Açıklamada, okulların çocuklar ve eğitimciler için en güvenli alanlar olması gerekirken şiddetin doğrudan hedefi haline gelmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Yaşanan saldırıların yalnızca bireysel olaylar olarak değerlendirilemeyeceği belirtilen açıklamada, eğitim kurumlarında artan şiddetin toplumsal çözülme, denetim eksikliği ve önleyici mekanizmaların yeterince işletilmemesinin bir sonucu olduğu ifade edildi.
Elazığ Barosu tarafından yapılan açıklamada, bu tür olaylarda sadece faillerin cezalandırılmasının yeterli olmayacağına dikkat çekilerek şiddeti ortaya çıkaran sosyal, psikolojik ve idari nedenlerin de bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği belirtildi. Ayrıca eğitim kurumlarının güvenliğini zafiyete uğratan ihmallerin tespit edilmesi ve sorumluların hesap vermesi gerektiği kaydedildi.
Eğitim kurumlarında risklerin önceden tespit edilmediği ve gerekli koruyucu önlemlerin yeterince uygulanmadığına dikkat çekilerek, eğitim ortamlarının güvenliğinin kamu düzeni ve anayasal hakların gereği olduğu vurgulandı.
Elazığ Barosu, yetkili kurumları eğitim kurumlarında güvenliği sağlamak için somut, etkili ve sürdürülebilir politikalar geliştirmeye davet ederek gerekli personel, denetim ve koruma mekanizmalarının bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Baro açıklamasında, eğitim kurumlarında şiddetin sıradanlaşmasına ve ihmallerin görmezden gelinmesine izin verilmeyeceği belirtilerek, çocukların ve eğitimcilerin güvenliği için sürecin hukuki çerçevede takip edileceği ifade edildi. Ayrıca hukuk ve güvenin hakim olduğu bir eğitim sistemi için mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.





