Açıklamada, depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlar anılırken, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğine dikkat çekildi. Depremlerin doğal bir olgu olduğu, ancak yaşanan yıkım ve can kayıplarının önlenebilir olduğu vurgulandı.
Parti yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, “Deprem gerçektir ancak yıkılan şehirler bir tercihtir. Depremlerin afete dönüşmemesi için gerekli tedbirlerin hayata geçirilmesi zorunludur. Her depremden sonra verilen sözlerin tutulmadığı, şehirlerin ranta, insanların ihmale kurban edildiği” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, deprem anlarında hayati öneme sahip olan deprem düdüğünün sembolik olarak kullanıldığı belirtilerek, “Sesimizi duyan var mı?” çağrısının yapıldığı aktarıldı. Düdüklerin, deprem gerçeğine dikkat çekmek ve önleyici tedbirlerin önemini vurgulamak amacıyla çalındığı ifade edildi.
Parti temsilcileri, “Adalet, liyakat, planlama, denetim, tedbir ve vicdanın bugün enkaz altında olduğu” yönünde değerlendirmelerde bulunurken, karar alıcılara “rantı değil, insanı önceleyen” bir yaklaşım benimsenmesi çağrısı yaptı.
Basın açıklamasının ardından eyleme katılanlar, deprem düdükleri çalarak taleplerini dile getirdi.




