Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen "Anadolu Sohbetleri" programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP İstanbul Eski İl Başkanı Gürsel Tekin; "Terörsüz Türkiye" gündemine, "Mekke İttifakı/Anlaşması" gibi kritik dış politika hamlelerine, CHP'den ayrılanların kurduğu yeni partiye ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi'ndeki kritik dengelere dair ezber bozan çıkışlar yaptı. Toplantıyı yöneten Sinan Burhan'ın ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tekin, yeni partililerin "butlan" (geçersizlik) iddialarına ve CHP yönetimine yönelik "Mutlak/Butlan Yönetimi" yakıştırmalarına sert tepki göstererek, "Onların ne söylediğinin bir önemi yok. Bizim cumhurbaşkanı adayımız zaten var ve günü gelince açıklanacaktır" dedi.

İşte Gürsel Tekin’in konuşmasının başında öne çıkan en kritik başlıklar: "Bizim Cumhurbaşkanı Adayımız Var, Günü Gelince Açıklanacak" İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi İçin "Cumhur İttifakı" Uyarısı! "Mutlak/Butlan Yönetimi Diyenlerin Ne Söylediğinin Bir Önemi Yok" "Terörsüz Türkiye Projesini Sonuna Kadar Destekliyorum" Dış Politikada Milli Çıkarlar: Mekke İttifakı ve Libya Anlaşması Türkiye'nin En Büyük Beka Sorunu: "7-8 Milyon Uyuşturucu Bağımlısı Var" Yeni partinin cumhurbaşkanı adayının kim olacağı ve Mansur Yavaş ile Ekrem İmamoğlu'nun durumuna ilişkin soruları yanıtlayan Gürsel Tekin, net bir duruş sergiledi. Mansur Yavaş'ın şu an partide olmadığını ve bu yüzden kendisi hakkında bir yorum yapmayacağını belirten Tekin, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin milletin güvenini alabilecek, donanımlı, birikimli bir cumhurbaşkanı adayı zaten vardır. Günü geldiğinde bu isim Genel Başkanımız tarafından açıklanacaktır. Yeni parti uçuyor mu? Yeni partinin adayı kim olur bilemem, Özgür Bey'de de böyle bir niyet görmüyorum" dedi.İBB Meclisi'ndeki dengelerin istifalar ve iadeler sonrası değiştiğini, sayıların birbirine çok yakın olduğunu belirten Tekin, meclis başkan vekilliğinin Cumhur İttifakı'na geçme riskine karşı sert uyarılarda bulundu. Yeni partiden gelen sert mesajları ve meclisteki kritik durumu değerlendiren Tekin, "Biz geldiğimiz günden itibaren her türlü kötülüğe rağmen, ilçeler dahil olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi'nin kazanmış olduğu belediyelerin muhafaza edilmesi için koşulsuz, talepsiz her türlü desteği verdik. Şimdi biz değil, yeni parti 'ayrılalım' dediler. Önümüzdeki günlerde nasıl bir tablo çıkacak bilmiyorum ama bir seçim olduğunda, her şeye rağmen kazandığımız ildeki belediyenin devamı için desteğimizi sürdüreceğiz" diyerek sorumluluğun ayrılık kararı alanlarda olduğunu vurguladı. CHP'den kopan ekibin delegelere parayla müdahale ettiğini, büyük kongrede ve illerde usulsüzlükler yaparak süreci enfekte ettiğini savunan Tekin, yeni partinin CHP yönetimine yönelik sert eleştirilerine değindi. Siyasetçilerin hukuki geçersizlik (butlan) üzerinden tartışma yürüttüğünü belirten Tekin, "Bize 'Butlan Yönetimi' veya 'Mutlak Yönetim' diyorlar. Bu işi bu noktaya getiren, parayla delege halleyen müteahhit çeteleridir. O yüzden onların ne söylediğinin hiçbir önemi yok. Kendilerine güveniyorlarsa, basına baskı yapmayı bıraksınlar ve istedikleri ekranda belgeleriyle karşımıza çıksınlar" sözleriyle meydan okudu.MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin "Terörsüz Türkiye" açıklamalarına ve başlattığı sürece açık destek veren Tekin, bu meselenin bir oy veya sandık hesabı olamayacağını vurguladı. Ülkelerin milli menfaatlerinin her şeyin üstünde olduğunu hatırlatan Tekin, "Sayın Bahçeli bu açıklamayı ilk yaptığında kendisini kutlamış bir insanım. 2008 yılında 'Bu sorun CHP ve MHP olmadan çözülemez' demiştim ve haklı çıktım. Bugün iktidarın, MHP'nin ve CHP'nin bu yöndeki çabası çok önemlidir ve daha da hızlı yürütülmelidir. Süreci sonuna kadar destekliyorum" ifadelerini kullandı.Türkiye'nin küresel ölçekteki askeri ve diplomatik adımlarını değerlendiren Gürsel Tekin; Mekke İttifakı, Bedir İttifakı ve Libya ile yapılan Deniz Yetki Alanları Anlaşması gibi hamlelerin önemine değindi. Siyasette milli meselelerin iç politika malzemesi yapılmaması gerektiğini söyleyen Tekin, "Dış politikada çok netiz; ülkemizin çıkarları neyi gerektiriyorsa, iktidarda kimin olduğunun hiçbir önemi olmadan onu sonuna kadar destekleriz. Türkiye; Orta Doğu'dan Afrika'ya kadar sınırlarının dışında gücünü gösteren bir ülkedir, bu girişimler milli çıkar açısından son derece doğrudur" dedi. Türkiye gündemindeki ekonomik kriz, derin yoksulluk ve işsizliğe değinen Tekin, medyanın ve siyasetin yeterince görmezden geldiği en büyük tehlikenin uyuşturucu olduğunu belirtti. Bu konunun bir beka meselesine dönüştüğünü vurgulayan deneyimli siyasetçi, çarpıcı rakamlar vererek şu uyarılarda bulundu:

"Türkiye genelinde 7 ila 8 milyon uyuşturucu bağımlısı bulunuyor. Bu rakam, bağımlıların aileleri de hesaba katıldığında ortalama 20 milyon vatandaşımızın doğrudan bu sorunla boğuştuğu anlamına gelir. Ancak ne basında ne de siyasette bu durum yeterince gündeme getirilmiyor. Bizim 15 yıllık uğraşlarımız sonucunda yapılan son operasyonlarda; siyasetçilerin, yazarların, sanatçıların, sporcuların veya devasa iş adamlarının çocuklarının isimleri geçince konu ancak o zaman haber değeri taşıyabiliyor. Oysa 81 ilin tamamında durum vahimdir. Herhangi bir muhtarı arayıp sorsanız, kendi mahallesinde bu konuda ne kadar büyük bir dram ve sorun yaşandığını size açıkça anlatacaktır."





