Prof. Dr. Mevlüt Karakaya “Anadolu Soruyor” Programının Konuğu Oldu

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya Anadolu Yayıncılar Federasyonu tarafından düzenlenen “Anadolu Soruyor” programına katılarak gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Mevlüt Karakaya “Anadolu Soruyor” Programının Konuğu Oldu

Anadolu Yayıncılar Federasyonu tarafından hazırlanan ve Türkiye’nin nabzını tutan “Anadolu Soruyor” programının konuğu MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya oldu.

Genel Başkan Yardımcısı Karakaya; Çay TV Genel Yayın Yönetmeni Kon TV Ankara Temsilcisi Çetin Altan ve Kanal Fırat Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Zeki Akbıyık’ın sorularını yanıtladı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, canlı yayında Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

KARAKAYA: CAN ATALAY TERÖRİST FAALİYETLERDEN DOLAYI HÜKÜM GİYMİŞ BİR ŞAHIS

Genel Başkan Yardımcısı Karakaya, “Bu son genel seçimlerin hemen arkasından bu Can Atalay konusu sürekli gündeme taşındı. Süreçte bir Anayasa Mahkemesi kararı söz konusu oldu. Onun üzerinden de bu konu çok tartışıldı. Dün de Türkiye Büyük Millet meclisinde karar okundu. Aslında bu bir kararın okunmasıydı. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda aldığı bir karar yok ama buna rağmen bir şekilde sanki Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde alınan bir karar vermiş gibi orada sadece bir okuma yapılması gerekirken orayı germeye çalıştılar. Can Atalay konusunda bizim Milliyetçi Hareket Partisi olarak cumhur ittifakı olarak görüş ve düşüncelerimiz ilk günden beri ne söylüyorsak o. Can Atalay terörist faaliyetlerden dolayı hüküm giymiş bir şahıs. Aday gösterilmiş ama burada anayasa hükmü gereğince bunun milletvekili olması mümkün görünmüyor. Ama herkes kendine göre bir yerlerden olayı bağlamaya çalışıyor. İşte bireysel başvuru hakkını kullandı diyor. Oralardaki dönen dolaplar işin ayrı bir yönü. Yani on binlerce orada bireysel başvuru dosyaları beklerken öne çekilmesi. Anayasa mahkemesinin diğer konu ve alanlarda olduğu gibi taraflı vermiş olduğu kararlar. Ki burada Can Atalay konusunda eğer bir milletvekilliğine devam şeklinde karar söz konusu olsa böyle bir uygulama olsa yarın PKK bugün içeride hüküm giymiş, belki de terörist başı Öcalan dahil aday gösterip hapisten çıkarma şeyine girecek. Yani sayın genel başkanımızın geçmiş haftalardaki grup toplantılarda da şunu söyledi; hukuk kimi korumak için var? Elbette birey önemli ama bu işin temeli hukuk olabilmesi için de bir ülkenin devletinin olması lazım. Bunlar devleti ülkeyi yok etme, bölüp parçalama girişimlerini o kadar aleni şekilde yapmışlar ki mahkeme yargılamış ve ortaya bir karar koymuş. Bağımsız yargının ortaya koyduğu bir yargı var. Gezi olaylarını birileri masumlaştırmaya çalışıyor. Evet, gezi olayları baştan genel olarak bakıldığında masum gibi de görünebilir. Masum bir girişim de olabilir. Ama gezi olaylarının devamında yaşananlara bakıldığında terör örgütleri devreye girdi. Bu şahıs da o dönemde Osman Kavala’yla birlikte bu süreci yöneten ki o dönemde çok ciddi sayıda 40 - 45 kamu kurum ve kuruluşunun binası özel yerler dahil hem ekonomik anlamda hem de bir korku salma anlamında Türkiye'yi bir riskin gerçekleşmesi konusunda önemli bir eşiğe getirdiler. Yani dolayısıyla bu açıdan bakıldığında siz bu konularda açık seçik faaliyetleri ortada olan yargılanan ve hüküm giyen birini ki bu bir terörist faaliyetten dolayı hüküm giymiş durumda. Aday gösterip biz bunu seçtirdik o zaman TBMM’ye gelecek demeniz hiçbir akla, mantığa, hukuka sığması mümkün değil. Bireysel başvuru olmadan önceki yasal bir takım düzenlemeler ve bireysel başvurunun getireceği sonuçların Anayasa Mahkemesine anayasamıza özel olarak derece edilmemiş olmasını kullanmanın bir anlamı yok. Hukuk niye var? İşte sayın genel başkanımız da “Eğer öyleyse batsın böyle hukuk” dedi, neye batsın? Dedi. Yani beni devletini, varlığımı asıl olmam gereken o şeyi kor Dolayısıyla terörist bir faaliyetten eylemlerden hüküm giymiş olan birinin tarafında yer alacaksa, o zaman bu hukuk kimi koruyor diye de sormak lazım” ifadelerini kullandı.

