Türk Ocakları, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan süreç kapsamında TBMM'de görüşüleceği açıklanan "Çerçeve Yasa" teklifine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Türk Ocakları'nın konuya ilişkin görüşünü sürecin ilk günlerinden itibaren kamuoyuyla paylaştığı belirtilirken, son gelişmeler üzerine aynı duruşun yeniden kamuoyuna duyurulmasının gerekli görüldüğü ifade edildi.

Açıklamada, "Terörsüz Türkiye" sürecinin işaretlerinin verildiği ilk günlerde konuya ilişkin görüşlerin kamuoyuyla paylaşıldığı, daha sonra gerçekleştirilen genel istişare toplantıları ile 2026 yılı bahar aylarında düzenlenen bölge toplantılarında da aynı çizginin korunduğu belirtilerek, bugün gelinen noktada sürecin yeni bir aşamaya taşınmak istendiği kaydedildi.

Türk Ocakları, son günlerde gündeme gelen ve TBMM'de görüşülmesi beklenen çerçeve yasa teklifinin içeriğinin kamuoyuna açıklanmadığını belirterek, bölücü terör örgütü PKK elebaşının gördüğü ve onayladığı ifade edilen metnin, Meclis'te grubu bulunan muhalefet partilerinin genel başkanları ile bazı milletvekilleri tarafından dahi bilinmediğine dikkat çekti.

"Terörün Bitmesi Herkesin Ortak Arzusudur"

Açıklamada, Türkiye'nin kırk yılı aşkın süredir mücadele ettiği etnik bölücü terör sorununu sona erdirmek için yürütülen her türlü samimi çabanın desteklenebileceği belirtilirken, vatanını seven herkesin terörün sona ermesinden ve Türkiye'nin bölgesel bir güç haline gelmesinden memnuniyet duyacağı ifade edildi.

Ancak açıklamada, bu hedeflere ulaşılırken terör örgütü elebaşına "baş müzakereci" konumu verilmesinin ve süreç kapsamında anayasal ya da yasal değişikliklerin gündeme getirilmesinin kabul edilemeyeceği vurgulandı.

Türk Ocakları, başlangıçta kamuoyuna "hiçbir pazarlık yapılmayacağı" yönünde açıklamalar yapılmasına rağmen bugün anayasal düzenlemelerin konuşuluyor olmasının ciddi endişe oluşturduğunu ifade etti.

"Üniter Devlet Yapısı Tartışmaya Açılamaz"

Elazığ Belediyesi’nden Anlamlı Etkinlik
Elazığ Belediyesi’nden Anlamlı Etkinlik
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, süreç kapsamında devlet ve millet tanımı ile milli kimlik konusunda önemli değişikliklerin yapılacağı yönünde işaretler bulunduğu öne sürülerek, PKK yöneticileri ve örgüte yakın siyasi çevrelerin egemenlik paylaşımı, iki resmi dil ve vatandaşlık tanımı konularında yaptıkları açıklamaların kamuoyunun bilgisi dahilinde olduğu belirtildi.

Türk Ocakları, binlerce yıllık Türk tarihinin Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreç içerisinde şekillendiğini ifade ederek, Anadolu topraklarının "Türkiye", bu milletin ise "Türk Milleti" adıyla şehitlerin fedakârlıkları sayesinde anıldığını vurguladı.

Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter milli devlet yapısını zayıflatabilecek her türlü girişimin devletin bütünlüğünü ve milletin birliğini tehlikeye atacağı belirtilirken, "Vatanını ve milletini seven hiç kimse buna izin vermez." değerlendirmesine yer verildi.

Türk Ocakları ayrıca, etnik köken ve mezhep ayrımı yapılmaksızın Cumhuriyet'in kurucu anlayışına bağlı olduklarını belirterek, "Biz Hep Birlikte Türk Milleti'yiz." anlayışını savunmaya devam edeceklerini ifade etti.

"PKK'nın Tüm Uzantıları Tasfiye Edilmeli"

Açıklamada, bugün gelinen noktada terör örgütü elebaşının sürecin onay mercii gibi gösterilmesinin kabul edilemez olduğu belirtilirken, on binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan terör örgütü mensuplarının ve yöneticilerinin siyaset yapabilecekleri bir zeminin oluşturulmasına karşı çıkıldı.

Türk Ocakları, PKK'nın yalnızca Türkiye'de değil, çevre ülkelerde faaliyet gösteren bütün uzantılarıyla birlikte tamamen tasfiye edilmeden Türkiye'nin güvenliği, milli birliği ve devletin bekası açısından tehdidin ortadan kalkmayacağını savundu.

"Yeni Devlet Modeli Endişesi"

Açıklamada, sürece ilişkin bazı açıklamalarda kullanılan ifadelerin kamuoyunda yeni bir devlet modeli oluşturulacağı yönünde endişelere neden olduğu belirtildi.

Türk Ocakları, bazı siyasi açıklamalarda sürecin "Cumhuriyet'in kurulması kadar önemli" olarak nitelendirilmesine dikkat çekerek, bunun Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısından farklı bir modelin hedeflendiği yönünde yorumlandığını ifade etti.

Açıklamada ayrıca, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın daha önce dile getirdiği "çok topluluklu Osmanlı millet sistemi" benzeri değerlendirmelere atıfta bulunularak, Türkiye'nin böyle bir yapıya dönüştürülmesi yönündeki girişimlerin kabul edilemeyeceği belirtildi.

"Şehitlerin Hatırası Zedelenmemeli"

Türk Ocakları açıklamasında, sürecin başlangıcında herhangi bir pazarlık yapılmayacağının ifade edildiği hatırlatılarak, bugün gelinen noktada PKK'nın silahla elde edemediği kazanımları siyasi yollarla elde ettiği yönünde bir algının oluşmasının son derece sakıncalı olduğu dile getirildi.

Açıklamada, terör örgütü mensuplarının herhangi bir ceza almadan toplumsal hayata kazandırılmasının şehit ailelerini ve gazileri derinden üzeceği belirtilirken, bunun ilerleyen süreçte yeni toplumsal sorunlara yol açabileceği ifade edildi.

TBMM'ye Çağrı

Türk Ocakları, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev yapan milletvekillerine de çağrıda bulunarak, gündeme gelecek çerçeve yasa teklifinin tüm yönleriyle incelenmesini istedi.

Açıklamada, teklifin milli bünyeye zarar verebilecek düzenlemelerden arındırılmadan kabul edilmemesi gerektiği belirtilirken, milletvekillerinin tarihi bir sorumluluk taşıdığı ifade edildi.

"Anayasanın İlk Dört Maddesi Tartışmaya Açılmamalı"

Türk Ocakları açıklamasının sonunda taleplerini maddeler halinde sıraladı.

Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine aykırı anayasa değişikliklerinin yapılmaması gerektiği vurgulanırken, anayasanın ilk dört maddesinin doğrudan veya dolaylı biçimde tartışmaya açılmasına karşı çıkıldı.

Yerel yönetimler, eğitim dili ve vatandaşlık tanımıyla ilgili düzenlemelerin anayasanın temel ilkelerini zedelememesi gerektiği belirtilen açıklamada, "Bu ülkenin adı Türkiye, bu milletin adı Türk Milleti, devletin dili Türkçe, bayrağı Türk Bayrağı, milli marşı ise İstiklal Marşı'dır." ifadelerine yer verildi.

Türk Ocakları açıklamasını, "Teröristle müzakereye, bölücü terör örgütüne tavize hayır. Etnik köken, din ve mezhep ayrımı yapmaksızın milli birlik ve kardeşliğe evet." mesajıyla tamamladı.

Images-31