Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz Al Suud’un Mekke’de gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından imzalanan Mekke Ortak Savunma Antlaşması’nı değerlendiren AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, anlaşmanın değişen bölgesel güvenlik şartları açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Açıkkapı, antlaşmanın üç ülke arasındaki mevcut ilişkileri savunma, güvenlik ve savunma sanayii alanlarında daha ileri bir seviyeye taşıdığını belirterek şunları söyledi:
“Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan; İslam dünyasının siyasi, ekonomik ve askerî kapasitesi yüksek üç önemli ülkesidir. İmzalanan antlaşmayla bu üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin geliştirilmesi, kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesi ve savunma sanayii alanında daha yakın çalışma iradesi ortaya konulmuştur. Taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırının diğerlerine de yapılmış sayılmasını öngören hüküm, anlaşmanın kapsamını ve stratejik önemini açık biçimde göstermektedir.”
“TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİİNDE ÖNEMLİ BİR KAPASİTEYE ULAŞTI”
Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde ulaştığı seviyenin uluslararası iş birliklerine de doğrudan yansıdığını ifade eden Açıkkapı, Türk savunma sanayii teknolojileri ve Türkiye’nin operasyonel askerî tecrübesinin yeni güvenlik yapılanması açısından önemli olduğunu kaydetti.
Açıkkapı, Suudi Arabistan’ın ekonomik ve finansal kapasitesi ile Pakistan’ın askerî kapasitesinin de üçlü iş birliğinin diğer önemli unsurlarını oluşturduğunu belirtti. Antlaşmanın savunma sanayii alanındaki ortaklıkları ve üç ülkenin birlikte çalışabilirliğini artırmayı hedeflediğine dikkat çekti.
“BÖLGE ÜLKELERİ KENDİ GÜVENLİKLERİNDE DAHA FAZLA SORUMLULUK ÜSTLENİYOR”
Ortadoğu ve yakın çevresinde uzun süredir ciddi güvenlik sorunlarının yaşandığını belirten Açıkkapı, devam eden çatışmaların ve bölgesel istikrarsızlığın ülkeleri yeni güvenlik iş birlikleri geliştirmeye yönelttiğini söyledi.
Açıkkapı, Türkiye’nin uzun süredir savunduğu “bölgesel sorunlara bölgesel çözümler” yaklaşımına işaret ederek şöyle devam etti:
“Bölge ülkelerinin kendi güvenlikleri konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi, karşılıklı çıkar ve egemenlik temelinde iş birliğini geliştirmesi önemlidir. Türkiye’nin yaklaşımı herhangi bir ülkeye karşı gerilim üretmek değil; barışın, güvenliğin ve istikrarın güçlendirilmesidir. Mekke’de ortaya konulan iradeyi de bu çerçevede değerlendirmek gerekir.”
“CUMHURBAŞKANIMIZIN LİDERLİĞİNDE TÜRKİYE ETKİN BİR DIŞ POLİTİKA YÜRÜTÜYOR”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü diplomasiye de değinen Açıkkapı, Türkiye’nin bölgesindeki gelişmeleri izleyen değil, diplomatik ve güvenlik süreçlerinde aktif rol üstlenen bir ülke olduğunu ifade etti.
Açıkkapı açıklamasını şöyle tamamladı: “Türkiye’nin güçlü savunma sanayii, yetişmiş insan kaynağı, askerî tecrübesi ve diplomatik kapasitesi bugün ülkemizin uluslararası alandaki etkinliğini artırmaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen dış politika; Türkiye’nin millî menfaatlerini korurken bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasına da katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Mekke Ortak Savunma Antlaşması’nın Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine, savunma sanayii iş birliklerinin artırılmasına ve bölgemizde kalıcı güvenliğin tesisine katkı sağlamasını temenni ediyorum.”





