AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, sürecin hiçbir şekilde devletin temel niteliklerinden, milletin ortak değerlerinden veya terörle mücadeledeki kararlılıktan taviz anlamına gelmediğinin altını çizerek, “Terörsüz Türkiye; devletimizin geri adımı değil, terörün ve şiddetin Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkarılması iradesidir.” dedi.
BÜTÜNLEŞME İLE BÜYÜYEN, ZENGİNLEŞEN VE GÜÇLENEN TÜRKİYE
Türkiye’nin huzuru, milletin güvenliği ve gelecek nesillerin selameti açısından Terörsüz Türkiye hedefinin tarihî öneme sahip olduğunu belirten Açıkkapı, bu sürecin aynı zamanda Türkiye’nin iç cephesini tahkim etme iradesinin güçlü bir tezahürü olduğunu söyledi.
Açıkkapı şöyle konuştu: “Bizim hedefimiz yalnızca terörün olmadığı bir Türkiye değildir. Birbirine daha güçlü bağlarla bağlanmış, kaynaklarını teröre değil üretime ayıran, zenginleşen ve büyüyen bir Türkiye’dir. Cumhuriyetimizin ikinci asrında Türkiye Yüzyılı’nı milletimizin bütün fertleriyle birlikte inşa etmek istiyoruz.”
“TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞME HEDEFİNE HİÇ OLMADIĞI KADAR YAKLAŞTIK”
Sürecin devlet kurumlarının gözetiminde ve belirlenen yol haritası doğrultusunda ilerlediğini ifade eden Açıkkapı, millî meselelerin günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini vurguladı.
“Türkiye’nin meselelerini Türkiye çözecektir.” diyen Açıkkapı, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu süreç başka ülkelerden ithal edilmiş bir model değildir. Tamamen Türkiye’ye özgü, millî irademizden ve devlet tecrübemizden doğan bir Türkiye Modeli’dir. Devletimizin niteliklerinden ve milletimizin değerlerinden dün taviz vermedik, bugün vermiyoruz, yarın da vermeyeceğiz.”
Açıkkapı, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin sürecin hukuki güvencesini oluşturacağını belirterek bunun kalıcı bir hukuk reformu değil, geçiş dönemine özgü müstakil ve geçici bir düzenleme olduğunu kaydetti.
“BU BİR GENEL AF DEĞİLDİR”
Kamuoyunda oluşturulmak istenen bazı yanlış algılara da cevap veren Açıkkapı, özellikle “genel af” iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Açıkkapı:“Milletimizin zihninde en küçük bir soru işareti kalmasını istemiyoruz. Bu süreç genel af değildir. Terör suçlarının tamamını kapsayan bir af düzenlemesi yoktur. Terör saldırısı talimatı verenlere, güvenlik güçlerimizi şehit edenlere yönelik bir af gündemde değildir. Herhangi bir kişiye özel statü de tanımlanmamaktadır.”ifadelerini kullandı.
ANALAR AĞLAMAYACAK, GENÇ NESİLLER GELECEĞE UMUTLA BAKACAK
Türkiye’nin terör nedeniyle çok ağır bedeller ödediğini hatırlatan Açıkkapı, en büyük hedefin yeni nesillere terörün, şiddetin ve gözyaşının olmadığı bir ülke bırakmak olduğunu söyledi.
“Bu millet artık evlatlarının ardından ağlayan anaların acısını görmek istemiyor.” diyen Açıkkapı şöyle devam etti:
“Silahların sustuğu yerde hukuk konuşacaktır. Şiddetin bittiği yerde demokrasi güçlenecektir. Korkunun olmadığı yerde gençlerimiz geleceğe daha büyük umutlarla bakacaktır.”
TBMM’nin sürecin merkezinde bulunmasının demokratik meşruiyet ve toplumsal güven bakımından son derece önemli olduğunu ifade eden Açıkkapı, atılan her adımın Anayasa ve yürürlükteki kanunlar çerçevesinde gerçekleştirildiğinin altını çizdi.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarının siyasi zemini genişlettiğini belirten Açıkkapı, farklı siyasi partilerin millî bir mesele etrafında ortak irade ortaya koyabilmesinin Türkiye demokrasisi açısından önemli olduğunu söyledi.
