İstanbul’da 14–15 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen 24. Global Gypsum Conference, Exhibition & Awards’a dünyanın farklı ülkelerinden alçı ve yapı sektörü temsilcileri katıldı. Organizasyonun açıkladığı 580 kayıtlı delege sayısı, buluşmayı konferans tarihinin en yüksek katılımlı etkinliği yaptı. Arslan’ın açılış konuşması, Türkiye’nin sektördeki birikimini ve önceliklerini uluslararası katılımcılara doğrudan aktardığı önemli bir platform oldu. ALÇIDER Yönetim Kurulu üyeleri de konferansta yer aldı.
Arslan, konuşmasında İstanbul’un Avrupa ile Asya’yı, farklı kültürleri ve ticaret yollarını buluşturan konumundan hareketle, alçı sektörünün de üreticilerden teknoloji sağlayıcılarına, hammaddeden pazarlara uzanan güçlü bir değer zinciri üzerinde yükseldiğini belirtti. Sektörün geleceğe hazırlanması için bu zincirin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, değişen yapı ve çevre gereksinimlerine de yanıt vermesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin üretim kapasitesinin küresel sektördeki yerini gösterdiğini kaydeden Arslan, sektörün başarısının bundan sonra yalnızca ne kadar üretildiğiyle değil, üretimin ne kadar verimli ve sürdürülebilir yürütüldüğüyle de ölçüleceğini vurguladı. Enerji maliyetleri, karbon emisyonlarının azaltılması, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi ve dijitalleşmenin sektörün ortak gündeminde bulunduğunu söyledi.
Alçının geri dönüştürülebilirliği, hafifliği, uygulama kolaylığı ve binaların enerji performansına katkısının sürdürülebilir yapılaşma açısından güçlü avantajlar sunduğunu dile getiren Arslan, alçı esaslı ürünlerin geleceğin yapı çözümlerinde daha etkin bir rol üstlenebileceğine işaret etti.

Türkiye’nin deprem riski yüksek bir coğrafyada yer aldığını hatırlatan Arslan, güvenli ve depreme dayanıklı binaların yaygınlaştırılmasının önemini özellikle vurguladı. Bina güvenliğinin insan hayatını korumaya yönelik ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek, mevzuat ve denetim mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Arslan, Türkiye alçı sanayisi ile uluslararası sektör arasındaki bağların güçlendirilmesinin, bilgi ve teknoloji paylaşımının artırılmasının ve Türk üreticilerinin küresel değer zincirinde daha güçlü bir yer edinmesinin önemine de değindi. Global Gypsum’i sektörün deneyim ve yeniliklerini buluşturan uluslararası bir platform olarak nitelendiren Arslan, konferansın yeni fikirler ve uzun soluklu iş birlikleri doğurmasını temenni etti.
Arslan’ın konuşması, Türkiye’nin alçı sektöründeki üretim kapasitesini ve küresel iş birliğine yönelik yaklaşımını uluslararası ölçekte ortaya koyarken; güvenli, verimli ve sürdürülebilir yapılaşma başlıklarını da sektörün geleceğine ilişkin ortak gündemin parçası olarak öne çıkardı.
Arslan:” Değerli konuklar, Sektörün saygıdeğer temsilcileri,
Dünyanın dört bir yanından İstanbul'a gelen değerli meslektaşlarım, Sayın bayanlar ve baylar, değerli basın mensupları, Türk Alçı Derneği adına sizleri İstanbul'da ağırlamaktan büyük mutluluk ve onur duyuyoruz.
24. Küresel Alçı Konferansı'na hoş geldiniz, Türkiye'ye hoş geldiniz, ve İstanbul'a hoş geldiniz.
Değerli katılımcılar,
Bugün, dünyanın farklı yerlerinden üreticileri, teknoloji sağlayıcılarını, tedarikçileri, uzmanları ve sektör profesyonellerini tek bir çatı altında bir araya getiriyoruz. Bu buluşmanın İstanbul'da gerçekleşmesi bizim için özellikle anlamlıdır. Yüzyıllardır İstanbul, Doğu ve Batı'yı, Avrupa ve Asya'yı, farklı kültürleri ve farklı ticaret yollarını birbirine bağlayan bir şehir olmuştur. Alçı sektörü de birçok yönden bağlantılar üzerine kuruludur. Hammaddelerden üretime, teknolojiden uygulamaya ve üreticilerden pazarlara uzanan geniş bir değer zincirinden bahsediyoruz. Ve biz, bu değer zincirinin artık sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap vermesi gerektiğine inanıyoruz. Bugün Türkiye'nin alçı sanayisi güçlü bir üretim altyapısına sahip. Dünyanın dördüncü büyük alçı üreticisiyiz. Bu sektörü temsil eden ALÇIDER, yıllık 15 milyon tonu aşan üretim kapasitesiyle önemli bir endüstriyel kapasiteyi bir araya getiriyor. Bu rakam, sektörümüzün büyüklüğünden çok daha fazlasını gösteriyor. Aynı zamanda Türkiye'nin küresel alçı değer zincirindeki konumunu da ortaya koyuyor. İnşaat sektörünün değerli temsilcileri, İnşaat sektörü değişiyor. Enerji maliyetleri, karbon emisyonları, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik artık ortak gündemimizin merkezinde yer alıyor. Bu nedenle, odağımız artık sadece ne kadar ürettiğimiz değil, aynı zamanda nasıl daha verimli, daha sürdürülebilir ve geleceğin ihtiyaçlarına daha uygun bir şekilde üretebileceğimiz üzerinedir. Alçı bu konuda önemli bir avantaja sahip.

Doğal özellikleri, geri dönüştürülebilirliği, hafifliği, uygulama kolaylığı ve hızı ile binaların enerji performansına katkısı sayesinde, alçı esaslı ürünlerin sürdürülebilir inşaatta önemli bir rol oynayabileceğine inanıyoruz. Sayın katılımcılar, Türkiye deprem riski yüksek bir bölgede yer almaktadır. Depremler için çok ağır bedeller ödedik. Benzer trajedilerin tekrar yaşanmasını önlemek için kararlılıkla gerekli adımları atmalıyız. Depreme dayanıklı ve güvenli binaların inşasını teşvik etmeliyiz. Bina güvenliğini güçlendirmek için ilgili mevzuat ve denetim mekanizmalarının daha da geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bina güvenliğinin sağlanmasını, insan hayatını korumayı amaçlayan ortak bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Elbette, Türkiye'nin alçı sanayisi ile uluslararası alçı sanayisi arasındaki bağların güçlendirilmesine, bilgi ve teknoloji alışverişinin artırılmasına ve Türk üreticilerinin küresel değer zincirindeki konumunun daha da güçlendirilmesine de büyük önem veriyoruz. Değerli katılımcılar, Küresel Alçı Konferansı sadece bir sektör buluşmasından daha fazlasıdır. Bilgi, teknoloji ve deneyim paylaşımı için küresel bir platformdur. Önümüzdeki iki gün boyunca burada ele alınacak yeni üretim teknolojileri, yenilikçi uygulamalar, enerji verimliliği, geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik gibi konuların, sektörümüzün geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bugün burada, dünyanın dört bir yanından sektör temsilcileriyle aynı masada oturuyor olmamız bunun en açık göstergelerinden biridir. Konuşmamı sonlandırırken, bu önemli etkinliği İstanbul'a getirdiği için Global Gypsum ekibine teşekkür etmek istiyorum. Türkiye'nin alçı sektörünü sizlere tanıtmak ve sizi ülkemize ağırlamak bizim için büyük bir zevk. Bu konferansın hepimiz için yeni fikirlerin, yeni ortaklıkların ve uzun süreli ilişkilerin başlangıcı olmasını umuyorum. İstanbul'dan ayrılırken, sadece yeni bağlantılar ve yeni fikirler değil, aynı zamanda Türkiye'nin harika anılarını da yanınızda götürmenizi diliyorum. Hepinize verimli, başarılı ve ilham verici bir konferans diliyorum.
İstanbul'a hoş geldiniz.
Türkiye'ye hoş geldiniz.
Global Gypsum 2026'ya hoş geldiniz” İfadelerini kullandı.






