Diyarbakır ve Mardin'den mayıs ayından yıl sonuna kadar mangal kömürü üretmek için Elazığ'ın Güzelyurt köyüne gelen 10 akraba aile, Orman İşletme Müdürlüğünce belirlenen dağın eteğine kurdukları çadırlarda barınıyor.
Günün ilk ışıklarıyla mesaiye başlayan işçiler, Orman İşletme Müdürlüğünden alınan izinle orman sahalarında yürütülen gençleştirme çalışmaları kapsamında belirlenen alanlarda kestikleri meşe odunlarını parçalara ayırıyor.
Ocaklarda aralarına saman koyarak odunları üst üste yerleştiren işçiler, daha sonra odunların üzerini toprakla kapatıyor.
Odunları 2 ila 3 hafta gece gündüz nöbetleşe çalışarak yakan işçiler, zahmetli bir sürecin ardından elde ettikleri mangal kömürünü paketleyip satışa hazır hale getiriyor.

Elleri ve yüzleri kömür karasıyla kaplanan işçilere, bu zorlu mücadelede eşleri ve çocukları da destek oluyor.
"Türkiye'nin birçok ilinde bu işi yaptık"
Diyarbakır'dan gelen 2 çocuk babası Şeyhmus Geçmez (27), AA muhabirine, mangal kömürü üretiminin ailesinde yıllardır sürdürülen bir meslek olduğunu söyledi.
Bu işi babasından öğrendiğini ifade eden Geçmez, "Doğduğumdan beri bu işi yapıyoruz. Her yeri gezdik, sadece Elazığ değil, Türkiye'nin birçok ilinde bu işi yaptık. Bu iş için bayağı bir emek sarf ediyoruz. Gece gündüz durmadan çalışıyoruz." dedi.
İşe havaların ısınmasıyla başladıklarını, mangal kömürü üretimini aylarca sürdürdüklerini anlatan Geçmez, şöyle konuştu:
"Kiraladığımız ormanlık bölgede budadığımız ağaçları taşıyoruz. Topladığımız odunları piramit şeklinde çatma işlemi yapıyoruz. Ardından topraklama ve yakma işlemleri geliyor. Yakma işlemi bittikten sonra çıkarma, ardından da çuvallama işlemini yapıyoruz. Daha sonra Türkiye'nin neresinden talep gelirse kömürleri kamyonlarla satıyoruz. Bir çuval kömürün hazırlanması, dağdan odunun getirilip yakılmasından çuvallamaya kadar yaklaşık iki ay sürüyor. Çoluk çocuk hepimiz bu işin içindeyiz. Benim gibi çocuklarım da bu işin içinde doğdu. Bunu alın terimizle yapıyoruz. Hepimiz aynı çabayı sarf ederek bu kömürü üretmeye çalışıyoruz."

"Gece gündüz nöbet tutuyoruz"
Ailesine destek veren Emine Temel (24) ise zorlu koşullarda çalıştıklarını belirtti.
Bu zor süreçte ailesinin yanında olmaya çalıştığını dile getiren Temel, "Bir yaşında çocuğum var. Çocuğumu sırtlayarak işe gidiyorum." dedi.
Kömür yapımında çalışan Mürsel Temel (65) de eşi ve çocuklarıyla el birliğiyle çalıştıklarını söyledi.
Temel, "Hepimiz birlikte bu işi yapıyoruz. Biz birbirimize yardımcı olmasak bu iş olmaz. Ateşin üstünde çalışıyoruz. Gece gündüz nöbet tutuyoruz." ifadelerini kullandı.
Üç çocuk annesi Hasine Geçmez (31) ise günlük yaşamlarının da oldukça zor geçtiğini belirterek, "Sabah erken kalkıyoruz. İlk önce işlerimizi yapıyoruz, kahvaltımızı hazırlıyoruz, çocuklarla ilgileniyoruz. Sonra işe giderek eşimize yardım ediyoruz. Sabahtan akşama kadar kömürlerin başındayız. Kömür topluyoruz. Dağdayız. Çamaşırları ve bulaşıkları elle yıkıyoruz. Hayatın zorlukları çok. Geçimimizi sağlamak için bu işi yapıyoruz." dedi.






