Mescid-i Aksa’ya yönelik uygulamalara tepki göstermek amacıyla yapılan basın açıklamasında, İsrail’in Kudüs ve Gazze’deki politikaları sert sözlerle eleştirildi. Açıklamada, Mescid-i Aksa’nın uzun süredir ibadete kapatılmasının inanç özgürlüğüne açık bir müdahale olduğu vurgulandı.
Yapılan açıklamada, uluslararası hukuka ve insan haklarına dikkat çekilerek, ibadethanelerin dokunulmazlığına rağmen Mescid-i Aksa’da yaşananların “tarihi bir ihlal” olduğu ifade edildi. Özellikle Ramazan ayında alınan kısıtlama kararlarının kabul edilemez olduğu belirtilirken, bu durumun sadece Müslümanları değil tüm insanlığı ilgilendirdiği kaydedildi.
Gazze’de yaşananlara da değinilen açıklamada, sivil kayıpların artması, altyapının hedef alınması ve temel yaşam ihtiyaçlarının engellenmesi “insani kriz” olarak nitelendirildi. Açıklamada, bölgede yaşananların uluslararası toplum tarafından yeterince karşılık bulmadığı ve sessizliğin sürdüğü ifade edildi.
Ortadoğu’daki gerilimin daha geniş bir çatışma riskini beraberinde getirdiğine dikkat çekilen metinde, bölgedeki askeri operasyonların ve müdahalelerin istikrarsızlığı derinleştirdiği vurgulandı. Küresel aktörlerin politikalarının eleştirildiği açıklamada, yaşanan gelişmelerin bölge halkları üzerinde ağır sonuçlar doğurduğu belirtildi.
Açıklamanın sonunda uluslararası topluma çağrıda bulunularak, Mescid-i Aksa’nın ibadete açılması, Gazze’de sivillerin korunması ve bölgede kalıcı barışın sağlanması için somut adımlar atılması istendi. Ayrıca, Filistin halkının özgürlük ve temel haklarına kavuşması gerektiği ifade edildi.




