Türkiye Down Sendromu Derneği’nin sürdürdüğü ’Rengimiz Belli Olsun’ kampanyası devam ediyor. Kampanyaya katılan İzmirli öğrenciler, down sendromluların bir bütünün farklı renklerdeki parçaları olduğunu anlatmak amacıyla ellerine farklı renkte çoraplar giyerek, arkadaşlarına sosyal medya üzerinden meydan okudu.

Türkiye Down Sendromu Derneği’nin Down sendromluların bir bütünün farklı renklerdeki parçaları olduğunu anlatmak amacıyla sürdürdüğü ’Rengimiz Belli Olsun’ kampanyası her yıl olduğu gibi devam ediyor. Kampanya dahilinde farklı renkte çoraplar ellere giyiliyor ve kampanyaya katılanlar arkadaşlarına sosyal medya üzerinden meydan okuyor. İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu öğrencileri de kampanyaya desteklerini hazırladıkları video ile yayınladı. Ellerine farklı renkte çoraplar giyen öğrenciler, arkadaşlarına sosyal medya üzerinden de meydan okudu.

21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla kampanyaya destek verdiklerini söyleyen Erken Çocukluk Eğitimi Uzmanı Öğr. Gör. Damla Güzeldere Aydın, konuşmasını şöyle sürdürdü:

3X3 Basketbol Turnuvası Tamamlandı 3X3 Basketbol Turnuvası Tamamlandı

“Down Sendromu tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, genetik bir farklılıktır. Down Sendromlu bireyler arasında; ülke, milliyet, sosyo-ekonomik statü farkı yoktur. Ortalama her 800 doğumda bir Down Sendromlu bebek dünyaya gelebilmektedir. Down Sendromlu olmanın nedenleri incelendiğinde sıklıkla 35 yaş üstü hamilelik olduğu bilinir ancak genel olarak genç kadınlar daha fazla bebek sahibi olduğundan Down Sendromlu çocukların yüzde 80’i genç annelerin bebekleridir. Tüm özel gereksinimli çocuklarda olduğu gibi Down Sendromlu çocuklara uygun eğitim programları sunularak pek çok başarıya imza atabilmeleri ve toplum içinde anlamlı hayatlar kurabilmeleri desteklenebilir. Bu bireylere erken dönemde başlayacak bir özel eğitim, kaliteli bir sağlık hizmeti, istihdam hakkı, kendi hayatlarına kendilerinin karar verdiği bir yaşam sağlamamız ve farklılıklara hoşgörüyle saygı duyup, seslerini duymamız gerekiyor.”

Kaynak: iha