KARAKAYA: İSTANBUL’U, ANKARA’YI ALACAĞIZ VE İZMİR’DEN GERÇEKTEN UMUTLUYUZ

Milliyetçi Hareket Partisi ve AK Parti Arasındaki ittifakı değerlendiren Genel Başkan Yardımcısı Karakaya 31 Mart İçin yaptıkları çalışmaları anlattı.

Karaya açıklamasında, “Biz Cumhur İttifakı olarak ittifakımızın temel amaç ve hedeflerine baktığımızda hiçbir partinin kendi menfaatiyle alakalı olmadığını, ülkenin geleceğiyle bekasıyla alakalı olduğunu ki bu ittifakın 15 Temmuz gecesi Türk milleti tarafından kurulduğunu, bunun üzerine önemli bir sistem değişikliğine gidildiğini hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla buradaki temel amaç ve hedefler belli. Şimdi Cumhur İttifakı olarak biz bu yerel seçimlerle ilgili temel hedefi şöyle belirledik. Dedik ki; bu yerel seçimlerde cumhur ittifakı olarak mevcut belediyelerimizi koruyup bunun üzerine. Karşı ittifaklar veya diğer partilerde olan belediyelerden yenilerini ilave etmek. Yani belediye başkanlıklar, meclis üyelikleri veya yerel yönetimlerde seçilecek olan sayıları en çoklaştırma olarak bunu ifade ettik. Dolayısıyla buradaki partiler arası heyetlerin bir araya gelmesi bu konuda cumhur ittifakının çalışmalarını yaptılar. Yaparken hani o en çoklaştırma çalışmasını yaparken parti heyetleri liderlerle de temasta bulunarak bir ili hangi parti alırsa cumhur ittifakı olarak burada biz başarılı olabiliriz. Yani ben istiyorum sen istiyorsun şeklinde bir çalışma değil, objektif, bilimsel esaslara göre kurallara göre o verilerle birlikte oturduğu bir çalışma yapıldı. Buna göre seçim çevreleri paylaşıldı. Yani bu şeyde aday gösterme noktasında isimlerin belirlenmesinde yani aday anlamında değil hangi partiden gösterileceği anlamında herhangi bir anlaşmazlık, tartışma hiçbir şey olmaz. Şu anda uyum da son derece iyi gidiyor. Geçen dönemden de ciddi bir tecrübe oluştu. Biraz önceki söylediğiniz hani biz zaten? Şöyle bakıyoruz, cumhur ittifakı olarak girdiğimiz yerler karşı parti ya da ittifakların şu anda ittifak da yok ama ittifakların olduğu yerlerde buralarda bir ortak ittifak anlayışıyla gidiyoruz. Cumhur ittifakı olarak İstanbul’u alacağız Ankara’yı alacağız. İzmir’den gerçekten umutluyuz. Geçen dönemde giden her yeri cumhur ittifakına kazandıracağız”

KARAKAYA: CUMHURİYET HALK PARTİSİNE OY VERENLERİN UYANMASI LAZIM

CHP ile ilgili değerlendirmede bulunan Karakaya, “Bakıldığında Cumhuriyet Halk Partisi seçmenine Cumhuriyet Halk partililere solculara demiyorum. Bu ülkenin Cumhuriyet Halk Partisi'ne gerçekten ihtiyacı var ama nasıl bir Cumhuriyet Halk partisine yani anayasayı önceleyen bunlar anayasayı nerede önceliyorlar? Nerede bir teröristin veya bir milletvekilliği düşürülecek hüküm giymiş dün can Atalay konusunda olduğu gibi orada anayasa anayasa diyorlar. Ama yani anayasayı zorla değiştirip yani o ilk 3 maddedeki dilini, başkentini, bayrağını üniter yapısını ya bunlar mücadelesi bu değil mi? Biz mi yanlış anlıyoruz? yani PKK 40 yıldır neyin mücadelesini veriyor ve siz neyin destekçisi oluyorsunuz? Artık uyanması lazım. Cumhuriyet Halk partisine oy verenlerin uyanması lazım. Cumhuriyet Halk partisine bu işgalden gerçekten kurtarması lazım. Ben bunu Cumhuriyet Halk partisini savunduğum için söylemiyorum. Cumhuriyet Halk partisinin bu ülkeye Atatürk’ün kurduğu parti, Atatürk’ün en büyük, en önemli eserim dediği Türkiye cumhuriyetine kastedenlerle beraber gideriz. Atatürk’ün partisi olunabilir mi? Allah rızası için bugünkü yaptıkları bugünkü davranışları Atatürk ilke ve inkılaplarının neresine uyuyor? Gelin oturun sayalım bunu orada 6 ok var ama 6 ok Atatürk’ün her bir ilkesini yok etmeye giden, parçalamaya giden bir hale bürünmüş. Onun için Cumhuriyet Halk partililerin gerçekten bu partiye gönül vermiş dava insanlarının bu işe dur demesi lazım. Bir akademisyen olarak siyasetçi olarak söylemiyorum. Bu ülkenin buna ihtiyacı var” dedi.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner137