DSÖ: Aşı kış aylarına yetişmeyecek

DSÖ Avrupa Direktörü Hans Kluge, "Üçüncü aşama testlerin devam ettiği 6 aşı çalışması var. Büyük olasılıkla aşı bu kışa yetişmeyecek. Umarım gelecek yılın ortalarına hazır olur" dedi.

DSÖ: Aşı kış aylarına yetişmeyecek

Dünya yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele ediyor. Dünya genelinde vaka sayısı 50 milyonu, ölümler ise 1 milyon 250 bini geçti. Avrupa'da salgın yayılım hızı arttı. NTV'den Deniz Kilislioğlu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Direktörü Hans Kluge ile konuştu.

NTV: MASKE TAKTIĞINIZI GÖRÜYORUM AMA DSÖ SALGININ BAŞINDA MASKE TAKILMASINI TAVSİYE ETMİYORDU. ŞİMDİ TAKIYOR OLMANIZ MASKENİN VİRÜSE KARŞI EN ETKİLİ ARAÇLARDAN BİRİ OLDUĞUNU KABUL ETTİĞİNİZ ANLAMINA MI GELİYOR?

H. K.: Öncelikle pandeminin başında bile maske takılmasını tavsiye ediyorduk ancak sadece sağlık çalışanları için. Çünkü o zaman küresel bir maske sıkıntısı vardı. Böyle durumlarda öncelik vermeniz gerekiyor ancak virüsle ilgili bilgilerimiz de kısıtlıydı. Semptom göstermeyen kişilerin virüsü yaydığını öğrendik. Çoğu zaman böyle bir durum görülmez.

Ancak şu anda maske takılması taraftarıyız. 53 ülkenin sağlık bakanlarıyla bir araya geldik. Projeksiyonlarımız maske ve sosyal mesafe ile 260 binden fazla kişinin hayatının kurtarılabileceğimizi gösterdi. 6 ay içerisinde Avrupa ülkeleri için böyle bir durum söz konusu. Singapur'da yüzde 95 maske takılma oranı var. Bu oran Avrupa'da yüzde 65. Çok ucuz ve basit bir şekilde hayat kurtarabiliriz.

'İNSANLARIN GRİP AŞISI OLMASI ÇOK ÖNEMLİ'

NTV: PEKİ PANDEMİ KONUSUNDA NEREDE DURUYORUZ. UMUTSUZ BİR YÖNE DOĞRU GİDİYORMUŞ TABLOSU VAR.

H. K.: Can çıkmadan umut çıkmaz. İnsanlara umut vermek çok önemli. Bu işin sonunu pandeminin sonunu göreceğiz ama önümüzde zor bir kış var. Avrupa'da vakalar artıyor daha da artacak. Mevsimsel bir durum da var. Kışın aktiviteler iç mekanlara taşınacak. Grip mevsimi de geliyor. İnsanların grip aşısı olması çok önemli. Ne yapılacağını biliyoruz. Dayanışmaya ihtiyacımız var.

NTV: VİRÜS MUTASYON GEÇİRMEDİ ANCAK ÖNÜMÜZDE ZORLU AYLAR VAR DİYORSUNUZ ÖYLE Mİ?

H. K.: Evet sonunda önümüzde kasım ve aralık ayları var. Güney Yarımkürede ise hijyen önlemleri sayesinde geçmişten çok daha az grip vakası olduğunu görüyoruz. En iyisini umalım ama en kötüsüne hazırlıklı olalım.

'KARANTİNA SON ÇARE OLMALI'

NTV: AVRUPA ÜLKELERİNİN ÖNLEMLERİNE RAĞMEN VAKALAR ARTIYOR. KARANTİNA ÇÖZÜM MÜ?

H. K.: Bizce karantina son çare olmalı. Bir yandan da artık şartlar değişti. Bugünkü karantina mart ayındaki karantina gibi olmayacaktır. İlkbaharda salgın hızlı geldi. Bilgiler kısıtlıydı. Okulları ekonomileri ve ülkeleri kapattık. Şimdiki tavsiyemiz orantılı ve hedefli önlemlerle toplumu da işin içine katmak. Çünkü önümüzdeki en büyük zorluk pandemi yorgunluğu. İnsanlar yoruldu ve salgından bıktı. Bunu anlıyorum iki genç kızım var ve bir yıllarını daha harcamak istemiyorlar. Sosyal yaşamı devam ettirmek için yeni yollar bulmak konusunda yaratıcı olmalıyız. Türkiye'de gördüklerimin beni çok etkilediğini söyleyebilirim. İnsanlar maske takıyor. Sosyal mesafeye uyuyor. Yeni yollar bularak sosyal hayata devam ediyorlar

'TÜRKİYE'DE TEST VE TAKİP SON DERECE ETKİLEYİCİ, KOCA'YI TEBRİK ETMEK İSTİYORUM'

NTV: TÜRKİYE'Yİ SORMAK İSTİYORUM. VİRÜSLE MÜCADELE NASIL GİDİYOR?

