GÜNDEM

Yentür: Doğu Türkistan’da Millet Bilinci Yok Edilmeye Çalışılmaktadır

Çin tarafından Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine saldırılarda bulunarak zulüm ediliyor.

Elazığ Baro Başkanı Mustafa Yentür, yapılan bu zulüm ile ilgili açıklama yaptı.

YENTÜR: DOĞU TÜRKİSTAN’DA, İNSAN HAKLARI İHLALLERİ DEVAM ETMEKTEDİR

Elazığ Baro Başkanı Av. Mustafa Yentür, “Çin Halk Cumhuriyeti sevk ve idaresindeki işgalci kuvvetler tarafından 1949 yılında gasp edilen ve 1955 yılında Şincan Uygur Özerk Bölgesi olarak isimlendirilen Doğu Türkistan’da, insan hakları ihlalleri hayatın tüm alanlarında varlığını artırarak devam ettirmektedir.  İşgalci yönetim tarafından, sistematik asimilasyon, işçi ihraç programları, Çin içlerine zorunlu göç ve nüfus planlama politikaları ile Doğu Türkistan’ın Müslüman Türk nüfusu yok edilmeye çalışılarak Çinlilerin ev ve iş garantileriyle bölgeye göçleri teşvik edilmekte, demografik yapının tersine çevrilmesi amaçlanmaktadır. Uygur Türkleri’nin en temel insani hakları bile hiçe sayılmakta, yaşam hakları ihlal edilmekte, işkence ve kötü muamele yasağı adeta yok kabul edilmekte, sivil vatandaşlar bile askeri kamplarda esir hayatı yaşamaya zorlanmaktadır. Din ve inanç hürriyetleri ellerinden alınan mağdurların, aile kurma ve insanca yaşama hakkına bile erişimleri engellenmektedir” ifadelerini kullandı.

YENTÜR: DOĞU TÜRKİSTAN’DA MİLLET BİLİNCİ YOK EDİLMEYE ÇALIŞILMAKTADIR

Mustafa Yentür, “Bir millet tamamen inkâr edilmekte, ibadet özgürlüğü yok sayılmakta, Türkçe isimler ve yazılar yasaklanmakta, Doğu Türkistan bölgesine kasten Sincan adı verilmektedir. Bu uygulamalar ile millet bilinci yok edilmeye çalışılmaktadır. Bahse konu bölgenin kadim bir Çin toprağı olduğu iddia edilerek bölgenin tarihi ve değerleri yok sayılmaktadır. Oysa Çin yönetimince bölgeye verilen Sincan ismi’ “yeni topraklar’’ manasına gelmektedir. Kadimden beri kendilerinin bu topraklarda var olduğunu iddia eden işgalcilerin kendilerini bu kadar kolay ele vermelerinden de anlaşılacağı üzere, Çin yönetimi tarafından sonradan işgal edilen bu toprakların esas hak sahipleri Uygur Türkleridir. Çin Hükümeti, özellikle bölgede yaşayan yerleşik halktan kurtulmak için uygulamaya koyduğu “toplama kamplarını” suçu ve suçluyu gizlemek suretiyle “meslek edindirme kursu” olarak dünyaya kabul ettirmeye çalışmakta, bu şekilde Doğu Türkistanlıları terörizm, ayrımcılık ve aşırılıktan arındıracağını iddia etmektedir. Esasında bu kamplarda soykırım suçu işlenmekte olup kamplarda kalan bir çok insandan tekrar haber alınamamaktadır” şeklinde konuştu.

YENTÜR: DOĞU TÜRKİSTAN UYGUR TÜRKLERİ’NİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Baro Başkanı Yentür, “Uydu görüntüleri ve hapisten çıkan kişilerin şahitlikleriyle ispatlanması neticesinde 2018 yılında kampların varlığı Çin tarafından kabul edilmiştir. Çin, uluslararası toplum nezdinde eleştirilen, hukuka ve evrensel insan haklarına aykırı uygulamalarını sayısı her geçen gün artan bu kamplarda devam ettirmektedir. Halihazırda adı geçen kamplarda tutulan insan sayısının ise milyonları bulduğu bilinmektedir. Bir milleti ve bir dini inancı ortadan kaldırmaya yönelik sistematik faaliyetlerin varlığı göz önüne alındığında bahse konu fiillerin ‘’İnsanlığa Karşı Suçlar’’ kapsamında olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bütün ilgilileri bu noktada sorumluluk almaya, kıymetli vatandaşlarımızı ve sivil toplum kuruluşlarımızı ise konuyu gündemde tutmaya davet ediyoruz. Barolar olarak, Avukatlık mesleğinin ruhu gereği bir haksızlığa sessiz kalmanın da başkaca bir haksızlık olduğunu düşünerek mağdur ve mazlum Doğu Türkistan Uygur Türkleri’nin yanında olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla beyan ederiz” dedi.