Bakan Faruk Çelik, “Bölge Halkı Ne Hak İstedi De Yapmadık”

50 Anadolu Kanalıyla birlikte TRT HABER’den canlı olarak yayınlanan, Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan’ın hazırlayıp sunduğu “Anadolu Soruyor” programının konuğu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik oldu.

Bakan Faruk Çelik, “Bölge Halkı Ne Hak İstedi De Yapmadık”

Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Gazeteci Sinan Burhan’ın moderatörlüğünü yaptığı programda, Kanal Fırat Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Zeki Akbıyık’ın da aralarında olduğu gazetecilerin sorularını cevaplandıran Bakan Çelik, ülke gündemiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

AKPM’nin Türkiye ile ilgili olan kararına değinen Bakan Faruk Çelik, “Avrupa konseyinin almış olduğu bu karar aslında görevleri bakımından baktığımızda doğal karşılana bilir. Ama Türkiye ile ilgili karar veriyorlar. O zaman kendilerine bakmamız gerekiyor. Bu meclisin Avrupa’da olup bitenleri nasıl değerlendirdiğine baktığımız zaman almış oldukları bu kararın ne kadar büyük çelişkiler içerdiğini görmek mümkün. Yani ırkçılık açısından bakacak olursanız, ırkçılık almış başını gidiyor. Yabancı düşmanlığı açısından baktığınız zaman, yine yanı şekilde yabancı düşmanlığı almış başını gidiyor. Darbe ve özgürlüklere bakışları açısından baktığımızda darbeye alkış tutan bir AKPM karşımızda ve Avrupa Birliği karşımızda. Bu çerçeve de eğer bir şey denetlenecekse AKPM’nin denetime tutulması. Onlara dönük bir karar alınması daha doğru olur” ifadelerini kullandı.

“Kavgalı Bir Tablo Ortaya Çıkacaktı”

Halk oylaması sonucu hakkında değerlendirmelerde bulunan ve sistemin mutlaka değişmesi gerektiğini değişmeseydi kavgalı bir tablonun ortaya çıkabileceğini vurgulayan Bakan Faruk Çelik, “16 Nisan referandumu demokrasi içerisinde geçti. 2007’nin eksiğinin tamamlanması şeklinde bu referandumu değerlendirmek daha doğru olur. Yani 2007 yılında halk tarafından cumhurbaşkanı tarafından seçilmesi sürecini kim doğurduysa aslında bu referandumun müsebbipleri de onlardır. Cumhurbaşkanının millet tarafından seçilmesi noktasında hayır diye karşımızda duranlar, milletin o referandumu onaylamasıyla Cumhurbaşkanının daha da güçlenmesini sağladılar. Neticesinde evet oylarıyla bu 18 madde kabul edilmiş oldu. Eğer mevcut sistem devam etmiş olsaydı siyasi tıkanıklarla karşı karşı kalacaktır. Bu sistem devam etmezdi. Bugün Binali Yıldırım bey var Bugün Tayyip Erdoğan var. Siz ilelebet yaşayacak olan Türkiye Cumhuriyetine bugün bunlar var diye bakamazsınız. Mutlaka kavgalı bir tablo ortaya çıkacaktı. Bunları referandum önlemiş oldu. İkincisi istikrar anayasa ile bir güvenceye kavuşmuş oldu. Bundan sonra hükümet kurulacak mı kurulmayacak mı diye hiç kimsenin endişesi olmasın. İstikrar artık kalıcı hale geldi. Koalisyon artık tarihimizden çıkmış oldu. Yürütmede koalisyon diye bir süre kaybı artık olmayacak bu da çok önemli bir kazanım oldu. Bana göre en önemli kazanımlarından biri de uzlaşı kültürü artık siyasetimize hakim olacak. 50+1’i nasıl alacaksınız? 50+1’i almak için uzlaşı içerisinde olmanız gerekiyor. Bir birinden kopan değil, daha da bütünleşen bir siyasi mekanizma olacak. Artık başarısız siyasetçiler artık bitecek. Başarılı olanlar projesi kabul gören insanlar o koltukta oturacaklar” dedi.

