GÜNDEM

Milletvekili Erol Uyardı: “Gerçek Anlamda Bir Kalkınmadan Söz Edemeyiz”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Elazığ’ın ilçeleriyle birlikte bütünsel bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek bunun haricinde gerçek bir gelişmişlikten söz edilemeyeceğini söyledi.

Milletvekili Gürsel Erol, Elazığ’ın ilçelerinin uzun yıllardır hak ettiği yatırımları alamadığını belirterek kapsamlı bir kalkınma ve seferberlik planı hazırlanması çağrısında bulundu.

Erol, yaptığı değerlendirmede ilçeler arasındaki gelişmişlik farkına dikkat çekerek, mevcut durumun yalnızca hizmet eksikliği değil, aynı zamanda bölgesel kalkınma adaletini de ilgilendiren bir mesele olduğunu ifade etti. Elazığ’ın geleceğinin merkez ve ilçeleriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Erol, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İLÇELERİMİZ YILLARIR HAK ETTİĞİNİ ALAMAMIŞTIR”

“Elazığ’ımızın güzide ilçelerinin uzun yıllardır hak ettiği kamu yatırımlarını ve planlı kalkınma yaklaşımını yeterince alamadığı artık herkesin kabul etmesi gereken bir gerçektir. Bu mesele ne bir siyasi tartışmanın malzemesidir ne de günlük polemiklerle geçiştirilecek bir konudur. Bu, doğrudan doğruya Elazığ’ın geleceği meselesidir.

Elazığ’ı merkezinden ilçelerine kadar birlikte kalkındırmadığınız sürece, bu şehirde gerçek anlamda bir gelişmişlikten söz edemezsiniz. Sadece merkezde bir hareketlilik yaratıp ilçeleri kendi haline bırakan anlayış, artık sürdürülebilir değildir.

Elazığ’ın tüm ilçelerinde önce gerçek bir potansiyel tespiti yapılmalıdır. Hangi ilçemiz tarımda öne çıkabilir, hangisi turizmde bir çekim merkezi olabilir, hangisi üretim ve sanayide bir üs haline gelebilir; bunların hepsi masa başında değil, sahada ve bilimsel verilerle ortaya konulmalıdır.

İkinci olarak her ilçeye kendine özgü bir vizyon yüklemek zorundayız. Her yere aynı projeyi koyarak kalkınma üretilemez. Bir ilçemizi tarım ve gıda üretim merkezi olarak konumlandırırken, diğerini turizm ve kültürel değerleriyle öne çıkarabiliriz. Bir başka ilçemizi ise üretim ve istihdam üssü haline getirmek mümkündür. Önemli olan, ilçeyi ilçeye benzetmek değil, her ilçeyi kendi kimliğiyle güçlendirmektir.

Üçüncü ve en önemli aşama ise uygulamadır. Hazırlanan hiçbir plan rafta kalmamalıdır. Tüm paydaşlar aynı masada buluşmalı ve bu süreci bir seferberlik anlayışıyla yürütmelidir. Parça parça değil, bütüncül bir kalkınma yaklaşımıyla hareket edilmelidir.

İlçelerimizin her biri kendi potansiyeliyle ayağa kalkmak zorundadır. Biz bu sorumluluğu siyaset üstü bir mesele olarak görüyoruz ve bu doğrultuda mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”