Maden’in köklü geçmişiyle bölgenin önemli yerleşim, kültür ve sanayi merkezlerinden biri olduğunu belirten Günbey, bakır işletmelerinin uzun yıllar ilçenin ekonomisine ve istihdamına katkı sağladığını ifade etti.
HEYELAN RİSKİNİN NEDENLERİNE İLİŞKİN İDDİALAR
Günbey, madencilik faaliyetleri sırasında çıkarılan toprağın Koşik Mahallesi’nin arkasındaki tepelere döküldüğünü, kazı alanlarında oluşan göletlerdeki suların tahliye edilmediğini öne sürdü. Bu durumun mahalleye doğru toprak kaymalarına ve heyelan riskine yol açtığını savunan Günbey, bölgenin daha sonra heyelan alanı ilan edilerek tahliye ve yıkım sürecinin başlatıldığını kaydetti.
Sorumluluğu bulunduğunu iddia ettiği firmayla ilgili herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını soran Günbey, faaliyetlerden elde edilen gelir ile ortaya çıkan zararın da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“BARINMA VE GEÇİM SORUNLARINA ÇÖZÜM BULUNMALI”
Mahalle sakinlerinin dar gelirli vatandaşlar ve emeklilerden oluştuğunu ifade eden Günbey, evlerini kaybeden insanların zor durumda kaldığını söyledi. Günbey, açıklamasında şu soruları yöneltti:
“Bu insanların çaresizliğine kim sahip çıkacaktır? İş yerleri yıkılan insanlar geçimlerini nasıl temin edeceklerdir?”
Yetkililere çağrıda bulunan Günbey, tahliye ve yıkım sürecinde vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesini isteyerek, “Yetkililerden kimse mağdur edilmeden bu acil duruma çözüm bulmalarını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.






