Fırat Üniversitesi İnsan ve Sosyal Bilimler Fakültesi Fen Edebiyat Bölümü Türk Halk Edebiyatı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Birol Azar, İletişim Lisesi’ne konuk oldu.
Yrd. Doç. Dr. Bilal Azar, İletişim Lisesi stüdyolarında, öğrencilerin program konuğu oldu ve Türk Halk edebiyatının oluşumu hakkında bilgi verdi.
Bilal Azar, “Halkı tam medenileşmemiş, medeniyetle tanışmamış ama çok ilkel dönemlerde de yaşamayan, kendisine yakın ama kendisinden olmayan, merkezde yaşamayan, Taşra ’da yaşayan, yönetilen, yönetime katılmayan, üreten ama yeterince tüketemeyen, okuma yazması, eğitim durumu belirli bir düzeyin altında olan topluluklar için kullanmış halk tanımını. Bu tanım hemen hemen tüm dünya kültürlerine geçerli olan bir tanım. Osmanlı da ise Avan ve Havas vardı. Ondan önce Karabudun vardı. Yönetici kesim, elit kesim, seçkin kesim ve onların idare ettiği geleneksel yaşamı kendi unsurları içerisinde devam ettiren sözlü geçişişlerle kuşaktan kuşağa kültürlerine sözü geçerli, ağızdan ağıza aktaran dar bir mekanda yaşayan kesim olarak nitelendiriyor halk. Bizim toplumumuzda da hem Osmanlı’da da hem ondan sonrada yaklaşık bu düzlemde tanımlanmış, tarif edilmiş” ifadelerini kullandı.
“GENÇLER GEÇMİŞİNİ YAŞAYARAK KORUYABİLİR”
Azar, müzelerinde önemine değinerek, gençler için neler yapılabileceğine değindi.
Azar, “Dediğim gibi ulusal açık halk bilimi müzemiz, müzeciliğin başlatılması lazım. Artık etnografya müzesi, arkeoloji müzesi gibi müzelerin uygulamalı halk bilimi müzeciliğine doğru başlatılması ve oluşması lazım. Gençler burada geçmişlerine ait kültürle unsurları görerek, benimseyerek ve yaşayarak belki de koruyabilirler. Biz gençler için ne yapabiliriz demiştim. Filmler, diziler çekebiliriz. Reklamlarımız, tüketim alışkanlıklarımız bizim kültürel kodlarımız üzerinden girer. Giyim ve kuşanışlarımız üzerinden gider. Çocuklarımıza bir şey alacağımız zaman ne diyor? Örümcek adam olsun, demir adam olsun peki niye Nasreddin hoca demiyor? Niye Keloğlan demiyor. Çünkü biz üreticiler olarak da bilinçli değiliz. Bilincimizi kaybetmişiz. Hakim kültürün etkisiyle tek tip kültürleşmeye doğru gidiyoruz” şeklinde konuştu.