Tarihî romanlarıyla tanınan eğitimci yazar Lütfi Parlak’ın yeni eseri “Güzgülü” yayımlandı. Yazarın “Harput Hükümdarı Behramoğlu Balak” adlı kitabı da ikinci baskısıyla yeniden okuyucularla buluştu. Lütfi Parlak, yeni eseri ve edebî çalışmaları hakkında bilgi vermek üzere Medya Grubumuzu ziyaret etti.
Kanal Fırat ve Kanal E Televizyonları Genel Yayın Yönetmeni Zeki Akbıyık tarafından karşılanan Parlak, “Güzgülü” adlı yeni kitabını tanıtarak eserlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kitabında geçmiş ile yenilik arasındaki çatışmaya değinen Parlak, tarihî ve toplumsal değişimleri değerlendirirken dönemin şartlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.
Parlak, amacının geçmişi yalnızca eleştirmek değil, dönemin koşullarını ve insanların davranışlarının arka planını anlamaya katkı sunmak olduğunu belirterek, “Güzgülü” ile bu tarihsel ve toplumsal bağları okuyucuya aktarmayı hedeflediğini söyledi.

Yazar parlak:” Doğup büyüdüğüm şehre hizmet etmek amacıyla Elazığ’la ilgili altı yedi eser de kaleme aldım. Bu kitabımda, 1960’lı yıllarda Elazığ’ın bir köyünde yaşanan olayları roman diliyle anlattım. O dönemde köylerin şehirle bağlantısı oldukça sınırlıydı. İnsanlar ulaşımı ve yük taşımacılığını çoğunlukla hayvanlarla sağlıyor, daha sonra üstü açık kamyonlarla şehre ulaşmaya çalışıyordu. Savaşların ardından yaşanan yokluk ve yoksulluk, köy hayatını daha da zorlaştırmıştı. Buna rağmen köylüler, kendi bilgi ve tecrübeleriyle hayata tutunmayı başarmıştı. Kara sabanla ekin ekiyor, harman yapıyor, tahıllarını öğütüyor ve kışlık yiyeceklerini kendileri hazırlıyorlardı. Kitabımda, yeni nesillerin pek tanımadığı bu yaşam biçimini anlatmaya çalıştım. Eserimde ayrıca eski ile yeni arasındaki çatışmaya da değindim. Geçmişteki insanları yalnızca cahillik ve gericilik üzerinden değerlendirmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Batı ile yüzyıllarca süren savaşlar ve tarihsel çatışmalar, toplumumuzun Batı’dan gelen yenilikleri kabul etmesini psikolojik açıdan zorlaştırmıştır. Bu durum, matbaanın ve bazı yeniliklerin ülkemize geç ulaşmasının nedenlerinden biri olmuştur.Amacım, geçmişi savunmak ya da eleştirmekten ziyade, o dönemin insanlarını ve yaşananları tarihsel ve psikolojik yönleriyle anlamaya çalışmaktır. Bu kitabımla hem Elazığ’ın geçmişini gelecek nesillere aktarmayı hem de tarihimize farklı bir bakış açısı sunmayı hedefledim” Dedi.





