Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesinde düzenlenen 3. Kısa Film Festivali’nin ikinci gününde Kısa Film Gösterimi III gerçekleştirildi. Gösterimde Mehmet Oğuz Yıldırım’ın yönettiği Kudret, Simay Antep’in Ölüm Bizi Ayırana Dek, Hümam Özkara’nın Hayat Devam Ediyor, Ramazan Arslan’ın Gölgeden Öte Yol Yok ve İdil Berk’in Her Aşk Emek İster filmleri izleyiciyle buluştu.

Gösterimin ardından “Bir Filmle Ne Değişir, Sinema ve Aktivizm” paneli yapıldı. Panele yönetmen Feyzi Baran, senarist Kamil Kahraman ve RTÜK Bölge Temsilcisi Ömer Buğday katıldı. Moderatörlüğünü Doç. Dr. Yunus Namaz üstlendi.

Doç. Dr. Yunus Namaz, sinemanın yalnızca estetik bir kaygı ya da eğlence aracı olmadığını vurguladı. “Sinemayla uğraşmak illa bir kalıba gerek duymaz” diyen Namaz, sinemanın hem felsefi hem psikolojik boyutu bulunduğunu ve özgürleşme aracı olarak görülebileceğini söyledi. Aktivist sinemanın izleyiciyi pasif seyirciden çıkarıp kendi tarihinin öznesi haline getirebileceğini, toplumsal hafızayı canlı tuttuğunu belirtti.

Yönetmen Feyzi Baran, festivalin kolektif üretim sürecinin önemine dikkat çekti. Öğrencilerin ortak emeğiyle yürüyen etkinliklerin herkese deneyim kazandırdığını ifade etti. Onlar Çocuk filminin Filistin’deki çocuklara yönelik zulmü görünür kılmak amacıyla çekildiğini, projenin önce kısa video olarak başlayıp sonra filme dönüştüğünü anlattı. Filmlerin somut etkiler yaratabileceğini örnekleyen Baran, madde bağımlılığıyla ilgili bir çalışmalarının bölgede tedavi imkânlarının gelişmesine katkı sunduğunu söyledi. “Her filmin ayrı bir amacı ve toplumsal karşılığı vardır” Dedi.

Senarist Kamil Kahraman, aktivizm kavramını kullanmadan önce anlamının bilinmesi gerektiğini belirtti. Aktivistin inandığı şey uğruna yalnızca konuşmayan, harekete geçen kişi olduğunu söyledi. “Oturan herkes bir aktivist ya da aktivist adayıdır” diyen Kahraman, yapay zekânın duygusal bağ kurmadığı için özgün hikâye ve şiir üretemeyeceğini, öğrencilerin kendi deneyim ve hayal güçlerinden yola çıkması gerektiğini kaydetti.

RTÜK Bölge Temsilcisi Ömer Buğday, dijital ortamları “dijital pandemi” olarak nitelendirdi. İnsanların telefon ve internetle kurduğu ilişkinin dikkat dağınıklığına ve yüz yüze iletişimin zayıflamasına yol açtığını belirterek, dijital kimliğin gerçek kimliğin önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı. Filistin konusundaki “Dirensek de direnmesek de öldürüyorlar” sözünün kendisini derinden etkilediğini aktardı.

Panelin ardından öğrencilerle soru-cevap bölümü gerçekleştirildi. Doç. Dr. Neslihan Yücesoy Kamil Kahraman’a, Doç. Dr. Yunus Namaz Feyzi Baran’a, Doç. Dr. Handan Haykır ise Ömer Buğday’a teşekkür belgesi ve plaket takdim etti. Festival programı önümüzdeki günlerde de film gösterimleri ve etkinliklerle devam edecek.