H. K.: Her zaman rakamlara bakmak lazım. Nisan'a göre test kapasitesi 3 katına çıktı. Test ve takip son derece etkileyici. Fahrettin Koca'yı tebrik etmek istiyorum. Birkaç gün öncesine kadar vakalarda yüzde 70 düşüş vardı. Tabi şimdi tüm Avrupa gibi yüzde 50 artış var. Türkiye yaşlıların korunmasında diğer ülkelerden çok daha başarılı. Sağlık sistemi Kovid dışındaki hastalıklarla da mücadele ediyor. Ama Türkiye 152 ülkeye yardım gönderdi. ABD'ye 2 uçak gönderdiler, İngiltere ve Almanya'ya destek oldular. Buna yaklaşabilen bir başka ülke yok.

'ANAHTAR NOKTA ÜLKENİN GEREKENİ YAPIYOR OLMASI'

NTV: TÜM BU KONULARA TÜRK YETKİLİLERE YAZDIĞINIZ MEKTUPTA DA DEĞİNMİŞTİNİZ. BİR YANDAN DA TÜRK YETKİLİLERE TÜM VAKALARIN AÇIKLANMASI ÇAĞRISINDA BULUNMUŞTUNUZ. TÜRKİYE'NİN VAKALARI DEĞİL HASTA SAYISINI AÇIKLADIĞINI BİLİYORUZ. İKİSİ ARASINDAKİ FARK NEDİR. HASTALARIN DEĞİL VAKA SAYISININ AÇIKLANMASININ ÖNEMİ NEDİR?

H. K.: Burada anahtar nokta ülkenin gerekeni yapıyor olması. Yani virüs taşıyan ya da virüs şüphesi bulunan kişilerin karantinaya alınması. Hafif vakaların da karantina alınması çok önemli. Türkiye zaten bunu salgının başından beri yapıyor. Vaka tanımlamalarının standart hale getirilmesi durumu var. Bu konuda birçok ülkede sorun var. Türkiye de semptomatik vakalarda olduğu gibi semptom göstermeyen vakalar için de detaylı raporlama yapıyor. Ama temelde yapılan müdahalede bir farklılık yok. Bu konuda asemptomatik vakaların da açıklanması çağrısında bulunuyoruz.

NTV: TÜRKİYE TÜM RAKAMLARI SİZİNLE PAYLAŞIYOR MU?

H. K.: Evet kesinlikle. Ankara'da bir ofisimiz var ve Türkiye'nin desteğiyle İstanbul'da da bir ofis kurduk. Bu anlamda çok yakın çalışıyoruz.

'TAM SAYILARI DAHA SONRA SİZİNLE PAYLAŞABİLİRİZ'

NTV: TÜRKİYE'DEKİ GÜNLÜK VAKALARI PAYLAŞABİLİR MİSİNİZ PEKİ?

H. K.: Yüzde 70, yüzde 50 gibi bir düşüş yaşandı vakalarda. Tam sayıları daha sonra sizinle paylaşabiliriz. Bu konuda çok net olmamız gerekiyor. Sağlık Konseyi toplantısına katıldığım için son rakamları bilmiyorum.

'SALGINI AKIŞINA BIRAKAN HİÇBİR ÜLKE OLDUĞUNU SANMIYORUM'

NTV: DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ'NÜN SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞININ AHLAKİ OLMADIĞI KONUSUNDA BİR AÇIKLAMASI MEVCUT. ANCAK BİRÇOK ÜLKEDE RESMİ AÇIKLAMA YAPILMASA BİLE SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI UYGULAMASI YAPILDIĞINI GÖRÜYORUZ. BU YÖNDE BİR UYGULAMA YAPILIYOR. SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI KONUSUNDA NELER SÖYLEYECEKSİNİZ?

