Elazığ'ın Keban ilçesindeki Çırçır Şelalesi'nde tezgah açan mikro sanat ustası Ersin Celayir (28), milimetrik pirinç tanelerinin üzerine isimler sığdırarak unutulmaya yüz tutmuş kadim bir zanaatı yaşatmaya devam ediyor. Harita eğitimi sırasında kazandığı çizim yeteneğini mikro sanata dönüştüren Celayir, 2015 yılından bu yana pirinç taneleri üzerine isim yazıyor. Özel uca sahip kalemler vasıtasıyla icra ettiği zanaatında yüksek konsantrasyon ve nefes kontrolünün kritik önem taşıdığını vurgulayan Celayir, işin inceliklerini aktardı. Tek bir pirinç tanesinin her iki yüzüne toplam 10 isim yazabildiğini belirten Celayir, hazırlanan pirinçleri kolye, anahtarlık, bileklik ve sıkma kehribar tespihlerin imame kısımlarına yerleştirdiklerini ifade etti.
"İlk başladığımda Türkiye'nin en genç ustası bendim"
Pirince yazı yazma serüvenini anlatan Ersin Celayir, "Bu işe 2015 yazında başladık. Ağabeyim ilk başta pirince isim yazıldığını söyledi. Harita mezunu olduğum için projelerimizde kullandığımız Rapido kalemine aşinaydım. Ucu hassas olan bu kalemle pirince isim yazıldığını duyunca birkaç deneme yaptık ve yazabildiğimizi gördük. Ekipmanlarımızı temin edip işe koyulduk ve 2015'ten beri de devam ettiriyoruz. İlk başladığımda Türkiye'nin en genç ustası bendim. Sanatı öğrettiğim 14 yaşındaki yeğenim Kerem Enes Celayir, şu an Türkiye'nin en genç ustası unvanını taşıyor. Başladığımızda Elazığ'da ilktik. Birkaç arkadaşa daha öğrettik, onlar da sürdürüyor. Biz tezgahımızı hiç kapatmadık ve her yaz sezonunda Elazığ'ın Keban ilçesindeki Çırçır Şelalesi'nde pirince isim yazmaya devam ediyoruz" dedi.
"Tüfek atışı gibi tek nefeste yazılmalı"
Pirinç üzerine yazı yazma sürecini hedef atışına benzeten Celayir, "Tıpkı atış yapar gibi elleriniz titremeyecek, konsantre olacaksınız ve nefesinizi tutacaksınız. Tek nefeste yazmanız gerekir. Keza nefes alıp verirseniz yazamazsınız. Kullanılan kalem incedir. İşe ilk başladığımızda deneme yaparken 7-8 kalem telef etmiştik. Şimdi ise iki sezondur tek bir kalemle devam edebiliyoruz. Özel bir kalem olduğu için üretimi durdu; zaten unutulmuş bir sanat ve unutulmuş bir kalemdir. Pirincin bir yüzüne 5, diğer yüzüne 5 olmak üzere toplam 10 isim yazabiliyorum fakat 'Besmele' yazmayı henüz başarabilmiş değiliz. Ürünlerimizi kolye, anahtarlık, bileklik ve sıkma kehribar tespihlerin imame kısmına uyguluyoruz" şeklinde konuştu.
"Gelenler hayretle 'Pirince nasıl isim yazılır?' diye soruyor"
Mevlevi kültürü olarak bilinen ve unutulmaya yüz tutmuş olan bir sanatı icra etmeye çalıştıklarını dile getiren Celayir, "İnsanların çoğu bu zanaatla henüz tanışmamış. Gelenler hayretle 'Pirince nasıl isim yazılır?' diye soruyor. Hatta metal olan pirinç malzemeyle karıştıranlar bile oluyor. İnsanlardan çok güzel ve olumlu tepkiler alıyoruz. Elazığ halkı da bu işi benimsedi, biz de bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Artık pirincin üzerine isimden ziyade resim çizmeye çalışıyorum. Boş zamanlarımda bunun üzerine yoğunlaşıyorum. Eğer başarabilirsek inşallah bir gün onun da duyurusunu yapacağız" diye konuştu.