yozlaşmış kültüre göz yumarak çocuklarımıza Batı hayranlığının, gücün, korkunun ve şiddetin enjekte edilmesine müsaade etmiştir. Geldiğimiz bu acı noktada gençlerimiz; günahı, helali, haramı ve vatan sevgisini idrak etmekten uzaklaştırılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır" Dedi.