Kanun teklifinin 350’den fazla milletvekilinin kabulü ve ortak imzasıyla Genel Kurula sunulmasının güçlü bir siyasi iradenin göstergesi olduğunu ifade etti.
KARDEŞLİK PEKİŞECEK, GÖZYAŞLARI DİNECEK
Açıkkapı, Terörsüz Türkiye’nin aynı zamanda Türkiye’nin bin yıllık kardeşlik hukukunun yeniden ve daha güçlü biçimde tahkim edilmesi anlamına geldiğini söyledi.
“Bu topraklarda Türk ile Kürt’ün kaderi birdir, acısı birdir, sevinci birdir, geleceği birdir.” diyen Açıkkapı şöyle devam etti: “Kimse bin yıllık Türk-Kürt kardeşliğimizi bozamaz. Küresel tehditlerin arttığı, bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir dönemde bize düşen, iç cephemizi daha da güçlendirmektir.”
Terörsüz Türkiye’nin bir pazarlık veya “al-ver” süreci olmadığını özellikle vurgulayan Açıkkapı, projenin toplumsal beklentilerden, birlik ve bütünlük iradesinden doğduğunu ifade etti.
Açıkkapı:“Bizim meselemiz kimlikleri yok saymak değil, bütün farklılıklarımızı Büyük Türkiye ortak paydasında buluşturmaktır. Terörün baskısı ortadan kalktığında demokrasimiz daha da güçlenecek, siyasi alan genişleyecek ve geçmişin acıları üzerinden istismar siyaseti yapma dönemi kapanacaktır.” dedi.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE İLE EKONOMİMİZ DAHA GÜÇLÜ OLACAK
Terörün Türkiye’ye yalnızca can kaybı değil, çok ağır ekonomik maliyetler de yüklediğini belirten Açıkkapı, yaklaşık 42 yılı aşan çatışmalı dönemin ekonomik bilançosuna dikkat çekti.
Terör nedeniyle doğrudan ve dolaylı ekonomik kaybın yaklaşık 2,3 trilyon dolar seviyesinde hesaplandığını belirten Açıkkapı:
“Bir düşünün; teröre, güvenlik risklerine ve terörün oluşturduğu ekonomik kayıplara giden kaynaklarımız fabrikaya, tarıma, turizme, teknolojiye, eğitime ve gençlerimizin istihdamına yönelseydi bugün nasıl bir Türkiye’den söz ediyor olurduk?” diye konuştu.
Açıkkapı, terör kaynaklı ekonomik maliyetlerin ortadan kalkmasıyla önümüzdeki 10 yılın sonunda Türkiye’nin en az 750 milyar dolarlık ilave yatırım kapasitesine ulaşmasının ve yıllık net turizm gelirinin 70 milyar doların üzerine çıkmasının beklendiğini kaydetti.
Kayıp istihdamın yeniden üretim sürecine katılması halinde GSYİH’ye Türkiye genelinde 120 milyar dolar, bölge özelinde ise 83 milyar dolar düzeyinde ilave katkı sağlanabileceğini belirten Açıkkapı, oluşacak yatırım imkânlarıyla yaklaşık 4 milyon kişilik ilave istihdam potansiyelinin ortaya çıkabileceğini ifade etti.
“Türkiye’nin millî serveti artık teröre değil gençlerimizin istihdamına, milletimizin refahına gidecek.” diyen Açıkkapı, güvenlik maliyetlerinden tasarruf edilecek kaynakların eğitim, bilim, teknoloji, üretim, altyapı ve sosyal kalkınmaya yönlendirilebileceğini söyledi.
SİLAHLAR SUSACAK, DEMOKRATİK SİYASET KONUŞACAK
Terörsüz Türkiye’nin yalnızca güvenlik perspektifinden değerlendirilmesinin eksik olacağını belirten Açıkkapı, sürecin hukuk, demokrasi ve toplumsal huzur bakımından da önemli fırsatlar oluşturacağını söyledi.
Açıkkapı: “Biz silahın değil siyasetin, tehdidin değil hukukun, çatışmanın değil demokratik mücadelenin konuştuğu bir Türkiye istiyoruz. Terörün Türkiye’nin gündeminden çıkması demokrasimizin ölçeğini büyütecektir.”dedi.
Belirsizlik yerine hukukun, çatışma yerine demokratik süreçlerin hâkim olacağını belirten Açıkkapı, “Güvenli Türkiye, güçlü ekonomi ve güçlü demokrasi birbirinin alternatifi değildir. Bunların tamamı Büyük Türkiye hedefimizin ayrılmaz parçalarıdır.” ifadelerini kullandı.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE BÖLGEDE HUZURUN VE İSTİKRARIN ANAHTARI OLACAK
Türkiye’nin yalnızca kendi sınırları içerisinde değil, içinde bulunduğu coğrafyada da büyük bir istikrar sorumluluğu taşıdığını ifade eden Açıkkapı, Terörsüz Türkiye hedefinin bölgesel sonuçlarına dikkat çekti.
Örgütün faaliyetlerinin tamamen sonlandırılmasının Türkiye’nin uluslararası ve bölgesel konumunu daha da güçlendireceğini belirten Açıkkapı: Türkiye içeride ne kadar güçlü olursa bölgede de o kadar güçlü olacaktır. İç cephesini tahkim etmiş, millet olarak tek yumruk olmuş bir Türkiye; Orta Doğu’dan Kafkasya’ya, Akdeniz’den Karadeniz’e kadar çok daha güçlü bir aktör olacaktır.” dedi.
Orta Doğu’nun yıllardır küresel ve bölgesel güçlerin mücadele alanına dönüştüğünü hatırlatan Açıkkapı, Türkiye’nin bu jeopolitik karmaşa karşısındaki kırılganlıklarını ortadan kaldırmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu söyledi.
Açıkkapı, etnik ve mezhepsel farklılıklar üzerinden bölgede istikrarsızlık oluşturmak isteyen yapıların Türkiye’nin kardeşlik hukukunun güçlenmesiyle hareket alanını kaybedeceğini ifade etti.
AÇIKKAPI: “KAZANAN 86 MİLYON OLACAK”
Açıklamasının sonunda birlik ve beraberlik çağrısında bulunan AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, Terörsüz Türkiye hedefinin herhangi bir siyasi partinin veya toplumsal kesimin değil, milletin tamamının ortak geleceği olduğunu vurguladı.
Açıkkapı sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu süreçte kazanan bir parti, bir bölge veya bir kesim olmayacaktır.
Kazanan Türkiye olacaktır.
Kazanan 86 milyon olacaktır.
Kazanan Diyarbakır’ın da Elazığ’ın da İstanbul’un da Hakkâri’nin de evlatları olacaktır.
Analarımızın gözyaşının dindiği, gençlerimizin terörün gölgesinde değil Türkiye Yüzyılı’nın büyük hedefleriyle geleceğe baktığı bir ülkeyi hep birlikte inşa edeceğiz.
Bir kez daha açıkça ifade ediyorum:
Devletimizin temel niteliklerinden taviz yoktur.
Milletimizin ortak değerlerinden taviz yoktur.
Terörle mücadeleden taviz yoktur.
Terörsüz Türkiye; devletin terör karşısında geri çekilmesi değil, terörün Türkiye’nin geleceğinden tamamen çekilip gitmesidir.
Silahların sustuğu, demokratik siyasetin konuştuğu; kardeşliğin büyüdüğü, ekonominin güçlendiği, milletimizin kaynaklarının artık teröre değil evlatlarımızın geleceğine harcandığı Büyük ve Güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.”





