Engelli kızı için Elazığ Hipodromu Atla Terapi Merkezine giden Proje Koordinatörü Aydın Demirdağ, kızının atla kurduğu ilk temasta belirgin biçimde rahatladığını gözlemleyince harekete geçti ve bu gözlemini bir projeye dönüştürdü. Hipodrom Müdürü Mehmet Demirçelik ile iş birliği yapan aynı zamanda Elazığ OSB'de Proje Koordinatörü ve İnovasyon Merkezi Sorumlusu Demirdağ, yaklaşık bir ay önce saha çalışmalarına başladı. Türkiye'de bir ilk, dünyada ise benzeri bulunmayan bu projede hipodromunun atık malzemeleri ileri dönüşüm anlayışıyla işlenerek çocukların kullanımına yönelik yeni işlevler kazandırıldı. Kampüste işitme, dokunma, koku ve görme duyularını destekleyen panolar, her metrede değişen zemin dokusundan oluşan duyu gelişim yolu, atlı eyer istasyonu ve ergoterapi salıncakları yer alacak projenin bilimsel yürütücülüğünü Fırat Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Ayfer Hatipoğlu üstlenirken, Elazığ Valiliği, İl Özel İdaresi ve Orman Bölge Müdürlüğü de projeye destek veriyor. Engelli ve özel bireylere ve ailelerine ücretsiz sunulacak kampüsün nisan ayında düzenlenecek açılış töreniyle hizmete girmesi planlanıyor.

Dünyada ilk olacak projenin, kızının atlı terapi merkezine verdiği olumlu yanıtla başladığını ve engelli ailelere faydası olacağını kaydeden Aydın Demirdağ, "Bulunduğumuz yer Elazığ Hipodromu, atla terapi ve rehabilitasyon hizmeti veren bir lokasyon. 7 yaşında özel bir çocuğun babasıyım ve geçen haziran ayından beri bu merkezden hizmet almaktayız. İlk geldiğimiz gün kızımın stresi nedeniyle ayrılmak üzereydik ancak geri dönüp atla buluşmasını sağladık, o ilk temasta stresli ve gergin olan kızımın atla birlikte nasıl rahatladığını, hatta atın da eş zamanlı olarak esneyip bu enerjiyi aldığını net biçimde gözlemledim. Her hafta fizyoterapist eşliğinde düzenli olarak bu hizmeti aldık ve faydasını gördük. Özel çocuğu olan aileler için bu süreç maddi olarak gerçekten ağır bir yük. Bu süreçte bir yandan hizmeti alırken bir yandan da atla terapi merkezinin daha yeşil ve güzel bir lokasyona taşındığını fark ettik. Bunun üzerine müdürümüzle birlikte oturup çocukları atla buluşmadan önce kademeli biçimde hazırlayabileceğimiz bir duyu kampüsü park alanı oluşturma fikrini konuştuk. Kendi imkanlarımızla hipodromunun atık materyallerini işleyerek bu alanda kullanılabilecek malzemeleri belirledik ve projeyi ekolojik bir anlayışla büyüterek Elazığ modeli olarak tanımladığımız özgün bir formata taşıdık. Dünyada bu formatta bir örnek bulunmuyor ancak Avrupa'daki benzer uygulamaları inceleyip onlardan ilham aldık. Hedefimiz ise özel çocuğu olan ailelerin yaşam boyu hizmet alabileceği sürdürülebilir bir model kurmak oldu ve yaklaşık bir ay içinde saha çalışmalarına hızla başladık. Burada kullandığımız malzemeleri geri dönüşüm olarak değil ileri dönüşüm olarak tanımlıyoruz, yani malzemeyi ham maddesine indirgemek yerine çocukların kullanımına yönelik farklı bir işlev ve anlam kazandırılmış yeni bir materyale dönüştürüyoruz" dedi.

"Bu proje Türkiye'de bir ilk ve dünyada da benzer bir örneği bulunmuyor"
Hayata geçirdikleri bir çok proje ile hipodromlarda sadece nal sesinin değil, aynı zamanda umudun sesinin de yükseldiğini ifade eden Elazığ Hipodrom Müdürü Mehmet Demirçelik, "Özel çocuklarımıza atla terapi hizmeti veriyoruz. Bu hizmeti alan ailelerimizden biri olan sevgili Aydın Demirdağ bize ulaştı ve çocuğunun terapi sürecinde duyusal terapiye yönelik ihtiyaçları olduğundan söz etti. Zaten bir proje üreticisi olan Aydın Bey bu konuda hemen harekete geçti ve ileri dönüşüm odaklı atla terapi ve duyu terapi kampüsü projesini birlikte başlattık. Bu projeyi geri dönüşümden ayıran şu, bir pet şişe geri dönüştürüldüğünde kimliğini yitirip ham maddeye dönüşür, oysa bizim projemizde o malzeme yeni bir kimlik ve yeni bir işlev kazanarak dönüştürülüyor. Bu yüzden buna ileri dönüşüm odaklı duyu terapi kampüsü diyoruz. Hipodromlarda nal seslerine alışkınız ancak bu projede hipodromdan artık nal sesi değil umudun sesi yükselecek. Projenin bilimsel ayağında en büyük paydaşımız Fırat Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Ayfer Hatipoğlu oldu ve konunun bilimsel olarak yürütülmesini sağladı. Elazığ Valimize, İl Özel İdaresine, Orman Bölge Müdürlüğümüze ve tüm paydaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Bu proje Türkiye'de bir ilk ve dünyada da benzer bir örneği bulunmuyor. Türkiye'de böyle bir ilke imza atacak olmanın ve özel bireyler ile ailelerine ücretsiz hizmet sunabilmenin gururunu ve mutluluğunu taşıyorum" şeklinde konuştu.
Projede gönüllü olarak çalışan ressam Yunus Gündem ise "İleri dönüşüm odaklı atla terapi ve duyu kampüsü çatısı altında özel çocuklarımıza yönelik hayata geçirilen bu proje kapsamında geri dönüşüm malzemelerinden elde edilen bariyer ve labirentleri ben ve arkadaşlarım gönüllü olarak fırçalarımızla renklendiriyoruz" diye konuştu.