“Kesin Karardan Sonra Yürürlüğe Girecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ne zaman parti üyesi olacağı sorusuna cevap veren Bakan Çelik, “Cumhurbaşkanı bizim partimizin kurucu genel başkanı. Anayasa değişikliğiyle de birkaç madde YSK’nın kesin kararını açıklamasından sonra ilgili prosedürler yerine getirildikten sonra yürürlüğe girebilir. Bunlardan bir tanesi, Cumhurbaşkanının partisiyle ilişki kurabilmesinin önü açılıyor YSK kararından sonra. Bunu sayın Cumhurbaşkanımız ne zaman, partinin ne zaman bir takvim içerisinde yaparlar o süreç içerisinde belirlenecek birşey. YSK kararı açıkladıktan sonra bir sorun yok. Mayıs ayında da olabilir, Haziran’da da olabilir. Gecikmede olabilir, erkene de alınabilir” ifadelerini kullandı. 

“Elimizi Havada Bırakmadılar”

Güneydoğu’daki oy artışına dikkat çeken Bakan Faruk Çelik, özellikle bölge halkının hakları konusunda ne istedilerse verildiğini belirterek, “1980’lerden bugüne bölgedeki insanımızın canını malını yakıyor. Kardeşimiz huzuru yaşadı gördü. Terör ekonomiyi istismar ediyordu. Yani bu bölgeye bir yatırım yapılmıyor deniliyordu. Ak Parti bunu ortadan kaldırdı. İkincisi haklardı. Haklarla ilgili ne istenilirse yerine getirildi. Allah’ın vermiş olduğu bir hakkı biz insana vermeyiz diye bir mücadele içerisinde olmak olamaz. Terör örgütünün tek çıkış yolu vardı tekrar kaos oluşturmaktı. Bölgede yaşanan sıcak gelişmelere sırtını dayayarak tekrar sıkıntı çıkarmaya başladı. Ama Türkiye cumhuriyeti net tavrını ortaya koydu. Neden evet oylarında artış oldu. Terörle mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz ama vatandaşımızın kılına dokunmadan yapacağız. Milletin ayağına giden bir yönetim anlayışı getirdik. Sözümüzün eriyiz dedik. Bir şeyi vadediyorsak biz bunu yaparız. Hesap veren bir yönetim anlayışı ortaya koyduk. Güneydoğudaki kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Özellikle Şanlıurfa’ya teşekkür ediyorum. Uzattığımız eli hiçbir zaman havada bırakmadılar” dedi.

“150 Bin Ton Açığımız Var”

Milli Tarım projesi hakkında bilgi veren ve 150 bin ton açık olduğunu söyleyen Bakan Çelik, “Milli tarım projesi bakan olduğumuz günden itibaren bütün kesimlerle tarımın sorunları nedir diye toplantılar yaptık. Çıkan sorunların çözüm önerileriyle buluşturduk. Milli Tarımın içerisinde 2 faktör var. Biri bitkisel üretim, diğeri hayvancılık.  Hayvan varlığını artırmak için milli tarım projesini hazırladık. Kendimize yetecek hayvan üretmek için. Hem bitkisel üretimi hem de hayvansal üretimi artıran bir proje olarak ortaya koyduk. Et ihtiyacı olduğu bir gerçek. Et üretiminde 150 bin ton açığımız var. İthal etmek durumundayız ki çıkan açığı kapatalım. Tarım projesinin hayvancılık ayağı diyor ki belli bölgeleri yetiştirici, belli bölgeleri süt üretimi, belli bölgeleri de damızlık hayvan yetiştiriciliği diye oluşturduk. Hayvan alımlarında yüzde 30 – 50 arasında destek veriyoruz. Amacımız ihracat dönüştüre bilecek bir potansiyele ulaşmak. Et fiyatları bir buçuk yıldır stabil gidiyor. Et fiyatlarındaki ateşi durduracak imkanımız var. Yerli üreticinin maliyetini düşürürsek et fiyatları kendiliğinden düşer. Ayrıca bitkisel üretimdeki amacımız da tüm boş arazileri kullanmak ve oralardan ürün elde etmek” ifadelerini kullandı. 

“İnatlaşmanın Kalkması Lazım”

Rusya ile ilgili gelinen süreç hakkında bilgi veren Bakan Faruk Çelik, “Rusya ile bir uçak krizi yaşadık. Bu döndü dolaştı, tarım ürünlerine geldi. 20 ürüne yasak vardı 8’i kalktı 12’si kaldı. Özellikle domatesteki yasağa Rusya ayak biliyor. Umuyorum ki Rusya ile tarım sektörünün yaşanmaması gereken sorunu ortadan kaldırırız. Bu inatlaşmanın ortadan kalkması lazım. İhracat ve İthalat var. Yasakların kaldırılması iki ülkenin de yararına olacaktır. Ama biz şunu gördük, bir ülke ile değil çok daha fazla ülkelerle bağlantılar kurmamız lazım. Yeni bağlantılar da kurmaya çalışıyoruz” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner103