D vitamininin kas ve kemik metabolizması için hayati öneme sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Ökdemir, eksikliğinde rikets adı verilen ciddi bir hastalığın ortaya çıktığını söyledi. Rikets hastalığında kemiklerin yeterince sertleşemediğini vurgulayan Ökdemir, “Bu durum özellikle yürümeye başlayan çocuklarda kemik eğriliklerine yol açar. İki yaşına gelmesine rağmen bıngıldağın kapanmaması, dişlerin geç çıkması önemli belirtiler arasındadır. Örneğin, 10 aylık bir bebekte alt kesici dişler henüz çıkmamış, 18 aylık bir çocukta ise azı dişleri görülmemiş olabilir” dedi.
D vitamini eksikliği olan bebeklerin genellikle huzursuz olduğunu, baş bölgesinde aşırı terleme görüldüğünü ifade eden Ökdemir, daha büyük çocuklarda ise kas ağrıları ve krampların ortaya çıkabildiğini söyledi. Kan kalsiyumunun düşmesine bağlı olarak şiddetli kramplar sonrasında nöbet ve epileptik tabloların da gelişebileceğine dikkat çekti.
Korunmanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Ökdemir, Türkiye’de uygulanan sağlık politikası kapsamında sağlık ocaklarında bebeklere doğumdan itibaren 1 yaşına kadar ücretsiz günlük 400 ünite D vitamini verildiğini hatırlatarak, “Ailelerin bu desteği her gün düzenli olarak kullanması, rikets hastalığından korunmada son derece önemlidir” diye konuştu.
Bir yaşından sonra D vitamini sentezinde en önemli kaynağın güneş ışınları olduğunu belirten Ökdemir, özellikle ultraviyole B (UVB) ışınlarının gerekli olduğunu söyledi. UVB ışınlarının saat 10.00 ile 15.00–16.00 arasında yeryüzüne ulaştığını ifade eden Ökdemir, vücudun yaklaşık dörtte birinin hafif kızaracak düzeyde güneşe maruz kalmasının günlük D vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşıladığını dile getirdi.
Ancak öğle saatlerinde yoğun güneşlenmenin sakıncalı olduğunu vurgulayan Ökdemir, “Öğle sıcağında radyasyon yükü daha fazladır ve cilt kanseri riski artar. Bu nedenle 10.00–11.00 saatleri arasında ya da 15.00 civarında güneşlenmek daha doğrudur. Ayrıca cam arkasında güneşlenmenin hiçbir faydası yoktur; çünkü UVB ışınları camdan geçmez” dedi.
Güneş kremi kullanımına da değinen Doç. Dr. Ökdemir, özellikle 8 ve üzeri koruma faktörlü kremlerin UVB ışınlarını engelleyerek D vitamini sentezini azalttığını belirtti.
D vitamininin medyada sıkça gündeme geldiğini ve bilinçsiz kullanımın arttığını söyleyen Ökdemir, “D vitamini eksikliği kadar fazlalığı da ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanır ve aşırı alındığında zehirlenmeye neden olabilir. Bir ampulde 300 bin ünite D vitamini bulunmaktadır. Bu ampullerin kırılıp içildiğini görüyoruz. Bu durum böbrek taşlarına, beyin ve büyük damarlarda kireçlenmelere kadar uzanan ciddi sorunlara yol açabilir” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Deniz Ökdemir, hekim kontrolü olmadan D vitamini kullanılmaması gerektiğinin altını çizdi.