H. K.: Dünya Sağlık Örgütü Avrupa bölgesinde yer alan 53 ülkeden bahsetmem gerekirse tümü birçok önlem almış durumda. Yani salgını akışına bırakan hiçbir ülke olduğunu sanmıyorum. Ama haklısınız bazı ülkeler daha fazla adım atabilir. Dediğiniz gibi sürü bağışıklığı bir hastalık kontrol stratejisi değildir. Nüfusun yüzde 30'unun tehlike altında olduğunu biliyoruz. Obez olanlar, kronik hastalıkları olanlar, yaşlılar ve kalp rahatsızlıkları bulunanlar var. Bu insanların enfekte olmasına izin vermek son derece riskli olacaktır. Çok kısa sürede gereksiz can kayıpları yaşanacaktır. Sürü bağışıklığına ancak aşılama ile ulaşabilirsiniz. Ancak burada da Kovid-19'dan koruyacak sürü bağışıklığı için nüfusun ne kadarının bağışıklık kazanması gerektiğini bilmiyor. Yüzde 70 mi yüzde 50 mi bilmiyoruz.

'ASIL KONU ÜRETİLECEK AŞIYA EŞİT VE ADİL OLARAK ULAŞIMIN SAĞLANMASI'

NTV: AŞI ÇALIŞMALARINI SORMAK İSTİYORUM. AŞI NE ZAMAN HAZIR OLACAK? SON AŞAMAYA GEÇMİŞ 8-9 TANE AŞI VAR BİLDİĞİMİZ KADARIYLA.

H. K.: Üçüncü aşama testlerin devam ettiği 6 aşı çalışması var. Çok fazla kişi üzerinde deneniyor. Ancak bu konuda henüz kimsede net bir yanıt yok. Büyük olasılıkla aşı bu kışa yetişmeyecek. Umarım gelecek yılın ortalarına hazır olur. Dünya Sağlık Örgütü çabaları organize etmek için görülmemiş bir hızla çalışıyor. Ancak bilimin zaman aldığını unutmamak gerekiyor. Yani aceleye getiremeyeceğimiz bir süreçten bahsediyoruz. Bazı testlere ara verildi. Ama bu beklenen bir durumdu. Zorlanacak bir durum değil yani birkaç ay daha var. Ama asıl konu üretilecek aşıya eşit ve adil olarak ulaşımın sağlanması. Özellikle yoksul ve tehlike altındaki insanlar açısından.

'AŞI ÇALIŞMALARINA 180 ÜLKENİN KATILIMI VAR'

NTV: PEKİ BU NASIL OLACAK?

H. K.: Dünya Sağlık Örgütü, dünya aşı ittifakıyla birlikte çalışıyor. 180 ülkenin katılımı var.

NTV: KAÇ ÜLKE?

H. K.: 180 ülke, Üst orta ve alt gelir gruplarından tüm insanlara aşının ulaşabilmesi için işbirliği yapılıyor. Amaç aşının küresel bir kamu malı olması. Tabii ki ilk başta aşı arzının talepten az olacağını biliyoruz. Dayanışmanın önemi burada ortaya çıkıyor. Bir kez daha diyorum ki: hepimiz güvende olana kadar kimse güvende olmayacak.

NTV: DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ AŞI PROGRAMINA DAHA FAZLA KATILIM İSTİYOR. 180 ÜLKE DEDİNİZ. YAKIN GELECEKTE DAHA FAZLA ÜLKE KATKI SAĞLAYACAK MI?

H.K.: Öyle sanıyorum. Zaten Birleşmiş Milletler üyesi olan yaklaşık 200 ülkenin neredeyse tamamının desteğine sahibiz. Başarı sağlanırsa daha çok ülke katılmak isteyecektir. Buna inanıyorum.

NTV: PEKİ PANDEMİDEN NE ZAMAN KURTULACAĞIZ?

H. K.: Çok güzel bir soru. Bu yeni gerçeklikle birlikte biraz daha yaşamak zorunda kalacağız. Öncelikle Şükran Günü ve Noel var, insanların güvenli olarak bir araya gelmelerinin yollarını bulmamız gerekiyor. Çünkü yalnızlık da önemli bir sorun. Kovid-19 da son olmayacak.

Kovid 19'un kızamık kadar kolay bulaştığını ya da ebola kadar öldürücü olduğunu düşünün. Bu yönden baktığınızda bu salgın gelecek için bir test özelliği taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü de sonraki salgına hazırlıklı olunabilmesi için ülkelerle birlikte çalışıyor. En önemli nokta da bu. Türkiye'ye, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Sağlık Bakanı Koca'ya İstanbul'daki ofis için teşekkürlerimi iletiyorum, 53 ülkenin sağlığını buradan koruyacağız, daha hazırlıklı olmasını sağlayacağız.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner103