18 Mayıs 1944 tarihinde Kırım Türklerinin maruz kaldığı büyük sürgün felaketinin yıl dönümü vesilesiyle bir basın açıklaması yapıldı. Sürgünün üzerinden geçen seksen yılı aşkın süreye rağmen yaşanan acıların ve hak mücadelelerinin tazeliğini koruduğu belirtilen açıklamada, Kırım halkının vatanlarına dönmek için verdiği insan hakları mücadelesine dikkat çekildi.

Aluştadan esken yeller
Yüzüme urdı.
Balalıqtan ösken yerler
Közüme tüşti.
Men bu yerde yaşalmadım,
Yaşlığıma toyalmadım,
Vatanıma asret oldım,
Ey, güzel Qırım
Kırım’a özlemi içeren bu dizelerin bizim nazarımızda yüreğe işleyen bir sedası vardır. 18 Mayıs 1944 tarihinde sürgün acısını yaşayan Kırımlıların yürek parçalayan gurbet acısı bu dizelerden daha fazlasını içermektedir. Bu menfur sürgün olayından bu yana seksen küsur yıl geçmesine rağmen problemlerin halen devam ettiği malumdur. Sürgünden sonra yaşayacak kadar şanslı olanların vatanlarına dönmek için verdikleri insan hakları mücadelesi ibretlerle doludur.
Bu emsalsiz mücadelede sembol olmuş, bayraklaşmış, Kırım diyen binlerce gönülde yer eden Mustafa Cemiloğlu’nun ismi sadece Kırımlıların nazarında değil Türk dünyasının en ücra köşelerinde bile sitayişle anılmış, efsaneleşen kimliği milyonlarca Türk’e örnek olmuştur. Memleketimiz Elazığ Kırım davasını ve Cemiloğlu’nun mücadelesini yüreğinde hissetmiştir. Öyle ki Elazığ milyonlarca kilometre kareye yayılmış Türk dünyasının küçük bir parçasıdır. Ama Türk’ün yüreğinin bir attığını kanıtlarcasına Rusya Türklerinin yaşadığı problemler konusunda geçmişte olduğu gibi bugün de hassastır. Bu hassasiyeti göstermesi açısından 1976 yılında memleketimizde olanlar ibret vericidir. Zira hak ve hukuk mücadelesi vererek gurbetteki Kırımlıların sesi olma pahasına zindanlarda ömür tüketen Cemiloğlu’nun ölüm haberi ilimize gelmiştir. Bu acı haber her bir Elazığlının kalbine kor gibi düşmüştür. Bu tarifsiz hüzün sonrası sokaklara dökülen, gıyabi cenaze namazları kılan, intikam yeminleri eden, Elazığ insanı, kahramanın ölümünün her şeyin sonu olmayacağını kanıtlarcasına memleketlerinin kalbine Cemiloğlu’nun ismini kazımıştır.
Yüreği vatan sevdasıyla çarpanların isimlerinin asla silinmeyeceğinin en iyi kanıtı Cemiloğlu’dur. Zira aradan neredeyse elli yıl geçmesine karşın her bir Elazığlı Atatürk Heykeli’nin karşısındaki parkı Cemiloğlu Parkı olarak bilir. Elazığ insanı her şeyden önce vatanını sever, vatanı seveni ve vatan için öleni şükranla, minnetle anar.
Biz Kırım’la, Kırım için can verenlerle, yüreği Kırım için atanlarla beraberiz, biz sınırlara sığmayan bir milletin fertleri olarak birliğimizden korkan her türlü unsurun ve düşmanın karşısındayız. Bu minvalde 18 Mayıs sürgününde yaşamını yitirenleri rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyoruz. Sürgün sonrasında vatan hasretiyle çırpınarak ülkelerini dönmek isteyenlerin bu hasretlerinin bitmesini diliyoruz. Tanrı Türk’e bir daha böyle sürgünler yaşatmasın…






