AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, son dönemde artan bilgi kirliliğinin yalnızca bireysel yanlış anlaşılmalardan ibaret olmadığını, aksine toplumun huzurunu, kamu düzenini ve devlet-millet arasındaki güven ilişkisini hedef alan sistematik bir tehdit haline geldiğini vurguladı.

“Dezenformasyon sistematik bir saldırı aracına dönüşmüştür”

Basın mensuplarına hitaben konuşan Açıkkapı, dezenformasyonun artık çok boyutlu bir tehdit olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, yalnızca birkaç yalan haberin düzeltilmesi meselesi değildir. Dezenformasyon; kimi zaman sahte yardım mesajlarıyla vatandaşın cebine, kimi zaman güvenlik ve dış politika başlıkları üzerinden milletimizin zihnine, kimi zaman da acı olaylar üzerinden toplumun vicdanına yönelen sistemli bir saldırı aracına dönüşmüştür.”

Bu durumun yalnızca bir iletişim zafiyeti olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Açıkkapı, kamu vicdanının korunmasının da devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti.

Sahte yardım mesajlarına sert uyarı

Açıkkapı, özellikle son dönemde artış gösteren sahte yardım ve destek mesajlarına dikkat çekerek vatandaşları uyardı:

“‘Destek ödemesi hesabınıza yatırıldı’, ‘bayram ikramiyeniz tanımlandı’ gibi ifadelerle gönderilen linkler, sosyal devlet anlayışını istismar eden dolandırıcılık girişimleridir. Hiçbir resmi kurum vatandaşına SMS veya e-posta yoluyla link göndererek ödeme onayı talep etmez.”

Bu tür girişimlerin yalnızca bireysel mağduriyet üretmediğini, aynı zamanda devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını zayıflatmayı hedeflediğini vurguladı.

“Güvenlik başlıkları üzerinden korku ve panik üretiliyor”

Açıkkapı, uluslararası gelişmeler üzerinden yürütülen dezenformasyon faaliyetlerine de dikkat çekti.

“Türkiye savaşa girecek, belirli ülkelere müdahil olacak, askeri hareketlilik var” gibi iddiaların büyük kısmının gerçek dışı olduğunu belirten Açıkkapı, bu tür içeriklerin temel amacının toplumda korku ve panik oluşturmak olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin resmi politikalarının açık olduğunu belirten Açıkkapı, ülkenin çatışmaların tarafı değil, aksine barışın tesisi için diplomatik çaba yürüten bir aktör olduğunu hatırlattı.

2-29

“Algı operasyonları ekonomi ve kurumlara güveni hedef alıyor”

Dezenformasyonun ekonomik ve kurumsal güven üzerinde de etkili olduğunu belirten Açıkkapı, şu değerlendirmede bulundu:

“Gübre krizi var, gıda arzı tehlikede, hastaneler satılıyor, ülkenin tamamı maden sahası haline getirildi gibi söylemler rastgele ortaya atılmış iddialar değildir. Bunlar, kamu kurumlarını zan altında bırakmayı, ekonomi yönetimine güvensizlik oluşturmayı ve toplumda kaos psikolojisi üretmeyi hedefleyen organize içeriklerdir.”

Açıkkapı, resmi verilerin bu iddiaların tamamını çürüttüğünü vurgulayarak, özellikle maden faaliyetlerinin ülke yüzölçümünün çok sınırlı bir kısmında yürütüldüğünü hatırlattı.

Trafik düzenlemeleri üzerinden oluşturulan dezenformasyon

Henüz yürürlükte olmayan düzenlemelerin kesinleşmiş gibi sunulmasının da önemli bir sorun olduğunu belirten Açıkkapı, “telefon tutucu yasaklandı”, “araç kokusu yasaklandı” gibi başlıkların kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ifade etti.

Bu tür içeriklerin devletin düzenleme yetkisini çarpıtarak vatandaş nezdinde yanlış bir algı oluşturduğunu belirtti.

Başkan Alan Sözünü Tuttu: Öğrencilere Formalarını Hediye Etti
Başkan Alan Sözünü Tuttu: Öğrencilere Formalarını Hediye Etti
İçeriği Görüntüle

Çocukları hedef alan dezenformasyonlara tepki

Açıkkapı, özellikle çocukları ilgilendiren acı olaylar sonrası yayılan yalan haberlere ayrı bir başlık açtı.

“Kayıp çocuklar var, deliller karartıldı, fail ölmedi” gibi iddiaların yalnızca bilgi kirliliği değil, aynı zamanda toplumsal infiali artırmaya yönelik kasıtlı girişimler olduğunu ifade eden Açıkkapı, bu tür paylaşımların çocukların psikolojik güvenliğini dahi tehdit ettiğini belirtti.

“Dezenformasyonla mücadele milli güvenlik meselesidir”

Açıkkapı, dezenformasyonla mücadelenin artık klasik iletişim politikalarının ötesine geçtiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Dezenformasyonla mücadele yalnızca bir iletişim politikası değil, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesidir. Stratejik iletişim, kriz yönetimi ve hakikatin korunması artık yeni güvenlik mimarisinin temel unsurlarındandır.”

Bu kapsamda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Stratcom Zirvesi’nin önemine dikkat çekti.

4 başlıkta mücadele stratejisi

Açıkkapı, dezenformasyonla mücadelede izlenecek temel yaklaşımı dört ana başlıkta özetledi:

• Vatandaşın doğru bilgiye hızlı erişiminin sağlanması

• Sahte içerik üreten yapılara karşı hukuki süreçlerin işletilmesi

• Medya okuryazarlığının ve dijital teyit kültürünün güçlendirilmesi

• Özellikle çocuklar, gençler ve yaşlılara yönelik manipülasyonlara karşı toplumsal farkındalığın artırılması

Vatandaşa açık çağrı

Açıkkapı, vatandaşlara da önemli uyarılarda bulundu:

• Kaynağı belirsiz linklere kesinlikle tıklanmaması

• Resmi kurum adıyla gönderilen her mesajın doğru kabul edilmemesi

• Panik ve korku üretmeye yönelik içeriklere karşı temkinli olunması

• Güvenlik, sağlık ve sosyal yardım konularında yalnızca resmi açıklamaların esas alınması

Medya için sorumluluk vurgusu

Basın kuruluşlarına da çağrıda bulunan Açıkkapı, basın özgürlüğü ile toplumsal sorumluluğun birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti.

“Teyitsiz bilgiyi çoğaltan, korkuyu büyüten yayın anlayışı topluma zarar verir. Buna karşılık doğrulanmış, ölçülü ve kamu yararını gözeten yayıncılık toplumsal dayanışmayı güçlendirir” dedi.

“Türkiye bu kirli akınlara karşı teyakkuz halindedir”

Açıkkapı, devletin tüm kurumlarıyla dezenformasyonla mücadelede güçlü bir kapasiteye sahip olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurumlarıyla, güvenlik birimleriyle ve iletişim kapasitesiyle bu kirli bilgi akınlarına karşı teyakkuz halindedir. Milletimizin huzurunu hedef alanlara karşı gereken her adım atılmaktadır. Bu millet yalanla yönlendirilecek bir millet değildir, bu devlet manipülasyonla sarsılacak bir devlet değildir.”

1-166