Açıklamasında Anadolu’nun Türkleşme sürecine dikkat çeken Haykır, 11. yüzyıldan itibaren Türk beylerinin Kızıl Elma ülküsü doğrultusunda Anadolu’nun dört bir yanında mücadele verdiğini belirtti.

Başkan Haykır:” Anadolu’nun Türk vatanı haline gelmesi, hiç şüphesiz ki Türk tarihinin miladı hükmündedir. On birinci yüzyıldan itibaren Kızıl Elma ülküsünün peşinde Anadolu içine uzanan Türk savaşçı beyleri at üstünde fırtına misali Anadolu’nun her karış toprağında adeta tozu dumana katmışlardır. Bu toprağı vatan yapan Türk beyleri, ellerini attıkları coğrafyaya sadece bayrak dikmemiş, mamur hale getirerek kendilerinden sonra gelen Türk boylarına yaşam alanı oluşturmuşlardır. Böylelikle Anadolu’nun bağrında yükselen Türk şehirleri Türk mührünün eşsiz numuneleri şeklinde tecessüm etmiştir. Selçuklu hükümdarı Alparslan’ın komutanlarından birisi de Artuk Bey’dir. Artuk Bey ömrünü savaş meydanlarında geçirdikten arkasında bıraktığı evlatları Diyarbakır, Mardin ve güzel memleketimiz Harput gibi Anadolu şehirlerinde beyliklerini kurmuş, cihada devam etmişlerdir. Anadolu’nun Türk vatanı kılınmasına karşın, kutsal toprakları bünyesinde barındıran coğrafyamız kana susamış Haçlı güruhunun istila ve işgal girişimine maruz kalmıştır. Binlerce kişilik Haçlı ordularının önünde göğsünü siper ederek cepheden cepheye at koşturan komutanlardan birisi de Artuk Bey’in torunu Belek b. Behram’dır. Belek Gazi 1115 yılında Harput ele geçirmeden önce Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Kılıçarslan’ın oğlu Tuğrul Aslan’ın Atabeyliğini yapmış bu dönemde Yukarı Fırat Bölgesini kontrol altına almıştır. Harput’ta Türklük sancağı açan Belek Gazi, amcası İlgazi ile Suriye’ye sefer düzenleyerek Haçlıların hedeflerine ulaşmalarını engellemiştir. Bu bölgedeki mücadele esnasında Haçlıların Urfa Kontu Joselin ve Birecik Senyörü Galeran Belek Gazi tarafından esir alınmıştır. Suriye sahasında uzun yıllar Haçlılarla mücadele eden Belek Gazi, 5 Mayıs 1124 günü Menbiç yakınlarında Haçlıların en meşhur komutanlarının bulunduğu on bin kişilik bir orduyu mağlup etmiştir. Bu zafer sonrası 6 Mayıs 1124 günü Sur’a yardıma gitmeyi planladığı ve Menbiç Kalesi’ni kuşattığı esnada kaleden atılan bir okla şehit düşmüştür. O gün Belek Gazi’nin bedenini ruhundan ayıran ok, Türklüğü yolundan ayıramamıştır. Halen Suriye topraklarında medfun olan Belek Gazi, Türklüğün ve Müslümanlığın büyük mücahidi olarak vatanlaştırdığı ve sancağını dalgalandırdığı Harput’ta kalmayıp melun ve kirli hedeflerini gerçekleştirmek için Türklüğün kanına elini batırmış Haçlılara coğrafyamızı dar etmiştir. Yaklaşık bin yıl önce olduğu gibi bugün de Elazığ toprakları Belek Gazi’nin namına uygun, Türklüğün ay yıldızlı bayrağının altında vatanının ve milletinin yanında olan binlerce insanıyla Haçlı zihniyetinin ve bu zihniyetin uşaklığını yapan şer odaklarının karşısında durmaya devam edecektir. Elazığ’ı imkansız hayallerinin hesabına ekleyenler Belek Gazi’yi iyi okusunlar. Türklüğün yılmaz ve yıkılmaz kalesi Elazığ, dün olduğu gibi bugün de tarihine ve bu topraklara kanını döken atalarının ruhuna yakışan şekilde hareket edecektir. Bugün Elazığ’a Harput’tan bakan Belek Gazi heykeli taştan değil, yenilmez Türk’ün ruhundan mürekkeptir. İdrak edene tarih iyi bir öğretmendir.

6 Mayıs 1124 tarihinde şehadet şerbetini içen Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasının mimarlarından Haçlıların korkulu rüyası büyük Türk kumandanı ve Artuklu hükümdarı Behramoğlu Belek Gazi’yi şehadet yıldönümünde rahmet ve minnetle anıyoruz” Dedi.

Elazığlı Eski Milletvekili Ali Özcan’ın Acı Günü
Elazığlı Eski Milletvekili Ali Özcan’ın Acı Günü
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 05 06 At 10.27.38